AYIP DEĞİL Mİ?

Genç bir okur. İfadesine göre 14 yaşlarında. Mecliste, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin, yemin töreninde yaşananlara yönelik mesaj yazmış.. Diyor ki;

***

Ömer amca izledin mi, meclisteki kavgayı!. Korku ve endişeyle izledim.. İrkildim, babama-anneme bir şey diyecektim.. Ama onlar mesaide oldukları için soramadım, size yazıyorum..

***

4 yıl sonra seçme ve seçilme hakkımı alacağım. Ancak, sizler bu Milletvekillerini seçmediniz mi?.. Bu hükümet seçimle, gelmedi mi?.. Seçilenlerin hepsi, saygın, eğitimli, kişiler değil mi?..

***

Ülkenin, milletin ve devletin menfaati için, yemin etmediler mi?.. Biz yarının nesilleri olarak, hem onları örnek alıyoruz, hem de geleceğimiz için, eşit, adil ve adaletli bir yaşam bekliyoruz!

***

Peki onlar ne yapıyor? Parti ismini söylemiyorum. Hepsi bir gibi. Gördük, nasıl da birbirlerine düşmanca saldırdıklarını.. Kürsü işgali. Atılan yumruklar, tekmeler, edilen küfürler. Tehditler!

***

Trafikteki maganda kavgalarından beter. Burnu kırılan vekil?. Ceketi, üstü başı yırtılan. Kan revan içerisinde kalanlar.. Birbirlerine parmak sallamalar. Anayasa kitapçığı havada uçuyor!.

***

Koca koca adamlar.. Kavga öncesi hepsinin üstü başları gıcırdı.. Mavi takım, kravatlı.. Jilet gibi Ömer amca.. O biçim maaş, o biçim geyik koltuklarında, sırça köşk hayatı içerisindeler!..

***

Ama hepsi burnundan soluyor.. Yumruklar sıkılı, gözlerinden ateş fışkırıyor, ağızlarından köpük akıyor. Sanırsınız ki, yediceddi birbirine düşmanlar!. Bu nasıl bir kin ve nefret?!

***

İznin varsa, sormak istiyorum.. Bu tablo karşısında; ben yarına nasıl güvenle bakabilirim. Ve ben, ya da benden büyüklerim sıkılı yumruklara sahip siyasete ve siyasilere nasıl güvenecek?

***

Yine sormak istiyorum.. Birbirlerine itibar etmeyen, birbirlerine saygı göstermeyen, ettikleri yemine bile sadık kalmayan, yerlerde sürünen bu siyasilerimize halk nasıl saygınlık göstersin?

***

Genç okurumun mesajı özetle böyle. Dediklerine el hak dememek mümkün mü?. Her satırı, aslında biz büyükler için bir ders-i ibret sillesi veriyor. Siyaset güven ve saygı üzerine kurulu.

***

Onlar halkın önünde, öncü isimler.. Sözleri de, davranışları da, ahlaki değerleri de, örnek teşkil ettiği gibi, toplumca alınmaktadır. Halka iyi önderlik yapmayan siyaset kurumu yıkıcı olur!.

***

Eleştiriye açık olmalı. Öfke kontrolüne sahip olmalı. Mevzu ne olursa olsun, oturduğu Millettin vekili koltuğunda şiddet, şirret ve hasımlık yapmamalı! Yapmasına karşı çıkmalı!

***

Kaldı ki, kendini kontrol etmeyenin karşısındakinden kontrol ve saygınlık beklemesi, keskin sirke misali.. Velhasıl mecliste vücut bulan bu şiddet tablosu; “Faşizanca..Yazık. Ayıp ettiniz?”

***

MEVZUYA BİR FIKRA…

Eee.. Hak etmiyorlar değil. Neyse.. Fıkramız şöyle..

***

İki siyasetçi miting sonrası, aynı makam aracına binmiş!.. Şoför dahil, araçta üç kişi.. Seyir halinde iken, siyasetçilerden biri diğerine, şöyle çıkışır.. Ve der ki;

***

Ulan senin o sahte vaatlerin yüzünden millet perişan oldu..

***

Öbürü, hemen atıyor.. Ve sert bir çıkışla, yanıt veriyor.. Diyor ki;

***

Asıl senin o bot hesapların, sahte gözyaşların yüzünden millet birbirine düşman oldu!..

***

Laf lafı açıyor.? Bir o, bir bu, derken oturdukları arka koltukta birbirlerini yumruklamaya başlıyorlar.. Kollar, dirsekler, kravatlar, havada uçuşuyor.. Üst başları, yırtık vaziyette!

***

Şoför panik içerisinde dikiz aynasından bakıyor.. İkazlarını takan yok.. Sesleniyor..

***

Beyler, bi durun yahu.. Viraja geldik.. Bırakın, bir yere çarpacağız..

***

İkisi birden aynı anda duruyor.. Nefes nefese şoföre dönüp azarlıyorlar..

***

Sen sus lan.. Biz şu anda memleketin geleceğini kurtarmaya çalışıyoruz!..

***

Şoför, tepki dozajlı şekilde, sesleniyor taşıdığı iki siyasetçiye!..

***

Kurtarın kurtarın da.. Benzin bitmek üzere, bu kavga benzin istasyonuna kadar sürerse, faturayı kime yazalım..

***

O iki siyasetçi, aynı anda şoföre hiddetle sesleniyor…

***

Tabi ki, halka.. Biz onların nam-ı hesabına bu hizmeti ifa ediyoruz.. Bize mi, kesilsin?..

***

Yani…

***

GÜNÜN SÖZÜ..

Suçu ve suçluyu ifşa eden en büyük delil ve şahit dışa vuran öfkedir!…