MEĞER Kİ SOSYAL BİR YARA İMİŞ?..
Şu “taziye yemekleri” meselesi!.. Önceki gün; burada mevzu edip, “yasak getirilmesi” yönünde, çağrıda bulunmuştu.. İl Valisi Ali İhsan Su ve diğer yetkililerin meseleye eğilim gösterdiğini haber aldım.. Lakin, sonuca dair, henüz net bir bilgi aktarımı olmadı!.. Ancak şunu ifade edebilirim!.. Meğer ki, bizim bildiğimiz ve aktardığımız, “buz dağının görünen yüzü” imiş!.. Mevzu derin ve tahribatı yüksek bir sosyal yaraya dönüşmüş.. İki gündür yoğun telefonlar alıyorum!.. “Ne olur, buna köklü bir çözüm ve yasak getirilsin” diye..
***
Tanıdık dostlardan Cahit Çepik.. Diyarbakır Tapu Kadastro Eski Bölge Müdürü.. Sosyal bir insan.. Beşeri ilişkilere önem veren, taziye ve düğünlere katılım noktasında özen gösteriyor.. Yazım üzerine beni aradı.. “Çok önemli bir noktaya” değinmişsin, Taziye Yemekleri taziye sahibine çifte acı çektiriyor” diyerek Siverek’ten bir örnek aktardı.. İsim vermeden, sadece şahit olup, kendisine aktarılan bilgiler içeriğiyle bildirdi..
***
-Asgari ücretle çalışan bir genç!.. Annesinin taziyesinden dolayı; üç gün süreyle, sadece üç öğün yemek vermiş.. Kendisine kesilen fatura; 52 bin lira.. Maddi imkan ve destek gelmediği için; kredi kartıyla ödeme yapmış.. Taksitleri ödeyemediği için; kredi kartından çekilen para miktarı faizle, iki katına çıkmış.. Evine ve evdeki eşyalarına haciz gelmiş.. Beş ayda; iki büyük acıyla sarsılan genç şimdi; psikolojik sorunlar yaşıyor.. “
***
Ki, Naif Akbal dostum da benzer bir hadiseden söz etti!.. Abdulhay Okumuş da, “taziye yemeğinin parasını ödeyemediği için icralık olan, onlarca kişinin varlığından bahsetti..” İkisi de, yineleyerek, “taziye yemeklerine ivedilikle bir yasaklama getirilmesi gerekiyor…” En önemlisi de; varlıklı ailelerin bu işte öncülük etmesi lazım.. Birinde var, birinde yok.. Halk deyimiyle, “biri yer, biri bakarsa kıyamet işte orda kopar?”..
***
Din Bir Sen Diyarbakır İl Başkanı Mevlüt Yıldız bu minvalde basın açıklamasında bulunmuş.. “Bunun fıkhi boyutu gerçekten haramdır” diyor.. Bunun herkes tarafından dikkate alınması gerektiği gibi; toplumsal bir hassasiyet oluşturulması lazım.. Taziye sahibi “ölüsünün acısından, gelen gideni karşılamaktan daha çok yemek bedelini düşünür hale” geldi..
***
Bu arada, taziye evleriyle alakalı bir önemli şikayette üç günlük taziye yeri kullanımına ilişkin belirlenen ve talep edilen ücretler oldu!.. En düşük cami altı, mahalle arası taziye evi, 2 bin 500 lira kira bedeli alıyor.. Elektrik, su ücreti diye.. En yükseği ise; 15 bin lira.. Yani işi; “ticarete dönüştüren” bazı taziye yerleri de yok değile getirerek, tepki gösteriyor.. Bunun da dikkate alınması lazım, diyerek not düşelim!..
