ASM, ECZANE VE REÇETE!..
Geçtiğimiz hafta, sanırım cuma günüydü!.. Telefonum çaldı.. Arayan sağlıkta üst düzey görev yapmış emekli bir zat idi!. Aramızda eskiye dayalı bir hukuk olduğu için, hasbi hali koyu şekilde yaptık.. Hal, hatır, eskilerden söz ederken, başladı, son yazılarıma dair Sağlık’taki çarkı anlatmaya..
***
Dudak uçuklatan tespit ve mevzulardan söz etti.. Dinlerken irkilerek, notlar aldım.. Meğer ki, Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğüne dair yazdıklarımız, buzdağının görünen yüzünün sadece yüzde onu bile değil.. İşte bu görünenin yüzde onunu bile içermeyen yüz, insanın kanını donduruyor.. Vahimin de ötesinde, korkunç.. İnsan hayatı bu kadar mı, çıkar çarkına alet edilir.. Ya da, üzerinden hesap yapılabiliyor..
***
Şehirdeki Aile Sağlık Merkezleri. Milyonlarca lira harcanarak yenileri inşa ediliyor. Ama kapıları kilitli vaziyette. Hizmet yok.. Terk edilmiş, otlaklık gibi. Neden?. Çünkü eczanelerle kurulan ilişki ağı, reçete üzerinden korkunç kazanç buna izin vermiyor. Emekli yetkili olayı net bir cümleyle, bana şu şekilde özetledi!.. Dedi ki;
***
“Eczacı, ASM’nin kirasını mülk sahibine ödüyorsa bil ki, rant var… Kendi eczane cirosunu artırma nam-ı hesabınadır..” Ekledi, İl Sağlık Müdürlüğü ise aynı kirayı cari harcamalar kaleminden biz ödüyoruz’ diye kağıt üzerinde gösterir. Bu durumda para birilerinin cebine akmaz mı?.
***
Vay da vay!.. Çift taraflı bir soygun düzeni değil de ne?.. Eczacı kirayı ödeyerek ASM’yi kendisine bağımlı kılıyor, reçeteler oradan akıyor, ciro patlıyor. Bürokratik makam da kira ödüyormuş gibi göstererek rantın nemasını kendine göre paylaşmaya çalışıyor?.
***
Bu çark burada bitiyor mu?.. Yok.. Bu çarkın satır aralarında çok daha karanlık bir simsarlık dönüyor.. O da, ilaç simsarlığı. Reçetelerin ve tüketilen ilaçların listesine şöyle bir bakmak bile, hangi ilaçların neden bu kadar fazla reçetelere yansıdığı, bir şeyleri anlatır!.
***
Hangi firmaların cirolarının neden şiştiğini burada görmek mümkün!.. ASM’lerin adeta eczanelerin reçete üretim bandı olarak faaliyet gösterdiğini burada, çıplak gözle görmek mümkün!.. Yeter ki, tavizsiz sorgulayıcı bir operasyonel faaliyete meyil edilsin... Bu rant mekanizması sadece Diyarbakır’a özgü dönmüyor? Türkiye’nin kronikleşmiş, kangrenleşmiş çarkı!… Her ilde aynı mekanizma işliyor.
***
Sağlık Bakanlığı artık bina altlarında ASM olmayacak diye uyarı üstüne uyarı yayınlıyor. Peki buna uyan var mı.. Kim takar?…Rant o kadar büyük ki, ne talimat ne yasa durdurabiliyor. Evet, bunları o emekli yetkilinin ağzından alıyorum.. Tabi bir de, benim önceki yazılarımdan bir örnek getirerek, aktırıyor.. Yazdınız siz!..
***
Bağlar’da İl Sağlık Müdürlüğü bedelinden çok misliyle satın alınan bina altında dükkan, ASM’ye çevrildi. Bağımsız, yeşil alanlı, parklı bir bölgede ASM açılsa yanı başında eczane olmaz, reçete akışı kesilir. Ama bina altında olunca, bir dükkan ötesinde, hemen dibinde eczane açılır.. İşin sırrı bu kadar basit ve iğrenç.
***
Ekliyor.. Ve diyor ki, bu düzen yetmezmiş gibi, zincirin bir halkası da özel hastanelere sevk üzerinden dönüyor. ASM’deki hekim, hastayı gerekli tetkik için ya da daha ileri tedavi için özel hastaneye yönlendirmeyi özel tavsiyeyle öneriyor!!!
***
Eee, orada da bıçak parası devreye giriyor.. Doktor dostumuz tanıyorum, biliyorum, gidin görün.. Ameliyat, müdahale için ekstra ödemeler, cepten harcamalar... Böylece rant zinciri özel sektörde de kendisine pay çıkararak, çarkı döndürüyor..
***
Devlet hastanelerindeki uzun kuyruklar, özel hastanelere yönlendirmelerle şişiriliyor. Hasta hem zaman kaybediyor hem de cebinden para ödüyor. Eczacılar Odası, İl Sağlık Müdürlüğü, Devletin ilgili birimleri, hepsi biliyor!. Ama göz yumuyor.
***
Rant devasa, insan sağlığı ise ikinci planda. Sağlık, bilim ve hizmet olmaktan çıkmış.. Reçete, ilaç simsarlığı, bina altı rantı ve özel hastane sevkleriyle beslenen, vurgunlar mekanizmasına dönüşmüş. ASM’ler eczanelerin uzantısı haline getirilmiş.
***
Yazdım, 32 milyon lira harcanarak, yapılan ASM’nin hal-i hazırda kapıları kilitli!.? Bu çarkı kırmak, sadece Diyarbakır’ın değil, bütün Türkiye’nin meselesidir. Yeter ki, bu buz dağının yüzde onuna mercek tutulsun!,
***
Evet, ya bu kangreni kesip atacağız ya da sağlık diye diye milletin cebinden, sağlığından, hatta canından çalınmaya devam eden mekanizmaya bol kazançlar(!) demeye devam edeceğiz. Tercih bizi yöneten siyasilerin, bürokratların, ama ben sessiz kalmam!..
***
GÜNÜN SÖZÜ…
Vahşilik odur ki, insan sağlığı üzerinde rant çarkı devşiren şebekelere rıza göstermektir!
Yorumlar