DEĞİŞİMİN SEYRİ?

Beklendiği gibi;

AK Parti Anayasa Değişiklik Paketi'ni 'deklare' etti.

Son 72 saattir de destek turlarıyla; 'paketi' anlatıyor.

Katılıma ve desteğe ilişkin de 'ziyaretler' gerçekleştiriyor.

Muhalefet partileri.

Sivil Toplum Örgütleri.

Medya ve Yargı mekanizması dâhil olmak üzere.

Diğer taraftan; 'kurumsal' açıdan gerçekleştirilen "görüşmelerin" trafiği.

Ve tabi ki; 'asıl' muhatap olan halk.

Yani bu ülkenin 'ahalisi'.

Şuan; 'Değişiklik Paketi' tartışma moduna tamamen girmiş bulunuyor.

Ciddi de bir 'tartışma' eğilimi var.


* * *


'Peşin' hükümlü muhalefetin 'evlere şenlik' CHP'si.

Etnik 'dönüşleriyle' meşhur MHP. Topyekün 'ön yargıyla' karşı çıkıyorsa da.

Dilinden düşürmediği; Olmaz, Olamaz sözleri hâsıl ise.

Beğenmez, tanımaz ve destek vermez hal-i ruhiye içerisinde!

Ne yazık ki; Milat 'niteliği' olan 'Değişikliğe' farklı gerekçelerle 'yokuz' diyor.

Alternatif bir 'değişim' üretmeden. Öneriler de 'sıralamadan'.

'Bizden destek yok'!

Anlayacağınız; görünen o ki 'bu iş' muhalefetsiz olacak?


* * *


Evet!

Olsa da olmazsa da; Anayasa Değişiklik Paketi'nin 'kılıcı' kınından çıkmıştır.

Tez be tez de; 'kınına' geri dönüşü olmaz.

Bilakis; 'mümkün' bile değil.

Şöyle ki;

Hadisenin 'asil' unsurları olan halk 'paketi' ciddi manada tartışıyor.

Çünkü ülkesine ve milletine 1982 Anayasanın 'giysisi' dar geliyor.

Vesayetlere 'dayalı' manzumeler içeren Anayasa'nın;

Ne demokrasiye,

Ne İnsan Haklarına,

Ne Düşünce Özgürlüğüne

Ne Milli İradenin güçlenmesine

Ne Kuvvetler Ayrılığının 'vesayetsiz' işlemesine.

Ve ne de; 'Siyasal' aktivitelere 'imkân' tanımadığı gibi.

Askeri 'vesayet' her şeyin üst kimliğinde.


* * *


İşte halk bu 'giysinin' artık değişmesini.

Çağın ve ülkenin, milletin de 'özgür' yaşam kulvarını sağlayan;

'Modern' ve Bağımsız, Vesayetsiz bir giysi istiyor.

O nedenle; 'paketi' ciddi bir şekilde analiz ediyor.

Ve de arka çıkıyor.

Tartışma programlarındaki 'anketler' bu ekseriyet desteği gösteriyor.

Değil yüzde 50'nin üzerinde; 70-80'lerden bahsediliyor.

Tabi genel anlamda 'Değişim' tatmin edici mi, değil mi derseniz!

Ekseriyet bir 'duraksama' gösteriyor.

Mevcudiyetle alakalı; daha kapsamlı olmaz mıydı?

Çünkü 'gerek yöntem ve gerekse yönler' açısından ciddi tartışma götüren 'yönler' var.

Ama demişler ya 'Kervan yolda dizilir' diye.


* * *


Sanırım 'bu aksama' ve kapsam alanıyla alakalı 'değişimler' alacak.

Çünkü dünden itibaren AK Parti'nin kurmayları 'bu yönü' ciddi bir şekilde tartışıyorlar.

Cemil Çiçek'in 'gerekirse maddeler değişebilir, yeni maddeler eklenebilir' demesi.

Bülent Arınç'ın 'fikirler katkı sunabilir' sözleri.

Şunu gösteriyor; AK Parti Hukukçuları 'önümüzdeki' bir kaç gün uyumayacaklar.