***
5 TON SAHTE ALTIN TOPLATILMIŞ!…
Duydunuz mu bilmem, ben de yeni duydum!!!.. Ki duyarken de irkilmedim değil.. Olmaz, olamaz bu kadar yüksek bir rakam olur mu?.. Salt Diyarbakır piyasasında “5 ton sahte altının” varlığı açıkta; “sahteciliğin kol gezdiğini” gösteriyor.. Bu da; ürkütücü ve korkunç!.. Bir apartı mı var dedim kendi kendime!.. Kentin tüm kuyumcuları “sahte altın mı satıyor, nedir “ diye sorguladım zihnimde!?..
***
Sonra baktım, işin ciddi bir boyutu var.. Çünkü, Kuyumcular Odası Başkanı Mehmet Yüksel’den geliyor bu yüksek meblağ içeren “sahte altın” rakamı.. Bizzat kendisi, telaffuz ediyor bu rakamı.. Yani işin muhatabı bunu deklare ediyor!.. Ve diyor ki; “Diyarbakır’da 7 ayda 5 ton sahte altın toplatıldı.. Ve bu altınlar imha edildi?”..
***
Rakam büyük!.. Dile kolay; “5 ton sahte altın..” Ki bu 7 ayda yakalanan miktar.. Ya yakalanmayan.. Halen tezgahta veya tezgah altında, veyahutta kuyumcuların atölyelerinde işlenenler!?. Diyarbakır piyasasında, kaç ton altının sirkülasyonu var rakamına vakıf değilim.. Ancak yakalandığı ifade edilen bu rakam ile sirkülasyondaki rakam arasındaki tahmini bir veri aktarılırsa, 50 kat diyebiliriz…
***
İşte bu da Diyarbakır’daki piyasada satılan her beş altın çeşidinden birinin “sahte veya düşük ayarlı” olduğu anlamını ve sonucunu çıkarıyor.. Yüksel bunu dile getirirken; “Bir çeyrek bile alsanız, sertifikasını isteyin” diyor.. Haksız değil.. Bu kadar fahiş bir sahtekarlığın döndüğü; ortamda “güven ve güvenceye önem verilmesi” elbette ki gerekli!…
***
Lakin benim kafama takılan iki soru var.. Başkan Yüksek iki soruya yanıt verir; inşallah.. Hem biz, hem de Diyarbakır esnafı, meselenin son durumuna vakıf olur..
***
BİR.. 7 ayda “yakalanan ya da elde edilen, veya tespit edildiği” beyan edilen 5 ton “sahte altınla” alakalı, adli ve idari yöndü bir tahkikat, soruşturma, gözaltı ve tutuklama oldu mu?!.. Ya da; “işyeri kapatma” hükmü veya kararı alındı mı?!..
***
İKİ.. “5 Ton sahte altın” Diyarbakır’daki kuyumcularda elde edildiği yönündeki beyan, “Kuyumcu Esnafını” halk nezdinde “güvenilmez kıldığı, alışveriş yapılmaz, hepsi dolandırıcı” gibisinden, bir algı geliştirebileceği, düşünülmeden mi, yoksa düşünülerek mi verildi?! İki gündür bu yönde, mesajlar alıyorum; tepki içerikli!…
***
SÜKUT TAKILIYOR?
“Evlat” dedi olmadı.. “Baba oğul gibiyiz” dedi yine olmadı.. Parti, İstanbul, Belediye Başkanlığı, “davamızdır, dava yarıda bırakılmaz” dedi, yine “sükuta” ermedi.. İçişlerimize karışmayın, İstanbul’u kimseye kaptırmayız mesajını, gönderdi; “kimse kaale” almadı!…
***
İmamoğlu “meyhaneyi de, camiyi de şimdi de umre ziyaretini de siyasetine, adaylık portalına, algı mezesi” olarak, kullanmaya devam ediyor.. Büyükelçi trafiğini bıraktı.. Şimdi; dini duyguları sömürüyor.. Yani, hiçbir şeyden geri durmuşluğu yok!.. Kabuğuna çekilme diye bir “tavır takınma” hali söz konusu bile değil!…
***
Kaldı ki, “bacı kardeş” ilişkili Akşener’in “sırt sıvazlama, bel çıkma, sahiplenme” açık ve aleni teknik direktörlük yapma faaliyetinden vazgeçmediği gibi, aksiyonlarını da artırdığını görüyoruz. Daha bir şehvetli, sahiplendiği gibi, “yeni organizasyonlar” tertipliyor “kardeşimle yürüyoruz” diyor..
