OKUL KIYAFETLERİNDE RANT!…

Okullar haftaya açılıyor.. Ki “uyum” dönemi, dün itibariyle başladı… Heyecan, telaş, endişe ve tepki odaklı, bir zaman dilimi işiyor; “veliler” açısından… Çarşı, pazardaki, kırtasiye, okul çantası gibi “zaruri” ihtiyaçlardaki pahalılık, malum!… Fena şekilde cep yakıyor.. İlkokula başlayan bir çocuk için, en düşük rakam 2 bin 500’den başlıyor…

***

Ancak, en çok tepki, eleştiri ve yakınma aldığım bir konu var.. Ki, gelen mesajlar, açılan telefonlar ve yüz yüze geldiklerimin, anlattıkları mevzu şu; “okul” kıyafeti.. Yakınmalara karşı, aklımda kalan bilgi noktasında, sorgulama yapıyorum.. İyi de; “Okullarda tek tip üniforma” uygulaması kaldırılmıştı.. Milli Eğitim Bakanlığı “yasak” getirmişti.. Nasıl oluyor da kıyafet dayatması yapılıyor?..

***

Aldığım yanıt, meselelerden ırak kaldığımı ortaya çıkardı.? Öyle ya, biz hep Milli Eğitim’deki “atama, görevden alma, ihale, rüşvet ve yürütülen soruşturmalara”  odaklandığımız için, “kılık-kıyafete” uzak kaldık.. Şöyle ki, “tek tip üniforma” yasak, ama her okul yönetimi, daha doğrusu Okul Aile Birliklerinin organizasyonuyla, “öğrencinin kıyafetine” karar veriliyormuş?!

***

Pantolon, gömlek, ceket, etek, kravat!.. Beri yanda, şort, tişört, kazak ya da hırka.. Bunlara, Okul Yönetimi ile Okul Aile Birliği karar veriyor.. Hal böyle olunca da, “okul kıyafetlerinin”  satışı “tek merkeze” odaklanıyor.. Yani, belli mağazalardan, okuldan istenilen kıyafetler alınabiliyor.. Başka yerlerde yok.. Eee, vaziyet haliyle tüm müştemilatıyla fiyat noktasında, “insiyatif satıcı” mağazada.. Fiyatım bu kadar dediğim dedik misali!…

***

Fahiş bir fiyat dayatması var!.. Veliler ciddi manada, bu dayatmalara karşı tepkili ve yakınıyorlar.. Özellikle, bazı mağazaların aylar öncesi, “Okul idarecileri ve Aile Birlikleriyle” temas kurarak, “akçeli bir paylaşım vaadiyle” öğrencilerin giyeceği kıyafeti, belirledikleri ifade ediliyor.. Yüksek dozajlı bir rant temini, söz konusu!..  Hele ki, okul amblemli kıyafetle “olmazsa olmazdır?”…

***

 

Diyarbakır’ın özeline ilişkin, okul ve her eğitim ve öğretim döneminde “tek adres” olarak kendilerini nasıl bir hikmetle belirleyen mağaza sahipleri, Ortaokul ve Liseler’e çöreklenmiş şekilde; Velileri söğüşlüyorlar… Okul içerisinde asılan afişler, mağaza adreslerine dair bilgilerin yer aldığı broşürler.. Kırtasiyeleri de temin edebilirsiniz, gibisinden yan etiketler…

***

Mevcut halden, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, ya da İlçe Müdürleri ve diğer etkili-yetkililer haberdar mı, değiller mi bilmiyorum?!.. Ama bana yansıyan tepki dozajıyla yaşananlara “sağır sultan” bile vakıf.. İdarecilerin hadiseden ırak olduklarını sanmıyorum.. Öğrenci velisinin, ifadesiyle “bildik çarkta” kendilerinin de varlığı veya katkısı söz konusu mu?!.. Denir ya olmazsa, bu kadar serbestiyetle soyulur mu veli!?.. Ne yazık ki?!

***

Velinin dediği şu!.. “Öğrencilerin kıyafetleri tek tip olsun, bizim olsun.. Her yerde bulunsun.. Bir kaç mağazaya, firmaya, markaya bağımlı kalmayalım. Şimdiden, herkes bir marka peşinde..” Doğrusu, bizim yarım asır önce giydiğimiz “siyah önlükleri” bile, yaşanan hal-i durumda öneren veliler de var.. Ne bu soygun diyerek?.. Şu ekranlarda öğrenci kıyafetleriyle ilgili yapılan reklamlar da ayrı bir, soyguna teşvik edici!…

***

Tabi ki, son günlerdeki “pembe dizilerde” lise öğrencilerinin yaşamını, okuldaki aksiyonel faaliyetlerini içeren dizilerdeki giyim-kışam, hal ve hareketler de, vaziyeti ciddi bir şekilde, körüklemektedir?.. Ki, vaziyete der demez, bunlar da öğrenci mi, Türkiye’deki eğitim ve öğretim sistemi bu kadar mı “batıya ve batıla” endeksli, sekülerleşti… Büyük bir erozyon söz konusu..