Ve mevcut 'alenileşen' paketi bir kez daha gözden geçirip; ' 'yöntem ve yönlere rötuşlar yapacak.

Bu rötuşlar da; özellikle 'feryat-figan' eden Yargı yönünde olacak.

Çünkü Çiçek ve Arınç'ın ifade ettiği gibi 'bir-iki' kesimden olumsuz çıkıyor dedikleri ses bu yöndeki ses.

Biri; Muhalefet partiler.

Diğeri de; Yargı.

Zaten; 'kendi' vesayetlerini sağlayan bir Anayasa'nın değişmesini isterler mi?

Beklemek üstadın dediği gibi; 'abesle iştigaldir'.


* * *


Anayasa Değişikliği Paketiyle alakalı; 'dikkatinizi' bir kesim çekti mi?

Yani Asker bu işe ne diyor?

Şuana kadar Asker'den 'paketle' alakalı bir fikir icra edilmiş değil.

Vesayet'in 'kalkması' noktasında; iyimser mi, değil mi?

Evet, mi, hayır mı? Diyor.

Belli değil. Sessiz bir duruş şuan vuku bulmakta.

Lakin geçtiğimiz hafta yayınlanan iki mülakat vardı!

Anayasa'nın sivilleşmesi ve daha güçlü demokrasinin varlık icra etmesi yönünde;

'İyimser' ifadeler mülakatın satır aralarında geçmiyor değildi?

Ne var ki;

Henüz net bir 'renk' hâsıl değilse de; 'eveti de', hayır’ı da yüzde 50, yüzde 50 görülüyor.


* * *


Gelelim; BDP'nin 'kilit' konumuna.

Bir önceki 'Paketteki Formül' başlıklı yazımda;

Paketin 'oylama' ve referandum ile Meclis'ten geçmesi yönünde 'matematiksel' konuşmuştuk.

AK Parti'nin 336 Milletvekiliyle; 'neleri' icra edebileceğini.

Kimleri yanına alırsa 'değişime' rahatlıkla gidebileceğini.

O yazımda; şu gerçeğe dikkat çekmiştim.

BDP 'kilit' parti diye.

Hem ilk turda 330'un üzerinden referandum şansının elde edilmesi için; BDP desteği gerek.

Gerekse de; 'bağımsızların' ikna edilmesiyle; 367'yi bulup 'tek' oylamayla paketi Meclis'ten geçirmek için;

Yine de BDP'nin desteği şart.


* * *


Tabi bu 'desteğin de' şartları var.

Nitekim paketin açıldığı gün Selahattin Demirtaş Diyarbakır'da konuştu.

'Bizim şartlarımız var?' diye.

BDP’nin koşulları şöyle:

1- Yüzde 10’luk seçim barajının düşürülmesi,

2- Genel seçimlerde yüzde 3 oy alan veya TBMM’de grubu bulunan veya 41 ilde örgütlenmiş olup son genel seçimlere katılmış olan partilere Hazine yardımı yapılması,

3- "Taş atan çocuklar" yasasının bir an önce çıkarılması,

4- Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 215, 216, 220 ve 314. maddelerinin değiştirilmesi,

5- Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) 7. ve 8. maddelerinin değiştirilmesi.


* * *


Peki, bu talepleri AK Parti 'nasıl' görecek?

Kabul mü, ret mi?

Onu da, Cuma gününden sonra göreceğiz.

Çünkü BDP bu şartları Cuma gününe kadar AK Parti'ye sunacak.

'Desteğimiz var, ama şartlarımız da bunlar?' diye.

Şart 'aslında' öyle kabul edilmeyecek şartlar değil.

Yüzde 10'luk barajın dışında.

Neden derseniz;

Ne AK Parti, Ne CHP ve ne de MHP şu anki 'hal-i ruhiyeleriyle.

'Seçim Barajının' yüzde 10'un altına çekilmesine rıza göstermez.

Bilirler ki; bu durum hâsıl olursa 'onlar' ciddi manada kan kaybedecek.

Doğrusunu isterseniz;

Değişim ve yenilikler 'güzel'.

Ama velâkin 'hesaplar' çok karışık.