OKUL KANTİNLERİ!…

Biliyorum, salt Diyarbakır’ı ilgilendiren bir mevzu değil, kantinler!.. Ama ben, Diyarbakır’ın özelinden, hadiseye projektör tutarak mevzuyu, kısmi noktada dile getirmek istiyorum… Okul kantinleriyle ilgili gelen şikayetler artık, mızrak çuvala sığmaz kabilinde, gelişiyor!  Duyum olmaktan çıkmış fecaat bir hali- durum var!…

***

Velilerin ortak kaygısına dönüşmüş!… Üstelik mesele yalnızca kent merkeziyle sınırlı değil… İlçeler de var.. Bismil’den, Ergani’den, Silvan’dan yükselen sesler de aynı noktada çığlık misali birleşiyor.. “Ey ilgili ve yetkili zevat. Çocuklarımızın sağlığı umurunuzda değil mi?” Demek değil ki, bu çığlık yüksek volümle çıkıyor.

***

Hiç kuşkusuz ki, çocuğunu okula gönderen her veli, onun eğitim aldığı yere güvenmek ister.. Eğitiminden, okuldaki yaşamından, yediğinden, içtiğinden, aldığı nefes dahil olmak üzere, evladım güvende diye eli yüreğinde ister ve sorar?!.. Ama bugün ne yazık ki, veliler okul kapısından içeri giren çocuğunun ne yediğini, ne içtiğini, nasıl bir ortamda nefes aldığını diken üstünde misali!

***

Endişe içerisinde, kafasında cevap bekleyen yüzlerce soruyla yaşıyor.  Konuşulanlar, yazılanlar, gazete sütunlarından okudukları, ortaya atılan iddialar hafife alınacak gibi değil.. Özellikle kantinlerde satılan ürünlerin büyük bölümünün ucuz olsun da nasıl olursa olsun anlayışıyla temin edildiği yönündeki görünürler sağlık riski ve alarmı veriyor.. Yüksek sesle artık dillendirilen bir mesele bu!.

***

Benim en çok okul kantinleriyle ilgili aldığım şikayetler, bu minvalde tüketilen gıdalara dair Velilerin endişeleri?!.. Dönerler mi dersiniz, tostlar mı, poğaçalar mı?.. İçeriği belirsiz içecekler mi, merdiven altı diye tabir edilen kekler mi, çikolatalar mı? Ve, son kullanma tarihi tartışmalı ürünlerden mi?… Ne yenilen, ne satılan bilinmiyor?!

***

Üstelik tüm bunlar olurken, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayımladığı genelgeler, sağlıklı beslenme kriterleri ve denetim kararları orta yerde duruyor!. Kağıt üzerinde her şey çok güzel. Ama sahaya bakıldığında tablo bambaşka bir hakikati haykırıyor! Peki denetim nerede? Asıl soru da zaten bu denetim..!

***

Kantin işletmecileri mi sorumlu? Okul idareleri mi? Okul aile birlikleri mi? Yoksa herkes birbirine bakarken olan çocukların sağlığınaoluyor?.. Velilerin anlattığına göre birçok okulda bırakın sıkı denetimi, göz göre göre sürdürülen bir görmezden gelme hali var. Dahası, bazı iddialar çok daha vahim…

***

Kimi kantinlerde, genelleme yapmak istemiyorum.. Ama konuşulduğu için ifade ediyorum.. İşletmeci-okul idaresi arasında menfaat ilişkileri nedeniyle bu sağlıksız düzenin devamına ses çıkarılmadığı.. Onun için burada kimse çıkıp da üç beş ürün satılıyor diyerek meseleyi küçümsememeli. Bu mesele doğrudan çocukların sağlıklı ortamda, sağlıklı beslenme meselesidir.

***

Bugün okul kantininde satılan kalitesiz bir ürün, yarın bir çocuğun sağlığını tehdit ettiğinde bunun hesabını kim verecek?
Öğrencinin, öğrencilerin zehirlenmesi mi beklenecek? Ki bir çok kez yaşandı.. İlla ki, velilerin yüksek dozajlı sert tepkisi mi gerekli!!?

***

Üstelik ekonomik kriz bahanesi de artık ikna edici değil. Ucuz ürün satmak başka şeydir, sağlıksız ve denetimsiz ürün satmak başka… Veliler haklı olarak soruyor? “Çocuklarımız okulda eğitim mi görüyor, sağlık riskiyle mi karşı karşıya bırakılıyor?” Diyarbakır’da artık bu konu geçiştirilecek bir mesele olmaktan çıktı.

***

İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün, ilçe müdürlüklerinin ve ilgili tüm kurumların kapsamlı, şeffaf ve sürekli denetim yapması gerekiyor. Bir günlüğüne yapılan göstermelik kontrollerle değil… Gerçek ve caydırıcı uygulamalarla, süreklilik kazanılarak sonuç alınabilir… Okul kantinleri sadece ticaret yapılan yerler olarak görülmemeli, çocukların emanet edildiği alanlardır. Nokta!..

***

GÜNÜN SÖZÜ..

Okuduğundan daha çok yediğin seni sağlıklı-sağlıksız kılar!..

 


Yorumlar

Yorum Yap