KENDİNİZİ HESABA ÇEKİN

Bugünlerde İslam âleminde yaşanan savaşın durumu, herkesin malumudur. Müslümanların ne kadar perişan olduklarını anlatmaya gerek yoktur. Aslında inancımıza göre İslam barış ve güvendir. Kur’an-ı Kerim, yalnız Müslümanların değil, evrensel olarak tüm insanlığın toplumsal uzlaşı, barış ve huzurunu hedeflemektedir. Allah, kâfirleri müminlerin başına getirmeyeceğini vadetmektedir. (en-Nisa 4/141). Kur’an-ı Kerim’in çeşitli ayetlerinde, “Kim Allah’a güvenip dayanırsa Allah ona yeter” (Alu İmran 3/160) anlamında mesajlar vermektedir. Daha nice ayet ve hadisler. Hz. Muhammed’in (sav.) zamanda bazı savaşlarda melek ordularının Müslümanların imdadına geldiğine dair bilgiler, Kur’an-ı Kerim’in bazı ayetlerinde haber verilmektedir. Nemrut Allah’a tem inanmış İbrahim peygamberi ateşe atarken, Allah ateşe onun yakmamasını emretmiştir. Hakikat böyle iken, Müslümanlar bugün neden bu kadar acı, sefil ve rezil haldedirler. Allah ve peygamberin mesajları yalan mı söylüyor? Asla! Müslüman geçinenlerin kendilerini sorgulamaları ve özeleştiride bulunmaları gerekmektedir.

            İslam’da genel olarak her konuda ölçü Kur’an ve sünnettir. Müslüman geçinenler buna ne kadar riayet ediyorlar? Allah’ın rızası her şeyin önünde olmalıdır. Kişi veya kişilerin menfaati, Allah’ın iradesinin önünde olmamalıdır. Allah rabbülalemindir/herkesin rabbidir. Her kişinin tabii hakları eşit bir şekilde uygulanmalıdır. Adalet tüm insanlar için eşit bir şekilde yerine getirilmelidir. Emanet ehline verilmelidir. Yani her türlü görevler, hak eden kişilere verilmelidir. Tüm insanların maddi ve manevi değerleri korunmalı, herkesi güven ve emniyeti eşit bir şekilde sağlanmalıdır. Herkes Allah’ın kendisine tanıdığı iradesinde hür hareket etmelidir, her alanda, siyasi hayatta, kendisini eşit bir şekilde temsil etmelidir. Bu konuda tüm milletler eşit bir şekilde özgür hareket edebilmelidir. Daha çeşitli ilke ve kurallar! Tüm bunların en mükemmeli, Kur’an ve sünnette anlatılmaktadır.

            Peki bugün İslam aleminde Müslüman geçinenler kendi aralarında bu ilahi emirlere ne kadar uygun hareket ediyorlar?! Birbirlerine ne kadar adaletle muamele ediyorlar?! Birbirlerinin haklarını kadar savunuyorlar?! Allah’ın insanlığın kurtuluşu, barışı ve huzuru için göndermiş olduğu Kur’an-ı Kerim’de ne kadar birleşiyorlar?!

Bu benzeri konularla ilgili sorulara tatmin edici cevapları veremiyoruz. Onun için, Hz. Muhammed’i (sav.) dinlemek gerekir:

SORGUYA/HESABA ÇEKİLMEDEN ÖNCE, KENDİNİZİ SORGUYA/HESABA ÇEKİN.” (Tirmizi, Sıfatü’l-Kıyâme, 25, hadis no: 2459).

Bunları konuştuğunuz zan bazı kişiler bahane olarak, yok Siyonistler, yok İsrail, yok ABD vesaire bir sürü bahaneler uyduruluyor. Müslüman geçinenlerin bu olanlardaki kusuru nedir? Niye bunları konuşmuyor ve uyarıda bulunmuyorsunuz. Müslümanların kendilerini sorgulamaları, kendilerini düzeltmeleri, yanlışlarından dönmeleri gerekmektedir.

YOKSA ALLAH İLE PEYGAMBERİN EMRİ İLE YOLA GELMEYEN SÖDE MÜSLÜMANLAR, AMERİKA VE İSRAİLİN TOKATIYLA YOLA GELECEKLERDİR.

Herkese selam, saygı ve hürmetlerimi sunuyorum, hayırlı bayramlar diliyorum.


Yorumlar

Yorum Yap