Antlaşma tamam, şimdi ne olacak?!
Ha bugün ha yarın imzalar atılacak denirken ve İsrailin Lübnan'a karşı saldırıları da devam ederken, İran ve ABD arasında nihayet 60 günlük bir ateşkes antlaşması imzalandı. Abd ve İsrail rejimi değiştirmek, nükleer başlıklı füzeleri imha etmek, zenginleştirilmiş uranyuma el koymak ve İran'ın bölgede vekil güçlere (Hizbullah) verdiği desteği sonlandırmak için başlattıkları savaşın sonunda hedeflerinden neredeyse hiçbirini gerçekleştiremediler; ve Trump, yaklaşan seçimler sebebiyle bir an önce imzalamak istediği ateşkesi, İranla masaya oturarak (İsrailin şiddetle karşı koymasına rağmen!) nihayet imzalamış oldu. Hatta bırakın hedefleri gerçekleştirmeyi ve bir yaptırımda bulunmayı, şunu bile dedi Trump, İran'ın nükleer başlıklı füzeleri için; bunu İran'a bir hak olarak görüyorum! Antlaşma imzalandığı ve şartlardan birinin İsrailin Lübnan'a karşı saldırılarını sonlandırması olmasına rağmen İsrail Lübnan'ı vurmaya devam etti! Bu durum hem Trump, hem de Trump'un Ortadoğu sorumlusu Wance'in sert tepkilerine neden oldu. Wance, Netenyahuya ağır hakaretler ederek (kendisi zaten siyonistlerden nefret eden koyu bir Hıristiyandır) ve Lübnan'ı kasterek, 9 milyon insanı öldürerek bitiremezsin dedi! Sonunda Netenyahu, Lübnan'dan askerlerini çekmeyecegini ama saldırıları sonlandıracağını mecburen ilan etti. Tabi bu terörist ve hain devletin verdiği sözleri tuttuğuna hiç şahit olmadık ve ilk fırsatta en iyi yaptığı şeyi-yani katliam!- yapacağını bilsek de, şu an için kaybettiği Amerikan desteğinden dolayı sözünde durmak zorunda kalacaktır diye düşünüyorum.
Anlaşmanın önemli şartlarından bazıları şunlar; Hürmüz Boğazı üzerindeki İran ablukası 60 gün boyunca kalkacak ve Hürmüz açılacak. 60 gün boyunca geçiş ücreti alınmayacak. Daha sonra Umman'la birlikte bir statü belirlenecek. İran'ın dondurulan varlıkları serbest kalacak. İran'a 300 milyar dolarlık bir fon açılacak. Bu sayede İran dünyaya açılabilecek. Görünüşte Trump sadece yaklaşan seçimler için bir avantaj kazanmış gibi olsa da, İran'ın Çin'e olan bağımlılığı ve Petro-Yuan'ın tekrar Petro-Dolar durumuna geçmesinden dolayı 1 taşla 2 kuş vurmuş olacaktır. Hem doların önünü açmış hem de Çin'e ucuz petrol kapılarını kapatmış, hem de İranla Çin arasındaki pek sağlam olmayan bağların daha da zayıflamasını sağlayacaktır! İran'ın Batıya açılması fikri kendi içinde de bir kapışmaya sebep olabilir. Devrim Muhafızlarının içinden bir grup bu fikre şiddetle karşı duruyor ve bu durum soruna yol açacaktır. Yine de binlerce yıllık devlet tecrübesi, oluşabilecek bu sorunların üstesinden gelecek çözümleri üretecektir. Yalnız, savaş zamanında ülkeyi birleştiren ve sorunları geçici olarak rafa kaldıran anlayış, savaş bitince yeniden tartışmaların ve sisteme karşı eleştirilerin kapısını da açacaktır.
İsraile gelince, tartışmasız bu antlasmanın kaybeden tarafıdır! İsraildeki problem, İran ve Abd'deki problemlerden daha büyük olacaktır. Netenyahu Ortadoğuyu değiştiriyoruz, İbrani anlaşmasıyla Arap ülkelerini kendimize bağlıyoruz, yeni bir düzen kuruyoruz diyerek çıktığı yoldan eli boş evine dönüyor ve içerde kendisini bekleyen krizle yüzleşiyor. Çünkü kan ve leş kokan İsrail parlementosu antlaşmayı kabul etmiyor. Lübnan'dan çekilmeyi kabullenemiyor. İsrailde Abd desteği de kaybedildiği için bir korku ve panik havasına girilmiş durumda. Şimdiden Abd'deki siyonist lobi içinde çatışmalar ve çatırdamalar başlamış durumda. İsraile bugüne kadar verdiği zorunlu desteğe (ki, bu desteğin ana sebebi parlementodaki siyonist lobi baskısı ve Epstein şantaj belgeleriydi) rağmen, son kertede Amerikan devletinin menfaatleri ve geleceği için adım atmaya cesaret eden Trump, belki de gelecekte İsrailin sonunu getiren Başkan olarak anılacak; kimbilir?!
Tekrar edelim; bu antlasmayla İsrail kesin bir şekilde kaybetmiştir. İran'da rejimi değiştiremedi! Füzeleri imha edemedi. Araplarla İbrani anlaşmalarını yapamadı. Üstüne üstlük, savas sebebiyle Körfez ülkelerinin İsrailden uzaklaşıp İran'a - ister menfaat, isterse de korkudan olsun!- daha fazla yakınlaşmasına sebep oldu; ki, bu hiç akla gelmeyen bir durumdu! İsrail durduruldu; durdurulan bir İsrail tükenmeye ve yok olmaya mahkumdur. Bunu bilen İsrailin her an her şekilde yeni provokasyonlar peşinde koşucağı sır değildir. Temennimiz ise, önümüzdeki birkaç yıl içinde kudurarak ve kendi kendini yiyerek yok olup gitmesidir!!
Yorumlar