Kategoriler
Köşe Yazısı 04 Mayıs 2026, Pazartesi
AnasayfaYazarlar › Ömer Büyüktimur
Köşe Yazısı Ömer Büyüktimur 30 Nisan 2026, Perşembe

BUGÜNÜN SUSANLARI, O GÜNÜN KONUŞANLARIYDI?

Meclis’in tozlu raflarındaki, tutanaklar!.. Deriz ya, “zaman en büyük tefsirdir” vakıaları ve kişilerin deşifresi için. İşte, hakikat te böyle bir şey.. 6 yıl önce Diyarbakır’ın Ergani ilçesi nüfusuna kayıtlı kızımız Gülistan Doku’nun Dersim’de başına gelenlerle, alakalı kim ne konuşmuş, kimin iddiası neydi tutanaklarına bakıyorum.. Sayfalar birer ayna misali, yüze çarpıyor, kimi siyasilerimiz için..

***

Satır aralarını kazdıkça, kurulan cümlelerin bağlantısını irdeleyince yalnızca geçmişte söylenenleri değil, aynı zamanda bugün susanları da görmek mümkün!.. Öyle ya dut yemiş bülbül misali ketum kesilirler hakikatler karşısında!!.. Doku soruşturmasında gelinen aşama ve süreç tam da böyle bir ayna olarak o gün çok konuşanların yüzüne şamar gibi iniyor!..

***

94 kez Meclis gündemine taşınmış Doku’nunkayboluşu.. 78’i Genel Kurul’da, 16’sı komisyonlarda. Bu, sıradan bir vaka değil denilmiş..Israrla, inatla sorulmuş bu bir cinayet diye? Her seferinde, Katiller korunuyor mu? denmiş. Vali neden soruşturulmuyor? diye sorulmuş. Ama bu sorulara verilen yanıtlar, gerçeği aydınlatmaktan çok, soruyu soranı hedef almayı tercih etmiş. Hem siyasi hem de ideolojik bazlı.. Tutanaklarda öyle bir cümle var ki, insanın zihninde yankısı kolay kolay dinmiyor.

***

O cümlenin sahibi Oya Eronat!.. O gün, Diyarbakır’ı temsilen Meclis’e giden Milletvekillerinden..  Bugün vekil değil.. Ama görünürde… Tutanaktaki ifade şöyle.. Kürsüye çıkıyor ve bu kayboluşu, bu genç kadının akıbetini,  hele ki seçim bölgesi olan Diyarbakırlı birine “her aşk intiharı” diyerek sıradanlaşan bir konuşma yapıyor.. Yetmiyor, “Belki de siz yaptırdınız” diyerek muhalefeti itham ediyor.

***

Tutanak kaydı, aynen şöyle.."Yeter artık. Her aşk intiharını burada mı konuşacağız? Her intihar, her aşk intiharı bu yerin gündemi değildir. Belki de siz yaptırdınız. Dağa götürmüş olabilirsiniz.” 

***

Bu sözler yalnızca bir siyasi refleks değil.. Aynı zamanda bir vicdan söylemi ve sınavıdır. Ve o gün o sınavdan birilerinin geçemediğini, zaman en büyük tefsir noktasında, ifşa ediyor bugün ortaya çıkan hakikatin karşısında!.. Daha çarpıcı olan ise şu.. Bu sözler bugün hâlâ yerli yerinde duruyor…

***

Zaman geçti, dosya kapanmadı, şüpheler dinmedi, aksine büyüdü. O günün sertliğiyle söylenen cümlelerin ardından, aynı sertlikte bir özeleştiri duyulması gerekmez mi, ey vicdan diyerek.. İnsan sormadan edemiyor: Hakikat ağır ağır su yüzüne çıkarken, o gün kurulan cümlelerin ağırlığı hiç mi insani ve vicdani olarak sizde hissiyat uyandırmıyor?

***

Bir tarafta provokasyon denilerek geçiştirilen iddialar… Diğer tarafta yıllardır süren bir arayış. Ve şimdi, bugünün cümleleri… Ne diyor Adalet Bakanı Akın Gürlek.. AK Parti hükümetinin bakanı.. Çıkıyor ve ucu kime giderse gitsin diyor. Bu, sadece bir siyasi beyan değil, aynı zamanda geçmişte kurulmuş tüm cümlelere, olayı kamufle edenlere meydan okumadır.

***

Evet, ucu nereye giderse gitsin demek, artık hiçbir cümlenin arkasına saklanılamayacağı anlamına geliyor.. Tunceli’de bir başsavcı… Bir kadın… Ebru Cansu.. Cesur bir duruşa sahip.. “Adalet yerini bulacak” diyor. Bu cümle, yıllardır bekleyen bir dosyanın değil, gecikmiş bir vicdanın da haykırışını içeriyor..

***

Bugün gelinen noktada mesele yalnızca Gülistan Doku’nun akıbeti değildir. Mesele, o gün kürsüde kurulan cümlelerle bugün verilen sözler arasındaki uçurumdur. Mesele, siyasetin diliyle adaletin dili arasındaki farktır. Ve belki de en kritik soru şudur. Dün intihar deyip geçenler, bugün adalet diyenlerin yanında durabilecek mi? Merak ediyorum, Oya Eronat nerde duruyor?!.. Doku ailesinden bir özür, ya da ziyaret edip sizin yanınızdayız, deme cesaretini gösterebilir mi?

***

GÜNÜN SÖZÜ..

Gerçeklere şal çeken makam gücü, yenilmeye mahkumdur!..

 

Paylaş
Ömer Büyüktimur - Tüm Yazıları →