***

Gel gelelim, Velilerden gelen bir başka yakınma ve tepki ise “Okul servisleri?”.. Kentteki belli başlı bazı lise ve ortaokullardaki fiyatlar, bırakın piyasa fiyatı katlamalı olarak üstünün de üstünde, “özel muameleyle” velilerin cebine, dalınıyor.. Bir iddia var ki, sorgulayıcı.. Gerçek yönü nedir bilmiyorum, ama her velinin ağzından dökülen sözcükler arasında, yerini aldığı için, ciddiye almamak mümkün değil…

***

Denilen şu… Her okul idaresi ve okul aile birlikleri öğrenci kıyafetinde olduğu gibi, öğrenci taşıma işinde de, “payına düşen rantı” öğrenci servislerinden alıyormuş!… Hatta gayri resmi ihalesi bile yapılıyormuş.. Hasılı kelam, Milli Eğitim İdarecilerinden velilerin istedikleri şu; “şuna kadar soyulan soyuldu, bari şimdi önü alınsın, takibat başlatılsın?”…

***

Milli Eğitim Bakanlığı ve İl Müdürlükleri “öğrenci kayıt ücreti-rüşveti” noktasında sergiledikleri kısm-i de olsa hassasiyeti “çok yönlü” bir şekilde velileri sögüşleyen, öğrenci kıyafeti ve taşıma servislerine de, gösterilsin!.. Çünkü; vahim ve ürkütücü bir vurgun, usulsüzlük ve rüşvet odaklı çark var.. Eğitim kalitesinden çok zihinler, veli eksenli “rant” odaklı işliyor…

***

 

ATAKLI ZIRVASI

Can Ataklı.. Yine “kendini gündemleştirme” adına, zırvalamış.. Hem de, hadsizlik yaparak.. 30 Ağustos “etkinliklerine” dair, Asker’e komuta kademesine, “laf” edip, olmaz demiş..

***

“Olmaz, olamaz” dediği zırvasında şunu söylemiş.. “ Ordu-komuta eller havada Kur'an okunuyor. 30 Ağustos Kur'an-ı Kerim ile kutlanıyor artık. Olmaz..”

***

Ey Ataklı, geçti o dönemler!.. Ne 28 Şubat “zihniyetin?”.. Ne vesayetçi “asker anlayışın?”.. Ne de, “iki yüzlü seküler” anlayışının, tahakkümü!?..  Geçti Bolu’nun pazarı, sür eşeği Niğde’ye!..

***

NASIL BİR DELİRME…

Şu sosyal medya var ya öylesine psikolojik bir silah ki, “anında” delirtir!.? Hele ki, “kavram” kalemşörleri ve klavye şövalyeleri tam teşekkülü iş başındalarsa; “ver yansın?”…

***

Bakar mısınız, kaç gündür “Kız Kulesini” konuşuyor tartışıyoruz.. Delirme çöplüğünde, paylaşılan bir kaç resimle, kızıl kıyamet koparıldı…

***

Kız kulesi, küle döndü, kayboldu, nereye gitti bu kule..” gibisinden laflar üretildi.. Ve bu laflara abanan abanana… Öyle ki, kelli felli siyasiler bile, “cımbullop” oldu..

***

Her ne kadar, bakanlık, ilgili ve yetkili birimler, işi bilenler, “bu delirmeye” bir dur deme cesareti gösterse de, gel de durdur zırvalamaları..

***

Çünkü niyet halis değil.. Tıpkı Ataklı’nın, “inanca” olan hadsizliğini, Ordu’nun “seküler” anlayışının libasını kullanması gibi..

***

Bakanlık resimler paylaştı.. Boğazın simgesi Kule'ye yapılan özensiz eklemelerin kaldırıldığını, rutubetten kaynaklı deformasyonun giderildiğini ve yapının güçlendirildiğini bildirdi…

***

Diyorum ki, çöplükte gezinti yapan, kavra ve delirme kotasında, kendilerini görenlere, bir çağrı yapılsa, “manzarayı görmeye gelir misiniz” diye?!… Bakarsınız gelirler..

***

KEMAL BEY HAZIRIM!?..

Haziran 2023'te yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminde, Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı merak konusu?  6'lı masa bir aday üzerinde hala uzlaşmış değil. Masada adaylık için çatlak sesler çıkmasına rağmen, Kılıçdaroğlu her fırsatta adaylık sinyalleri vermeye devam ediyor.  Daha önce yaptığı açıklamada "Masadan benim ismimin çıkacağına inanıyorum. Bir sorun yaşanmaz…" diyen Kılıçdaroğlu, katıldığı bir televizyon programında yine adaylığı için sinyaller verdi.

 ***

Kılıçdaroğlu canlı yayında, altılı masanın kendi ismi üzerinde uzlaşması durumunda Cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağına ilişkin soruya, "Hazırım. Zaten devletin nasıl yönetilmesi gerektiği belli" cevabını verdi.Kılıçdaroğlu, Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu'nun adaylığına ilişkin de çarpıcı mesajlar verdi… İki ismin de kendi alanlarında başarılı olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, "Şikayet etmeden yollarına devam etsinler. Bu başarılarını pekiştirmeleri ve büyütmeleri gerekiyor." ifadelerini kullandı.

HDP’YE BAKANLIK!…

CHP'li Gürsel Tekin'in HDP'ye bakanlık verilebilir açıklamasına da değinen Kılıçdaroğlu, "Karar alınırken altı lider oturup karar alacağız. Burada önemli olan altı liderin karar almaları. Ve aldıkları kararları kapı arkasında değil kamuoyu önünde duyurmaları." dedi.

***

BÜYÜKTİMUR’LA GÜNDEM..

Yeni Yayın döneminin ilk programı, bugün!…

Saat 22.00’de Uzay Haber ekranında olacak..

Bu haftaki konuğum;

Dicle Üniversitesi Rektörü

Prof. Dr. Mehmet Karakoç..

Üniversitenin son durumunu aktaracak..

Biz soracağız, kendileri yanıtlayacak..

Bu arada, soru ve görüşlerinizi şimdiden bekliyorum..

***

GÜNÜN SÖZÜ

“Hedefimiz, Müslümanların İslamlaşması; sloganımız, inanmak ve mücadele etmek.”