***
Tüm bunların yanısıra Akşener’in “kazanacak aday olması gerekir” beyanını da bir kenara bırakalım.. Saraçhane’deki sahne alma halini de.. Kendi Parti kongresinde, yanına alıp bir de nutuk, atılmasını, şevkle mesajlar verdiğine dair konuşmasını da görmezden gelsek dahi!..
***
Kaldı ki, birlikte hazırlanan afişleri de, belki yarın daha farklı bir siyasi aktivitede değişik pozların da, yer alabileceğine de, göz kapatılsa da!.. Daha bir çok mevzu edilebilecek meselin varlığını da, sorgularsak.. Hele ki, Akşener’in son o okkalı sözcükleri içeren, çıkışını düşünürsek!?.. Ne diyordu?
***
“Birinci parti çıkacağız ve ben de başbakan olacağım. Onunla, bununla anlaşarak değil, onunla bununla kapı arkalarında ahbaplık ederek değil, ondan bundan bir şey isteyerek değil, var ya bir türkü “Minnet eylemem, minnet eylemem” kendi irademizle, çalışkanlığımızla, gücümüzle milletimizi ikna ederek birinci parti çıkacağız.”
***
Ya altılı masadaki diğer parti liderlerinin tansiyonu yükselten, salvoları!.. “İmza Yetkisinden” tutun da, “en iyi yönetirim, seçilirim” diyene kadar.. “Eşgüdümlü yönetim biçiminden” istişare odaklı “altılı konseyle” seçilen Cumhurbaşkanına “karar merci” olma, gibi vesayet icrasına kadar..
***
Yani tüm bu olup bitene bakarken, masanın kurucusu ne diyor?!.. Sükuta yatmış, hiçbir şeye aldırmıyor.. Mesel de etmiyor.. Hiç bir şey dediği de yok.. Diyeceksiniz ki, ne yapsın el mahkum!.. Köprüyü geçene kadar, susuyor.. Sonrası; “mahallenin veletlerinin icrası o da bizi bağlamaz..”
***
PİAR ARAŞTIRMASI
Son anket, Piar’dan.. Piar Araştırma'nın sıcak anketi, 7-9 Ocak tarihleri arasında yapıldı.. 26 ilde 2 bin 611 katılımcı ile gerçekleştirildi. Sonuçlar paylaşıldı. Şirketin bir önceki ayki yoklamasına göre 5 partinin oy kaybettiği ankette; AK Parti, İYİ Parti ve HPD oylarını artırdı.
Gelecek Partisi aynı seviyede kalırken; CHP, MHP, Zafer Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi ve DEVA bir önceki aya göre oy kaybı yaşayan partiler oldular. Son çalışmada oyların partilere göre dağılımı ise şu şekilde gerçekleşti:
AK Parti: Yüzde 31, 2
CHP yüzde 25,1
İYİ Parti yüzde 14,3
HDP: 11,2
MHP: 6,3
Gelecek Partisi: 3,8
BTP: 1,9
Zafer Partisi: 1,6
DEVA Partisi: 1,1
Diğer: 3,5
**
Firmanın geçen ayki anketiyle son anketi karşılaştırıldığında AK Parti yüzde 1,4 artış yaşadı. Meral Akşener'in İYİ Parti'si yüzde 4 oranında oy artışı yaşadı. Emek ve Özgürlük İttifakı ortaklarından olan HDP de oyunu yüzde 1,4 oranında arttırdı.
***
GÜNÜN SÖZÜ
Moralin bozuk olduğu zaman kötülüğe başvurma, kötülüğü sevindirirsen zararlı sen çıkarsın.