YENİ PARTİ Mİ, ESKİ YÜKLERE YENİ AMBALAJ MI?
Sevgili okurlar... Kimi zaman siyasetin seyrinde isimler değişir. Tabelalar yenilenir, logolar farklılaşır, sloganlar değişir. Ancak siyasi hareketlerin asıl kimliğini belirleyen; kullandıkları isimler değil, taşıdıkları siyasi miras ve geçmişleriyle kurdukları ilişkilerle üstlendikleri misyondur! Çünkü siyaset, hafızası güçlü bir alandır. Dün yaşananlar, bugünün en ağır yükü olabildiği gibi yarının da en belirleyici referansıdır.
***
Bugün Yeni Parti adıyla siyaset sahnesine çıkan oluşuma da, kısmi olarak bu pencereden bakmak gerektiğini düşünüyorum. Denir ya siyasi temkin! Gerçekten yeni bir başlangıcın temsilcisi mi? Yoksa CHP'nin son yıllarda biriktirdiği tartışmaların yeni bir ambalajla seçmenin karşısına çıkarılmasından mı ibarettir? Bana göre cevap bekleyen asıl soru budur.
***
Ahalinin hafızasında CHP'nin son dönemi hâlâ bütün sıcaklığıyla duruyor. Türkiye neredeyse her sabah yeni bir adli ya da siyasi gelişmeyle uyanıyor. Bir dosya kapanmadan diğeri açılıyor; adeta devrilen her domino taşı, ardındaki yeni tartışmayı da harekete geçiriyor. Böylesine yoğun bir gündemin, toplum hafızasından kısa sürede silinmesini beklemek hiç de gerçekçi değildir.
***
Belediyelere yönelik yolsuzluk, rüşvet, usulsüzlük, ihale süreçleri ve örgütlü yapı iddiaları kapsamında yürütülen soruşturmalar... Bu süreçte yaşanan gözaltılar, tutuklamalar, adli kontrol kararları, görevden almalar, yerlerine yapılan görevlendirmeler ve kayyım uygulamaları...
***
Bunların tamamı kamuoyunun gözü önünde gerçekleşti, gerçekleşiyor!. Bir bölümü hâlen yargı mercilerinin önünde bulunurken, aynı zamanda Türkiye siyasetinin de en hararetli tartışma başlıklarından birini teşkil ediyor. Diğer taraftan CHP kurultayına ilişkin şaibe tartışmaları da, gündemin sıcak başlığı!
***
Delegelerin iradesinin çeşitli vaatler ve pazarlıklarla yönlendirildiği, meyhanelerde ve pavyonlarda kurulan masalarda çeteleler tutulduğu yönündeki yargıya taşınan, ifade tutanakları. Ardından açılan mutlak butlan davası ise CHP'nin yüz yılı aşan tarihinde benzeri görülmemiş bir kapı aralama!.
***
Hukuki süreçlerle birlikte derinleşen siyasi gerilim, parti içindeki hizipleşmeyi de mızrak çuvala sığmaz dedirtti. Partiden kopuşları hızlandırdı. Nihayetinde Özgür Özel'in, CHP'den 91 milletvekiliyle birlikte ayrılarak Yeni Parti adıyla kendilerine özgü ifadeyle yeni bir siyasi hareket başlatması, kopuşun açık göstergesi!.
***
Bugün seçmenin zihnindeki temel soru şudur! Gerçekten yeni bir siyasi hareket mi doğuyor; yoksa geçmişte yaşanan tartışmalar farklı bir isim ve farklı bir logoyla, savunma duvarı ören siyasi anlayışın, çatısı mı kuruluyor?. Kaldı ki Türkiye siyasetinin hafızası bu konuda oldukça zengindir.
***
Şöyle ki. CHP'den ayrılarak yeni bir siyasi yol açmaya çalışan pek çok isim gördük. Büyük iddialarla yola çıktılar. Kimisi "değişim" dedi, kimisi "Gerçek CHP biziz." söylemini benimsedi, kimisi ise yeni bir merkez siyaseti inşa edeceğini savundu. Ancak sandık çoğu zaman farklı bir hüküm verdi. Ki bu gün hal-i alem orta yerde, savrulan savrulana!
***
Kopuşlar yaşandı; fakat kalıcı başarı elde eden vaki mi değil. Bir örnek dahi yok, var olan da saman alevi gibi, kısa ömürlü olmuştur.. Ben bugün de benzer bir sınavın, tabi ki Yeni Partinin üzerindeki yükü ön görerek, yeniden yaşanacağı kanaatindeyim.. Tüm olup biteni iktidarın haset siyasetine bağlayıp böylesi libasla örtmek, ne kadar gerçekçi olur!
***
Çünkü siyasette güven, yalnızca yeni bir isim bulmakla kazanılmaz. Geçmişle yüzleşmeden geleceği inşa etmek kolay değildir. Sloganlar, afişler, logolar ve heyecanlı mitingler ilk anda ilgi uyandırabilir; fakat seçmenin kalıcı güvenini sağlayan unsur, tutarlılık ve samimiyettir.
***
CHP'nin son yıllarda tartışıldığı başlıklar ortadayken, bu tartışmalarla arasına mesafe koymak yerine onları siyasi olarak sahiplenen bir anlayışın kendisini yeni olarak tanımlaması, zamanın süzgecinden geçtiğinde önemli bir çelişki olarak değerlendirilmez mi?
***
Belki de CHP'den bugüne kadar ayrılarak kalıcı başarı sağlayamayan siyasi hareketlerin ortak kaderi, bu yeni oluşumun da önündeki en büyük sınav olacaktır.
***
Hasılıkelam... Siyaset, yalnızca tabela değiştirerek hafızayı silemez. Logolar yenilenebilir... Parti isimleri değişebilir... Söylemler farklılaştırılabilir... Ancak millet, sandığa giderken tabelaya değil, geçmişe bakar; slogana değil, sicile dikkat eder.
***
Yeni Parti gerçekten yeni bir sayfa mı açıyor? Yoksa CHP'nin tartışmalı son döneminin yalnızca yeni bir kapağını mı basıyor? Bunun cevabını ne televizyon ekranları verecek... Ne kamuoyu anketleri... Ne de siyasi propaganda... Son sözü yine millet söyleyecek.
***
Ve belki de en belirleyici hükmü bir asırlık siyasi geçmişe sahip, kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü kendisine lider şiar edinmiş, kendisini gerçek CHP'li olarak tanımlayan seçmen verecek. İzliyoruz.
***
GÜNÜN SÖZÜ
Siyasette isimler değişebilir; ancak hesaplaşılmamış bir geçmiş, sandığa taşınan en ağır yüktür.
Yorumlar