ALTI YILDIR AYNI SORU: GÜLİSTAN DOKU NEREDE?

5 Ocak 2020’de Tunceli’den gelen Gülistan kayıp haberi, bir ailenin hayatını geri dönülmez biçimde değiştirdi. Aradan tam altı yıl geçti. Ancak değişmeyen tek soru var. O da; Gülistan Doku nerede?

21 yaşındaki üniversite öğrencisi Gülistan’ın kaybolmasının üzerinden geçen yıllar boyunca annesi, kardeşleri ve sevenleri aynı cevabı bekledi:

“Bu kıza ne oldu?”

Bir annenin evladına kavuşma umudu, bir ailenin gerçeği öğrenme mücadelesi ve toplumun adalet beklentisi hiç sona ermedi.

***

İnanın Doku ile ilgili kaç yazım olduğunu ben bile bilmiyorum. Onlarca diyebilirim. Ve hep şu sorgulamayı yaptım. Birileri, birilerinin nam-ı hesabına, bu olayın üstünü örtüyor, “faili meçhuller” hanesine terk etmek istiyor.

***

Ve hep şunu ifade ettim. Gülistan bir kayıp vakıası değil. Nitekim de öyle çıktı. Bir insanın hayatından endişe edildiği andan itibaren devletin, kurumların ve toplumun nasıl bir sınav verdiğini gösteren tarihsel bir kimlik içeriyor artık. Çünkü bir insanın akıbeti belirsiz kaldığında tüm ihtimallerin eksiksiz, tarafsız ve kararlı biçimde nasılda araştırılmadığı gerçeğinin maskesini düşürdü!

***

Dönemin Tunceli Valisi, vali ailesi ve çevresindeki bazı isimlerle ilgili kamuoyuna yansıyan iddialar. Hali hazırdaki tutuklananlar..  Ve dün Doku davasında ikinci perde. Valinin eşi, üç doktor, hemşire, koruma polisi, bazı doktorlar, iş insanları ve köy korucuları..

Bunların ekseninde gelişen ve gündem alan sorular,  aslında dosyanın neden yıllardır takip edilmediği gerçeğini ortaya koyuyor..

Demem o ki; gerçeğe ulaşma iradesi herkes için eşit ve adil olunmalı!.

***

“HAYALLERİ VE HEDEFLERİ VARDI”

Gülistan Doku’nun sınıf arkadaşlarının ifadeleri de dosyanın önemli parçalarından biri oldu.

Sınıf arkadaşı G.İ’nin SEGBİS aracılığıyla Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadede, Gülistan’ın kişiliğine ve yaşamına dair anlattıkları dikkat çekti.

Gülistan’ın siyasetle ilgisinin olmadığını, eğitimine önem verdiğini ve boş zamanlarında çalıştığını belirten G.İ, genç kadının hayalleri ve hedefleri olan biri olduğunu ifade etti.

“Asla intihar edecek bir kız değildi” şeklindeki değerlendirmesi, dosyanın en çok tartışılan noktalarından biri olan kaybolma biçimine ilişkin önemli bir ayrıntı olarak kayıtlara geçti.

Gülistan’ın kaybolmadan önceki süreçte özel hayatında bazı sorunlar yaşadığına yönelik ifadeler de soruşturmanın gündeminde yer aldı.

Tüm bu gelişmeler, dosyanın bütün yönleriyle aydınlatılması beklentisini daha da artırdı.

***

BEKLEYİŞ ALTI YILDIR SÜRÜYOR

Gülistan Doku dosyasının toplumda oluşturduğu en büyük beklenti değişmedi:

Gerçeğin ortaya çıkarılması…

Benzer şekilde Van’da kaybolan Rojin Kabaiş ve diğer kayıp vakalarında da ailelerin beklentisi aynı oldu:

Önyargısız, etkin, şeffaf ve tüm ihtimalleri değerlendiren soruşturmalar…

Son dönemde üniversite yönetimi ve rektörlük makamına ilişkin tartışmaların ortaya çıkması, bu tür dosyalarda yalnızca olayın değil; sürecin nasıl yürütüldüğü de sorgulanıyor. Aynı şekilde Sena Düzgün ve daha nice kayıp vakası.

***

Kaybolan her insanın ardından geçen her gün, yalnızca ailesi için değil; devlet kurumları için de bir sorumluluk sınavıdır.

Bir annenin bekleyişi, bir babanın sessizliği, bir kardeşin umudu arasında hiçbir fark olmamalıdır.

Hukuk yalnızca sonuçlanmış dosyalarda değil; cevabı henüz bulunamamış dosyalarda da kendisini göstermelidir.

***

Altı yıl sonra Gülistan Doku dosyasının önünde hâlâ aynı soru duruyor:

Gülistan’a ne oldu?

Bu sorunun cevabı bulunmadan ne bir ailenin acısı dinecek ne de toplumun vicdanındaki yara kapanacak.

Gerçeğin ortaya çıkarılması yalnızca Doku ailesinin değil; adalete inanan herkesin beklentisidir.

Çünkü bir devletin büyüklüğü, güçlülerin ne kadar korunabildiğiyle değil; hukukun herkes için aynı şekilde işletilip işletilmediğiyle ölçülür.

***

GÜNÜN SÖZÜ

Adalet, yalnızca verilen kararlarla değil; cevapsız kalan soruların peşinden kararlılıkla gidildiğinde anlam kazanır.

 

 


Yorumlar

Yorum Yap