Köşe Yazısı
Reyhan Alkar Karlıdağ
23 Eylül 2026, Çarşamba
DEM, BÖLMEYE ÇALIŞIRKEN BÖLÜNDÜ MÜ?
Dem partinin çöküş döneminde olduğu artık aşikâr zannedilmesin ki buna barış süreci sebep oldu. Yıllardır Kürt halkı tarafından yutulan ve susulan durumlar konular artık yüksek sesle dillendiriliyor.
Dem partide neler oluyor? Neden bu noktaya gelindi? Kürt seçmen neden rahatsız Dem’li yöneticilerden.
Çok başlılıktan, çok seslilikten. Yıllar önce Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlık sisteminde neden bu kadar ısrarcı olduğunu son 3 yılda daha iyi anlar olduk.
Kafa çok olunca karar alınamıyor, halk yararına yapılacak olanlar gecikiyor. Birden fazla grup söz sahibi olunca işler böyle sarpa sarıyor. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinde ben bizatihi bu gelişmelere şahitlik ettim zamanında.
Bir makama bir müdür atanıyor üç gün sonra görevden alınıyor. (filan grup kabul etmemiş)
Daire başkanı atanıyor Dem içerisinde bazıları kabul etmiyor 10 gün sonra daire başkanı değişiyor. Filanca birime bakacak bir müdür belirleniyor, yazısı çıkacak (başlardan birisi memnun olmuyor ya da uygun görmüyor) evrak sümen altı.
Karşılıklı restleşmeler, olaylar kavgalar, belediye ve Dem, kayyum dönemi işçilerini işten çıkardıktan sonra sıra içeriye geldi. Genel sekreteri hatta Eş başkanı bile yerinden ettiler.
Adı sanı belli olmayanlar ifşa olmazken, filanca Kürt iş insanı neden işimize karışıyor, niye Amedspor’a başkan oluyor diye yaygara çıkardılar Dem’li yönetici bazı gruplar. O Kürt iş insanı yıllarca size hem maddi hem manevi yardım ederken iyiydi. Şimdi birtakım konularda karar almasından neden rahatsızlık duyuyorsunuz.
Yıllarca güya bağımsızlık mücadelesi verip Kürtlerin haklarını savunmaya çalışırken esasen Kürtleri böldüler. Kendilerinden nefret ettirdiler, kepenk kapatmayan esnafı hain ilan ettiler, çok önceki yıllarda örgüte yardım etmiyorsunuz diye nice iş insanının hanını hamamını taşladılar. Birlik olmamakla suçlayıp ötekileştirdiler.
Bugün Kürtler bölündü ise Dem önceden Hdp’in vs. yanlış politikalarının sonucudur.
Sadece halk değil Dem parti yönetici ve üyeleri de bölünmüş, muhafazakarı var, seküleri var, Ermeni Yahudi destekçisi var, Türkiyeli olmayı kabul eden var illa Kürdistan isteyen var parti değil Nuh’un gemisi mübarek. Benim bildiğim aynı fikirde olanlar aynı yolu yürüyebilirler.
Dem partinin meclisteki sandalyelerine kökeni Türk olan onlarca ismi neden oturttular? Kürtlere kıran mı girmişti?
Türk solunun oyu için mi statü, makam, yönetim, Kürtlere değil de Kürtçe dahi bilmeyen Türk siyasetçilere bırakıldı.
Tuncer Bakırhan dedi ya “sokaktan alıp getirip milletvekili yaptıklarımız var” hayır öyle değil. Keşke Kürtlerin yaşadığı sokaklardan kişileri milletvekili yapsaydınız eminim şu ankilerden daha iyi yönetirdi.
Sokaktan alıp getirdikleriniz değil farklı odakların farklı masaların size dayattığı adayları meclise soktuğunuz için bu haldesiniz. Tabi o kişiler sadece cüsselerini meclise getirmediler farklı farklı kültür ve fikirlerini de getirdiler.
Ve tarih boyunca üstümüze basıp yukarıya çıkan Tip ve benzeri birçok parti ya da kişileri saymıyorum bile.
Diyarbakır da Dem partinin 8 tane milletvekili var. Buyurun çıkın Diyarbakır sokaklarında Kürt seçmene sorun kaç tanesini tanıyorlar, tanımayı bırakın isimlerini dahi bilmiyorlar.
Tanıyor musunuz Dem parti il başkanını?
Mesela bu milletvekilleri bizlere bir haftalık programlarını paylaşsalar neredeler, ne yapıyorlar?
