AK PARTİ’DE SÜMER DÖNEMİ! (Asıl Değişmesi Gereken Ne?)

AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığına Hamit Sümer atandı. Öncelikle hayırlı olsun. Sümer, siyasete yabancı bir isim değil. Merhum Devlet eski Bakanı Salih Sümer'in oğlu. Babasının yıllarca bakanlık ve milletvekilliği yaptığı Diyarbakır siyasetinin içinde büyüdü. Ankara'yı da Diyarbakır'ı da yakından tanıyor. AK Parti Diyarbakır Milletvekili Sena Kepolu Ataman ve eski Bakan Mehdi Eker ile yakınlığı da biliniyor.

***

Bunların tamamı önemli avantajlar. Ancak Diyarbakır'da AK Parti İl Başkanlığı koltuğuna oturmak, siyasi geçmişten çok daha fazlasını gerektiriyor. Belki de Türkiye'nin en zor il başkanlıklarından biridir Diyarbakır İl Başkanlığı görevi.

***

Çünkü bu makamın kaderi yıllardır değişmiyor. Gelen, bir süre sonra gidiyor. Kimi görevden alınıyor, kimi teşkilat içi hesaplaşmaların arasında kalıyor, kimi de milletvekilleriyle yaşanan güç mücadelesinin gölgesinde etkisizleşiyor. İsimler değişiyor ama sonuç değişmiyor. Her değişim yeni umutlar doğururken, aynı zamanda yeni kırgınlıklar da üretiyor.

***

Siyasette en büyük yorgunluk seçim kaybetmekten değil, aynı hataları tekrar etmektendir. AK Parti'nin yaklaşık çeyrek asırlık iktidarına rağmen Diyarbakır teşkilatının kalıcı bir istikrar üretememesi, yıllardır dikkat çeken bir gerçek olarak sorgulanmıştır, sorgulanıyor!. Rakamlar da bunu doğruluyor.

***

Şöyle ki.. Partinin kuruluşundan bu yana görev yapan il başkanı sayısı iki elin parmak sayısını katlamış durumda. Ortalama görev süresi ise neredeyse bir buçuk yıl. Daha da dikkat çekici olanı, bu değişimlerin büyük bölümünün doğal kongre süreçleriyle değil, gerilim havasını soluyan negatif şekilde görevden almalarla gerçekleşmiş olması.

***

Görevden alınan il başkanları... Feshedilen yönetimler... Yeniden kurulan ilçe teşkilatları... Kısa süre sonra yeniden dağılan kadrolar... Her defasında sıfırlanan bir teşkilat hafızası olsa da değişen sadece İl Başkanı koltuğunda oturan, kişi olmuştur.  Oysa sürekli değişen kadrolar güçlü bir teşkilat değil, sürekli yeniden başlayan bir hikâye üretir.

***

Son tablo da farklı olmadı. Ömer İler görevden alındı. Gelişi de olaylı oldu, gidişi de. Görevden alınış sürecine ilişkin kulislerde bugün hâlâ farklı negatif yönlü, değerlendirmeler yapılıyor. Kimine göre akçeli, kimine göre, hizipçi!..  İl yönetimi de feshedildi. Oysa görev süresi boyunca ilçelerde yeni yapılanmalar oluşturulmuş, birçok isim değiştirilmişti.

***

Bugün yine aynı başlıklar konuşuluyor. Gruplaşmalar... Adamcılık... Milletvekilleri ile teşkilatlar arasındaki güç mücadelesi... Ankara'ya taşınan listeler... Bozulan dengeler... Siyasette artık kişilerden çok sistem tartışılıyorsa, sorun yalnızca bireylerde değil, yapının kendisindedir.

***

İşte Hamit Sümer tam da böyle bir atmosferde göreve geldi. Atamasının ardından birçok telefon ve mesaj aldım. Kimisi umutlu... Kimisi temkinli... Kimisi ise açıkça endişeli... Tabi eleştiri getiren de var! Fakat herkesin ortak sorusu aynıydı: "Bu başkan ne kadar görevde kalacak?"

***

Aslında bu soru bile Diyarbakır teşkilatının ruh hâlini anlatmaya yetiyor. Mesele artık il başkanının kim olduğu değil, yıllardır tekrar eden bu döngünün kırılıp kırılamayacağıdır.

***

Sümer'le de görüştüm. Adaylık sürecinde en dikkat çeken yönü sessiz ve mütevazi duruşuydu. Gösterişli açıklamalar yapmak yerine, "Bu partinin ruhuyla büyüyen biriyiz." dedi. "Bu süreçte herkesin bir şansı olmalı." sözü ise belki de verdiği en önemli mesajdı.

***

Ardından şu ifadeleri kullandı: "Mezopotamya'nın kalbi, medeniyetlerin beşiği, kardeşliğin ve kadim kültürün şehri Diyarbakır'ımızın hizmetkârıyız. Şehrimizi her alanda daha ileriye taşımaya; birlik ve beraberlik içinde, azimle ve kararlılıkla durmadan çalışacağız. Kadim mirasımıza sahip çıkarak Diyarbakır'ımızın yarınlarını hep birlikte inşa edeceğiz."

***

AK Parti'nin Diyarbakır'da bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey yeni bir kavga değil; ortak akıl, istişare ve birlik duygusudur.  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elliyi aşkın aday arasından Hamit Sümer'i tercih etmesi kuşkusuz önemli bir siyasi mesaj taşıyor.

***

Sümer için asıl sınav şimdi başlıyor. Önünde oluşturacağı yeni il yönetimi var. İlçe teşkilatlarının yeniden şekillenmesi var. Kongre süreci var. Kırgın isimleri yeniden kazanma sorumluluğu var. Ve en önemlisi... Yıllardır oy kaybı yaşayan, tabanında çözülme konuşulan AK Parti Diyarbakır teşkilatını yeniden ayağa kaldırma görevi var.

***

Gerçek şu ki, sorunlar yumağı yalnızca il başkanlarını değiştirmekle çözülecek kadar basit değil. Asıl soru şudur: Diyarbakır'da il başkanları mı başarısız oluyor, yoksa onları başarısızlığa sürükleyen siyasi iklim hiç değişmiyor mu?

Eğer cevap ikincisiyse, Hamit Sümer'in en büyük mücadelesi muhalefetle değil, kendi partisinde yıllardır değişmeyen siyasi alışkanlıklarla olacaktır. Çünkü bazen değişmesi gereken isimler değil, anlayışlardır.

***

AK Parti'nin Diyarbakır'daki gerçek sınavı da tam burada başlıyor. Başarılırsa kazanan yalnızca Hamit Sümer olmayacak? AK Parti Diyarbakır teşkilatı yeniden nefes alacak. Başarılamazsa... Bugün başlayan hikâye de önceki il başkanlarının yarım kalan hikâyeleri arasındaki yerini alacak.

***

GÜNÜN SÖZÜ

Kurumları ayakta tutan, sık değişen isimler değil; değişmeyen ilkeler ve ortak akıldır.

 


Yorumlar

Yorum Yap