Bu Şehrin Değerine Sahip Çıkma Zamanıdır
Diyarbakırspor, olağanüstü genel kongre sürecine hazırlanıyor. Ancak bugün gelinen nokta, sadece bir kulübün yönetim krizi değil; yıllardır ihmal edilen, yalnız bırakılan ve kaderine terk edilen bir şehir değerinin yeniden ayağa kaldırılması meselesidir.
Son 2-3 ay içerisinde Diyarbakırspor ile Diyarbekirspor arasında yaşanan birleşme, sportif yer değişikliği ve yeniden yapılanma süreci maalesef beklenen sonucu vermedi. Büyük umutlarla başlayan bu süreç, iki kulübe de zarar veren, zaman kaybettiren ve taraftarın beklentilerini karşılamayan bir tablo ortaya çıkardı.
Bu süreçte en büyük yarayı alan kulüp ise Diyarbakırspor oldu. Şehrin yıllardır hafızasında yer etmiş, geçmişiyle, adıyla ve temsil ettiği değerlerle ayrı bir yere sahip olan Diyarbakırspor, ciddi bir belirsizliğin içine sürüklendi.
Başkan Murat Şenyiğit’in ailevi sebepler nedeniyle yönetimiyle birlikte istifa etmesiyle kulüp yönetimsiz kaldı. Şimdi önümüzde yeni bir olağanüstü kongre süreci var. Bu kongre artık bir formalite değil, Diyarbakırspor’un geleceğini belirleyecek tarihi bir dönüm noktasıdır.
Yeni oluşacak yönetimin güçlü, kararlı ve vizyon sahibi olması gerekiyor. Hedef sadece bir lig mücadelesi vermek değil; Diyarbakırspor’u yeniden hak ettiği sportif başarılarla buluşturmak olmalıdır.
Ancak bunun için zaman çok değerli. Liglerin başlamasına kısa bir süre kala kaybedilen her gün Diyarbakırspor’un aleyhine işlemektedir. Geç kalınmış olabilir ama artık kaybedilecek tek bir dakika bile yoktur. Yeni yönetim, kalan kısa süreyi en doğru şekilde değerlendirmeli, transferden kurumsallaşmaya kadar tüm adımları hızlı ve doğru atmalıdır.
Bu süreçte herkes elini taşın altına koymalıdır. Çünkü Diyarbakırspor sadece bir futbol kulübü değildir. Diyarbakırspor, bu şehrin adı, hafızası, geçmişi ve ortak değeridir.
Başka Diyarbakırspor yoktur.
Yıllardır konuşulan ancak bir türlü hayata geçirilemeyen 100 dönümlük arazi konusu da artık yeniden gündeme alınmalıdır. Yeni yönetim; Spor Toto Teşkilatı, Valilik ve Gençlik Spor kurumlarıyla gerekli görüşmeleri yaparak bu alana bir çim saha ve tesis kazandırmak için harekete geçmelidir.
Çünkü bu konuda çok fazla zaman kaybedildi. Tam 30 yıldır duran bir arazi, Diyarbakırspor’un geleceği için değerlendirilmek yerine atıl durumda bırakıldı. Ne yazık ki geçmiş dönemlerde bazı kişiler bu alanı kulübün gelişimi için değil, farklı hesaplarla değerlendirme anlayışı içerisine girdi. Bu yaklaşım Diyarbakırspor’un bugün yaşadığı sıkıntıların temel nedenlerinden biri olmuştur.
Bir kulübün güçlü olması için sadece sahada mücadele etmesi yetmez. Tesis gerekir, altyapı gerekir, kurumsal yapı gerekir, şehir desteği gerekir.
Bugün acı olan gerçek şudur: Diyarbakırspor’a uzanan yardım elleri, açılması gereken kapılar büyük ölçüde kapanmış durumdadır. Mülki amirlerin, yerel yöneticilerin ve şehrin önemli kurumlarının Diyarbakırspor’dan uzak durması kabul edilebilir bir durum değildir.
Neredeyse "kapıya kilit vurun, gidin" noktasına gelen bu tablo, Diyarbakır gibi büyük bir şehre yakışmamaktadır.
Eğer bugün hâlâ bir avuç memleket sevdalısı Diyarbakırspor’un yanında duruyorsa, bu onların büyük fedakârlığı sayesindedir. Ancak bir şehrin takımını sadece birkaç kişinin omuzlarında taşımaya çalışması sürdürülebilir değildir.
Her hafta yazıyoruz, her hafta dile getiriyoruz:
Diyarbakırspor, bu şehrin babadan, atadan, dededen kalan en önemli spor miraslarından biridir. Hiç kimse bu gerçeği değiştiremez, yok sayamaz.
Kendi şehrinde kendi adıyla mücadele eden bir takımın bu kadar yalnız bırakılması, dünyanın hiçbir yerinde görülmeyecek bir vefasızlıktır.
Diyarbakırspor siyasetin değil, Diyarbakır halkının takımıdır. Bu kulüp bir grubun, bir kişinin veya bir dönemin değil; bütün Diyarbakırlıların ortak değeridir.
Artık herkes üzerine düşeni yapmalıdır. Yerel yöneticiler, iş insanları, kurumlar ve taraftarlar bu değere sahip çıkmalıdır.
Çünkü Diyarbakırspor ayağa kalkarsa sadece bir futbol takımı değil, bir şehrin gururu yeniden ayağa kalkacaktır.
Gün, eleştirme günü değil; sahip çıkma günüdür.
Diyarbakırspor için, Diyarbakır’ın geleceği için herkes sorumluluk almalıdır.

Yorumlar