DAHA KAÇ ROJİN, GÜLİSTAN VE NUR SENA GİDECEK?!

Ne hazin ki, üniversite kampüslerinden yükselen çığlıkları pek duyan yok!.. Sessizlik hakim.. Cevap aranan yüzlerce soru.. İkmale gelen vakıalarla vücut bulan ama kapanmayan onlarca dosya!.. Ve geride, evlatlarının akıbetini öğrenmeye çalışan gözü yaşlı aileler!

***

Van'da şüpheli şekilde yaşamını yitiren, ama ben öldürüldüğüne inandığım, üniversite öğrencisi Diyarbakırlı Rojin Kabaiş'in vakıasında, ciddi ve vahim, bir o kadar da ağır iddialar var.. Gerek idari, gerek adli ve gerekse de kolluk, noktasında!.. Gizemli bir el, hadisenin üzerini örtüyor?!

***

Bölge illerindeki Üniversitelerle ilgili İstanbul Milletvekili, hemşehrimiz M. Salim Ensarioğlu çarpıcı iddialarda bulunmuştu.. Sözleri çarptırıldıysa da ispatlarım var diyerek, yıllardır üniversitelerde süregelen karanlık yapıların her daim varlık gösterdiğinden söz etti. Çöken karabulutta, kamu görevlileri var dedi.. Ensarioğlu'nun anlattıklarıyla, derim ki mesele birkaç kişinin suçu değildir.

***

Mesele, gençlerin hayatlarını karartan organize bir yapının, keyfiyetin ve de sorumsuzluğun varlığıdır. Mesele, üniversite sıralarındaki çocuklarımızdır. Mesele, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun yoksul evlerinden çıkıp, binbir güçlükle, büyük umutla eğitim almaya giden gençlerdir. Genç kızlarımızdır!..

***

Daha önce de yazdım.. Bugün konuşulanlar, yazılanlar, çizilenler, yorumlanan ve atılan çığlıklar sadece Rojin Kabaiş'in hikâyesiyle sınırlı değil.. Toplumun ve bizlerin hafızasında hâlâ cevap bekleyen başka isimler de vardır. Ki en çok sessiz çığlığın sahibi 22 yaşındaki Erganili Gülistan Doku'dur.

***

Doku, bir sabah ortadan kayboldu. Aradan yıllar, yılları kovalayarak geçti.. Ki bugün 6 yıl oldu.. Aramalar yapıldı. Soruşturmalar yürütüldü.  Ancak ailesinin yüreğindeki soru, toplumun benliğinde cevap aranan hâlâ aynı istikamette seyrediyor.. Gülistanımıza ne oldu?!

***

Dönemin Valisi, oğlu, Hastane Başhekimi, bilmem kim ve kimler, polis, asker!.. Olay koordineli bir cinayet..  Ki yeni yeni deliller, soruşturmalar var?. İşte dün Erzurum’dan gelen haber, Tunceli’deki zırhlı araçlar da incelenecek.. Ama, nasıl ve ne şekilde, Gülistan’a ne oldu sorusuna gelirsek hala yanıtsız!.. Seyir neyi gösterir, bilmem..  Onu zamana bırakıyoruz!?.

***

Diğer bir acı olay.. Dicle Üniversitesi öğrencisi Nur Sena Düzgün'ün ölümü!.. Sena, geride bıraktığı not nedeniyle, vicdanları sorgulattı.. Ama yaşamına son vermesiyle sonuçlanan trajik ölümü, üniversitelerdeki güç ilişkilerini, gençlerin maruz kaldığı baskıları ve korunmasızlığını ifşa etti…

***

Evet.. Olayların her biri farklı dosyaları içermektedir.. Her birinin kendi mecrasında hukuki süreci söz konusu.. Ancak hepsinin ortak bir noktası bulunuyor.. O da, aileler kadar toplum vicdanını yaralayan ikmale gelen düzine sorular.. Ve bu soruların ekseninde giderek büyüyen bir güvensizlik!…

***

Hiç kuşkusuz ki, anne ve babalar çocuklarını üniversiteye gönderirken diplomadan önce güvenlik bekler. Eğitimden önce huzur bekler. Bilim yuvası olması gereken kampüslerde korkunun, baskının, istismarın ya da şüpheli ölümlerin konuşulması başlı başına ülke ve millet, devlet açısından fecaat bir utançtır..

***

Ensarioğlu'nun ortaya gerçek sıradan siyasi polemik olarak, görülmemeli ve geçiştirilemez. Söyleşideki ifadeleri, bir haykırıştı.. Ki Ensarioğlu’nu yakından bilen, tanıyan, siyasi arenada yarım asra merdiven dayamış biri olarak, laf olsun diye konuştuğunu ve haykırdığını sanmıyorum!…

***

O nedenle soruyorum.. Hiç kimsenin makamı, üniforması, ünvanı veya siyasi kimliği gerçeğin üzerini örtmeye yetmemelidir.Şunu da görelim artık.. Rojin Kabaiş'in ardından yükselen feryat neden bu kadar çok insanın yüreğinde karşılık buluyor biliyor musunuz?

Çünkü toplum artık münferit olaylara inanmıyor.

Çünkü her yeni dosya, kapanmamış eski yaraları hatırlatıyor.

Çünkü Gülistan Doku'nun adı hâlâ hafızalarda.

Çünkü Nur Sena Düzgün'ün ardından ortaya çıkan tartışmalar hâlâ zihinlerde.

***

Velhasıl.. Bir Rojin gitti... Bir Gülistan kayboldu... Bir Nur Sena hayatının baharında toprağa düştü... Peki bu ülke daha kaç gencini kaybettikten sonra bütün gerçeklerle yüzleşeceğiz!? Buna dair bir yanıt var mı?.. Maalesef!..

***

GÜNÜN SÖZÜ

Gerçekler karanlıkta kalabilir; ama adaletin arayışı asla kaybolmaz.

***

HAYIRLI CUMALAR

 


Yorumlar

Yorum Yap