Artık Sessiz Kalma Zamanı Değil
Diyarbakırspor’da belirsizlik sürüyor.
Kulübün geleceğine ilişkin henüz net bir yönetim tablosunun ortaya çıkmaması, başkanlık konusunda somut bir adaylığın oluşmaması ve kongre sürecinin uzaması, camiada haklı bir endişe yaratıyor.
Futbolda zaman, çoğu zaman telafisi mümkün olmayan bir değerdir. Sezon planlamasının yapılması, kadro yapılanmasının oluşturulması, ekonomik kaynakların belirlenmesi ve sportif hedeflerin ortaya konulması için yönetim belirsizliğinin bir an önce sona ermesi gerekiyor.
Diyarbakırspor’un daha fazla zaman kaybetme lüksü yok.
Bizler de uzun süredir bu konuyu gündeme getiriyoruz. Aynı soruları farklı cümlelerle tekrar ediyoruz. Amacımız tartışma yaratmak değil; kamuoyunun dikkatini Diyarbakırspor’un içinde bulunduğu tabloya çekmek ve çözüm arayışına katkı sunmak.
Çünkü Diyarbakırspor, yalnızca sportif bir organizasyon değildir.
Bu kulüp, Diyarbakır’ın sosyal ve sportif hafızasında önemli bir yere sahiptir.
Bir kulübün değeri yalnızca puan tablosuyla ölçülmez
Diyarbakırspor’un bugün yaşadığı sorunlara yalnızca sportif başarı penceresinden bakmak eksik olur.
Bir kulübün değeri, ligde bulunduğu kategoriyle veya bir sezonda aldığı sonuçlarla ölçülemez. Yıllar içerisinde oluşturduğu marka değeri, taraftar kitlesi, şehrin hafızasındaki yeri ve sahip olduğu taşınmazlar da kulübün kurumsal varlığının parçalarıdır.
Bu nedenle Diyarbakırspor’un mal varlığı konusunda ortaya atılan her iddianın da ciddi biçimde ele alınması gerekir.
Özellikle kulübün arazisiyle ilgili kamuoyunda oluşan soru işaretleri, şeffaflık çerçevesinde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Burada yapılması gereken herhangi bir kişi ya da kurumu peşinen suçlamak değildir.
Asıl yapılması gereken, Diyarbakırspor’un sahip olduğu taşınmazların hukuki ve kurumsal statüsünün kamuoyuna açık, net ve tartışmaya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmasıdır.
Eğer söz konusu arazi kulübün tapulu ve demirbaş malıysa, bu durum zaten resmi belgelerle ortaya konulabilir.
Dolayısıyla kamuoyunun bilmesi gereken temel soru şudur:
Diyarbakırspor’un mal varlığı üzerinde herhangi bir tasarruf planı veya girişimi var mıdır?
Varsa bunun hukuki dayanağı nedir?
Yoksa kamuoyunda oluşan bu endişelerin kaynağı nedir?
Bu soruların cevabı verilmelidir.
Çünkü ekonomik olarak zor durumda bulunan bir spor kulübünün mal varlığının geleceği konusunda oluşan belirsizlik, görmezden gelinemeyecek kadar önemlidir.
Kötü gün, sahip çıkmanın ölçüsüdür
Diyarbakırspor’un bugün en fazla ihtiyaç duyduğu şey, başarıya endeksli destek değil; zor gününde yanında olacak kurumsal bir dayanışmadır.
Başarılı olanın yanında bulunmak kolaydır.
Asıl mesele, başarısızlık döneminde elini taşın altına koyabilmektir.
Diyarbakır’ın iş dünyası, yerel yönetimleri, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve kentin kanaat önderleri bu konuda üzerine düşen sorumluluğu yeniden değerlendirmelidir.
Elbette herkesin aynı görüşte olması beklenemez.
Ancak ortak payda Diyarbakırspor’un yaşatılması olabilir.
Bir kulübün yeniden ayağa kaldırılması için öncelikle sahiplenilmesi, ardından sürdürülebilir bir yönetim ve finans modeli oluşturulması gerekiyor.
Bugün ihtiyaç duyulan şey günü kurtaracak geçici çözümler değil, Diyarbakırspor’un geleceğini güvence altına alacak kurumsal bir yapılanmadır.
Şehir değişirken hafıza da kaybolmamalı
Diyarbakır hızla değişen bir şehir.
Nüfus yapısından ekonomik hayatına, sosyal dokusundan kentleşmesine kadar birçok alanda önemli dönüşümler yaşanıyor.
