GAYRİ AHLAKİ ZEMİNDE, BİAT EDİCİLİK!
Temiz toplum.. Temiz siyasal.. Ahlaklı nesil.. Ve barışçıl ahali.. Şeffaf, samimi, ihlaslı, hak, hukuk ve adalet!.. Pek tabi ki eşitlik.. Dil, ırk, ve inanç!.. Özgür birey.. Fikri hür, izanı hür olmak!.. Sağlık, sıhhat, hakikati savunmak!.. Şeref, namus ve ilkelere sahiplik!!..
***
Gazetecilik mesleği maratonunu yarım asra dayıyan, eldeki kalemi de 40’a deviren, biri olarak!.. Yukarıda kısm-i olarak aktardıklarımın ve dünkü yazımın muhtevasıyla, bir tekine dahi, zerre-i miskal noktasında tersi düşünen, aksi yönde eylem ve söylemde bulunan olmazdı?!.. Ağız büken, burun kıvıran dahi olmaz, görüntü vermezdi?..
***
Ki bu ilkeli karakteri siyasi arenanın bilaistisna tüm aktörleri, büyük bir ittifak ve sahiplenmeyle, kendilerinde nüfuz edici kılardı!.. En radikal, marjinal yapıdan tutun da, merkezi konumda olan sağdan, soldan herkes.. Büyük bir inanmışlık, cesaretli ve ferasetli bir duruşla, kendini ahalinin karşısında konumlandırırdı!..
***
İster mitingler olsun, ister salon toplantıları, ya da sohbetler olsun!.. Eline mikrofonu alanın hedefinde, maddi ve manevi yöndeki ahlaksızlık olurdu.. Hırsızlardan, arsızlardan, madrabazlardan, rüşvetçiden, yolsuzluk yapandan, şeref ve namus yoksunu kesilenlerden söz ederdi!.. Tükürün bu melunların yüzüne derlerdi!.. Alkış kopardı..
***
Devleti ve milleti söğüşleyen malına, mülküne, alın terine göz dikenle yapılan mücadele her daim toplumda karşılık bulurdu!.. Partili partisiz, seçmendeki tarafgirlik, bu kulvarda egemen olurdu.. Rüşvetçiye, ihale peşkeşçisine, vurguncuya, kısacası hırsıza karşı hasım kesilerek, diş bilerdi!..
***
Her ne kadar o dönemde vatandaşa göbeğini kaşıyan yakıştırmasında bulunanlar vaki idiyse de.. Bilen bilirdi siyaset arenasında böylesi rantçı ve çıkarcı kesimlerin amacının salih olmadığı!.. Ülkeye, millete, kendilerine sosyal, ekonomik, kültürel hatta siyasi yönde sırttan hançerleyen olacağını düşünür ve bilirdi.
***
60’lardan 80’lere, 90’lara hatta 2000’lere kadar süren siyasi serüvendeki seçim sonuçlarında en büyük etken, yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar!.. Ki çeyrek asra dayanan AK Parti’nin iktidarındaki süreklilik de bu Üç Y’den gelmiştir? Sayfalar çevrildiğinde görülür. Adı hırsızlık ve yolsuzlukla anılan, halk deyimiyle iflah olmazdı!..
***
Bugün Türkiye’nin siyasi partilerin çöplüğüne bakıldığında kimler ve hangi partiler toplum tarafından, terk-i diyar edildiği görülür!.. Şeffaflık, hesaba çekilebilirlik, daha bir egemendi!.. Bu ister iktidar için, ister muhalefet için, yerel ve ulusal gözetilmeksizin, vaki bir anlayış ile sistemdi!..
***
Genç nesil bilir mi bilmem?.. Ama yaşı, 40’ı geçenler bilir ya da hatırlar Yüce Divan denilen mekanizmayı!.. Ettiği halttan dolayı, hakkındaki suçlamaları hesap verilebilirlik noktasında yargılanan siyasiler!.. Konumları her ne olursa olsun, adları zikredildiğinde bir tek kendileri görünürdü.. Bırakın partileri, seçmeni, eş, dost akrabalarını, aile fertleri bile, yanlarında olmazdı!…
***
Siyasetin ve siyasilerin bugün en yüksek derecede güvenilmez kılan hale gelmelerinin en büyük etkeni maalesef, vuku bulan lağımlardı.. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin İSKİ’sindeki patlak veren lağım!.. Ergün Göknel!.. Adı o zaman SHP olsa da, CHP’nin devam partisini çökerten hadiseydi!..
***
Kim ne derse desin devşirmelerin, aklıevellerin dışındaki toplumun her ferdi yolsuzluk, usulsüzlük, rüşvet denilen kirli çarka karşı, derin bir hassasiyet sahibidir.. İtalyan Savcısı Di Pietro!.. O dönemde İtalyan mafyasına ve siyasi vurgunculara karşı, başlattığı bir dizi operasyon vardı.. Türkiye’den en büyük desteği alandı.. “Temiz Eller Operasyonu..!
***
Evet, önceki dönemlerin alâmet-i fârikası olan yolsuzluklara karşı gösterilen refleksler, ne yazık ki bugün, ister iktidar ister muhalefet olsun, pek tabi ki toplumun önemli bir kesiminde olsun; o hassasiyet pek vaki değil.. Kayıplar yaşanıyor!..
***
Dünkü yazımda kısmi olarak, ifade etmiştim!.. Artık, ister siyasi, ister kamu, seçilmiş, atanmış, makam ve mevki gözetmeksizin,“yolsuzluk ve usulsüzlük, vurgunu kaleme aldığımız için, düşman bellenen, hale geldik!.. Ne olmuş yani, eskiden de olmuyor muydu, gelen de giden de yapmıyor muydu söylemine muhattap olur olduk?.
***
Ne yazık ki, işin üzerine giden savcılar da, hakimler de artık aynı kulvarda saldırı altında? Temiz Eller operasyonu icra eden Di Pietro’ya hadi ordan sen deyip, tepki gösterip, itibar suikastinde bulunuyor.. Bakıyorum devletin önemli bazı kurumlarında da durum aynı seyirde, yolsuzluğu ortaya çıkar ceza alıyor, yapan terfi ediliyor, itibar veriliyor!..
***
Biliyorum bu anlatımların rotasında sözü İBB’ye getireceksiniz!.. Ne hazin ki öyle!.. Hesap verilebilirlikten ilahlaştırma kategorisinde, tutma var.. CHP yönetimine, liderine, bilaistisna tüm kadroları yolsuzlukların, rüşvetin” üzerine gitmesi gerekirken, aklama operasyonu gayesiyle, her tarafa saldırıyor..
***
Kritik bir süreçten geçiyoruz.. Ulvi değerler erozyona uğradı, siyaset denilen kurumda itibar kalmadı?. Dile kolay Meclis çatısı altında ortaya çıkan taciz rezaleti.. Bu kadar mı, batık bir hal!.. Çürüme artık klasik ve anlam içermeyen bir noktada!.. Ve ben gelinen aşamayı ülkenin bekasına ihanet hançeri olarak görüyorum!..
***
Vaki değildir; gayri ahlaki zeminin altında toplumun biat ediciliği ebedi olsun!.. Görmezden ve işitmezden gelen, ateş olmayan yerden duman çıkmaz gerçeğinden kaçan, 3Y’yi ahaliye reva gören, istismar kesici güç kim olursa olsun, er ya da geç demokratik silleyi toplumdan yer!.. Sizce!..
***
GÜNÜN SÖZÜ..
Ahalisini sömüren siyasi mekanizmanın ömrü üç vaktedir!..