Örneğin son gündem barış süreci Kürt halkı, Kürt seçmeni, neler olup bittiğini tam anlamıyla bilmiyor karşı çıkanlar var karşı olmayan fakat soruları olanlar var.
Dem parti yöneticilerinden muhatap bulamıyorlar ki sorsunlar. Eylem, miting, yürüyüş düzenlemekte çok mahir olan Dem yöneticileri halkı aydınlatmak için neden konferans düzenlemiyor.
Neden esnaf esnaf gezip süreç hakkında milleti aydınlatmıyor. Kaale mi almıyorlar?
Nevroz için bütün Kürt şehirlerinden akın akın Diyarbakır’a geliniyor. Nevroz alanında filan gün toplantı düzenleyip kendi kitlenizi çağırıp bilgilendirebilirsiniz. Herkes de katılır.
Dem’lilerin haberi var mıdır bilmiyorum ama Dem’li Kürt seçmen Ak parti milletvekillerinden süreç ile ilgili bilgi alıyor. Çünkü onlar sahada ve halkla iç içe, bundan rahatsızlık duymuyorlar mı Dem’liler.
Dem parti kadın meclisi geçen hafta LGBT destekleyen paylaşımlarda bulundu. Beyaz tülbentli analarımıza İHD’de marjinal gruplarla bir araya getirerek fotoğraf çektirdiler. O kadıncağızlar ne LGBT’nin açılımını biliyor ne de gökkuşağı bayrağının anlamını…
Yıllardır aynı yanlışı yapmakta ısrar ediyorlar, kendi kapılarının önü çöpten pislikten geçilmiyor onlar başkalarının kapısının önünü temizlemeye gidiyorlar.
Onca Kürt genci onca Anadolu çocuğu siz günün sonunda LGBT kendi saflarınıza katın diye mi öldü?
Onca Kürt aydını o işkence tezgahlarından siz bu noktaya gelin diye mi geçti. Kürtlerin bir sloganı vardı KÎNE EM?
Bir Kürt olarak bunu sormaya hakkım var kîne em? _ LGBT destekçisi mi?
Kalıp bir slogan daha vardı JİN JİYAN AZADİ sayelerinde o sloganın da içi boşaldı. ‘Jin Jiyan Jelibon’ diye dalga geçiliyor. Bu arada bu LGBT mevzusuna ebetteki tüm Dem’li yöneticiler onaylıyor değil birçoğu rahatsız ama dedim ya tek seslilik yok ortada.
İşkence tezgahlarında canı çıkan, bedel ödeyen birçok gerçek Kürt yöneticisi ya içerde ya mezarda ya da köşesine çekilmiş, meydanda parmağı kanamayanlara saltanat olmuş.
Yıllarca hükümeti eleştirdiler çalıyorlar diye. “Yürütme sizde” dediler. Şimdi kendileri herhalde yürütmek bizim de hakkımız diye düşünüyorlar.
Koma Amed geçen sene Diyarbakır da konser verdi. Koskoca müzik grubu Koma Amed’in ismi bu yerel yönetimlerin yaptıkları yüzünden Koma Dıza diye anılır oldu.
Ve daha birçok yolsuzluk söylentisi…
Bir kesim diyor ki önderimiz Öcalan diğer kesim diyor ki Demirtaş. Bir kesim dini değerlerine bağlı ama Dem partiye de yıllardan beridir gönül vermiş şaşırmış kalmış.
Bir kitle barış bir an önce gerçekleşsin rahat yüzü görelim kalkınalım derdinde diğer kitle ya faili meçhul ölenlerimizin hesabı ne olacak diyor?
Velhasıl kelam Kürtler fikirsel anlamda bölündü Ey Demliler? Sokağa bir çıksanız aslında görüp duyacaksınız. Tabi içeride de bölünmüşlük çok olduğundan dışarıya sıra gelmiyor. Bu bölünmüşlüğü kim sağladı kimler izin verdi oturup düşünmek icap eder.
Reyhan Alkar Karlıdağ - Önceki Yazıları
-
DİLİNİ DEĞİŞTİRİRSEN
16 Eylül 2026
-
KENT KÜLTÜRÜ DÜN VE BUGÜN
09 Eylül 2026
-
BEN KİMİM?
02 Eylül 2026
-
HIZLANDIRILMIŞ DAVA
26 Ağustos 2026
-
TOPLUM CİDDİYETİNİ KAYBETTİ
19 Ağustos 2026