KUTLAMA
An’ı diğer vakitlerden farklı kılan büyüyü fark edenler için bazı günler sıradanlığın ötesindedir. Tüm bunların toplamında dokunur insan hayata. Gökyüzü berrak, su ılık, rüzgâr hafif ve toprak uyanıştadır. Rüzgâr uğultusuyla, güneş ışınıyla, toprak filizleriyle seslenir insan bedenini ayakta tutan Can’a. Beyaz gibidir bazı anlar, içinde yeni başlangıçları taşır.
Gelip geçen mevsimlerden farklıdır bazı zamanlar. Ne geçmiştir ne de gelecektir. Yeniye açılan bir eşiktir, şimdidir. O An içinde olan kişi umutludur ve içinde umut olan her günü kutlanmaya değerdir. Bilir ki gelip geçen mevsimlerden farklı olan zamanların gün ışığı selamlanmaya değerdir. Yeniye açılan eşiğin rengi beyazdır, ruhun saflığı ve kalbin iyi olanla doldurulduğu halidir. Ne geçmiştedir ne de gelecektedir. Tüm farkındalığı ile şimdidedir yüreği umutla dolu olan.
İçindeki her his yine içinde olduğu anıya şekil verir insanın. İçindeki saklı anlamlarla büyüyen insan kendisiyle yoğurur şimdiyi ve onu takip eden günleri. Can denen de bu hamurda gizlidir. İçindeki ses yaşadığı his haline gelir insanın. İçinde yankılanan sesi duyan bilir ki bazı günler sıradanlığın ötesindedir, bugün gibi. Gökyüzü berrak, su ılık, rüzgâr hafif ve toprak uyanıştadır. Rüzgâr uğultusuyla, güneş ışınıyla, toprak filizleriyle seslenir insan bedenini ayakta tutan Can’a. Sessizce fısıldanan en güzel dilek beyazdır, tüm renklerin karışımı ile vardır ve her haliyle yaşanan anlardır onu var eden.
Tıpkı suyun ılıması, rüzgârın esmesi ve çiçeğin tomurcuklanması gibidir bazı başlangıçlar. Fark edilmeden gelir ve sıradanlığın ötesine geçer. İçindeki saflık, samimiyet, umut, masumluk ve huzurdur bazı anları anlamlı kılan. Başlangıçlar gibidir, fark edilmeden yaşanır ve sıradanlığın ötesine geçer. Böylece büyüsü fark edilen sıradanın çok ötesindeki An olur, bugün gibi. Gökyüzü berrak, su ılık, rüzgâr hafif ve toprak uyanıştadır. Rüzgâr uğultusuyla, güneş ışınıyla, toprak filizleriyle seslenir insan bedenini ayakta tutan Can’a. Bugünün rengi beyazdır.
İyi ki..