Bu değişim kaçınılmaz olabilir.
Ancak bir şehrin gelişmesi, geçmişiyle bağlarını koparması anlamına gelmemeli.
Diyarbakırspor da bu geçmişin önemli unsurlarından biridir.
Bugün kulübe sahip çıkmak, yalnızca bir futbol takımına destek vermek olarak görülmemeli.
Bu aynı zamanda kentin sportif hafızasına, taraftar kültürüne ve geçmişten bugüne taşınan ortak değerlerine sahip çıkmak anlamına geliyor.
Bu nedenle “Diyarbakırspor neden bu hale geldi?” sorusunun yanında bir başka soruyu da sormamız gerekiyor:
Bu şehir, kendi değerlerine ne kadar sahip çıkıyor?
Bu soruya verilecek cevap, yalnızca Diyarbakırspor’un değil, kentin gelecekte kendi değerlerine nasıl yaklaşacağının da göstergesi olacaktır.
Yeni Stadyum’da çözüm bekleyen sorun
Diyarbakırspor’un geleceği kadar, maç günü stadyum çevresinde yaşanan sorunlar da artık gündemin önemli başlıklarından biri haline gelmiş durumda.
Yeni Stadyum’da özellikle maç giriş ve çıkış saatlerinde yaşanan trafik yoğunluğu ve otopark düzensizliği taraftarların maç deneyimini ciddi biçimde olumsuz etkiliyor.
Araçların gelişigüzel ve çoğu zaman birden fazla sıra halinde park edilmesi, çıkış güzergâhlarının daralmasına ve maç sonrasında ciddi trafik sıkışıklığı yaşanmasına neden oluyor.
Normal şartlarda kısa sürede tamamlanabilecek bir ulaşımın, maç çıkışlarında çok daha uzun sürelere dönüşmesi artık sıradan bir durum haline gelmemeli.
Burada sorulması gereken basit:
Bu stadyumun maç günü ulaşım ve otopark planlaması var mı?
Varsa neden sahada karşılığı görülmüyor?
Yoksa neden bugüne kadar kapsamlı bir çözüm oluşturulmadı?
Bu sorunun sorumluluğu hangi kurum veya kurumlara aitse, çözüm de oradan gelmelidir.
Taraftar stadyuma takımını izlemeye geliyor.
Gazeteci görevini yapmaya geliyor.
Vatandaş spor müsabakasını takip etmeye geliyor.
Hiç kimse maç öncesinde veya sonrasında trafik keşmekeşi yaşamak zorunda değil.
Bu nedenle ilgili kurumların maç günleri için kapsamlı bir trafik ve otopark organizasyonu oluşturması artık bir tercih değil, ihtiyaçtır.
Diyarbakırspor için ortak akıl şart
Bugün Diyarbakırspor’un ihtiyacı polemik değil, ortak akıldır.
İhtiyacı suçlama değil, çözüm iradesidir.
İhtiyacı günü kurtaran açıklamalar değil, uzun vadeli bir yol haritasıdır.
Öncelikle kongre sürecinin sağlıklı biçimde tamamlanması, kulübün yönetim yapısının netleşmesi ve ardından sportif ve ekonomik planlamanın kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor.
Bunun yanında kulübün mal varlığı konusunda şeffaflık sağlanmalı, mevcut hukuki ve mali durum açık biçimde ortaya konulmalıdır.
Çünkü şeffaflık, yalnızca kamuoyunun bilgi edinme hakkı değildir.
Aynı zamanda kulübün geleceğini korumanın en önemli araçlarından biridir.
Diyarbakırspor’un bugün yeniden ayağa kalkması mümkündür.
Ancak bunun için önce herkesin sorumluluğunu kabul etmesi gerekiyor.
Kentin yöneticileri, iş dünyası, taraftarı, basını ve spor kamuoyu…
Herkes üzerine düşen katkıyı ortaya koymalı.
Çünkü Diyarbakırspor’un geleceği birkaç kişinin omzuna bırakılmayacak kadar önemlidir.
Diyarbakırspor’un yaşaması, yalnızca bir kulübün yaşaması değildir.
Bu, bir şehrin kendi tarihine ve ortak hafızasına sahip çıkmasıdır.
Bu nedenle bugün yapılması gereken bellidir:
Daha fazla beklememek, daha fazla kaybetmemek ve Diyarbakırspor için ortak bir irade ortaya koymak.
Kulübün geleceği için artık sessizlik değil, sorumluluk zamanıdır.
Yazarın Önceki Yazıları
Yorumlar