ÖCAL DEMOKRASİYLE Mİ GELDİ?
Vakidir! Ve tabi ki de 'malumunuzdur'!
'Siyasette' ipler son derece gerilmiş vaziyette.
Özellikle de Ankara'da 'çıkmaz' hasıl.
En önemlisi de 'şu malum', belgeyle alakalı 'son' gelişmeler.
'Sert rüzgar' esiyor. Bu mevzuya 'az sonra' dâhil olacağız.
Ama ben önce 'Diyarbakır'ın siyasi havasını' solumak istiyorum.
Çünkü 'AK Parti'de, ortalık toz-duman.
Öyle ki, 'Suriye üzerinden' gelen toz bulutlarını geride bırakır vaziyette.
'Göz gözü' görmez oldu.
***
Parti içerisindeki 'saflar' ise cadı kazanı misali.
Sürekli 'değişim', sürekli 'çekişme', sürekli 'birbirini alt etme'!
Ve ne yazık ki 'olup-biten' sonuç itibariyle 'meçhul'!
Durum böyle olunca da; 'hem kafalar' karışıyor. Hem de şu soru hasıl oluyor.
Ki iki haftadan buyana da Diyarbakır ahalisi başta olmak üzere;
Parti seçmeni ve teşkilatların kendileri dahil 'resmi' net okuyamıyor.
Anlam çıkaramadığı için de; 'neler oluyor?' diyor.
Bir kaç gündür biz de 'soruyoruz', AK Parti İl Teşkilatında 'neler oluyor?' diye.
Kimse de 'samimiyet' çizgisinde 'açıklık' getirmiyor?
***
Bakınız son 48 saat içerisinde bu eksende neler yaşandı?
Önce İl Başkanı Ahmet Öcal 'görevden' alındı.
Yerine de Genel Merkez tarafından Av. Mehmet Baki Aksoy 'atandı' denildi.
Ve bu 'değişim', hem Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan 'tarafından'.
Hem de Parti Genel Merkezinin 'kurmaylarınca' doğrulandı.
Evet, 'Öcal görevden alındı, yerine Aksoy atandı' diye.
Vaka 'haber' olarak kamuoyuna yansıyınca Öcal 'basın' açıklaması yaptı.
Yani olup-bitene yönelik 'karşı hamle' geliştirdi.
***
Ama dikkat çeken ve manidar olarak gördüğüm 'karşı atağındaki' üslubu.
'Genel Merkez tarafından görevden alındığına' ilişkin söylentiye net cevap vermedi.
Ne 'görevimin başındayım, ne de görevden alınmışım?' demedi.
27 Haziran'da yapılacak olan 'Kongrede' İl Başkanlığına adayım dedi.
Ve bunu açıklarken, 'üstü kapalı' kendisiyle uğraşanları da şu ifadelerle eleştirdi.
'Demokrasilerin en temel ve vazgeçilmez özelliği herkesi siyasete katarak bir yarış içerisinde halka hizmet fırsatı vermesidir.
Bu açıdan, icazet alma yeri sadece ve sadece halktır ve kongrelerin temel amacı sandığı halkın önüne koyarak, onların iradesini görmektir'!
Tabi bir de Türkiye'nin 3'üncü dünya ülkesi olmadığına da 'vurgu' geliştirerek; 'Bu yarışta demokrasi adına varız'.
***
İşte Öcal'ın bu demokrasi vurgusuna dün Milletvekili İhsan Arslan 'Çin'den cevap verdi.
Hem de; kendi 'deyimiyle?'!
'Siz Diyarbakır İl Başkanlığına Demokrasiyle mi geldiniz?'.
Yani! Çünkü Öcal da bir önceki AK Parti İl Başkanları gibi 'Genel Merkezin' atamasıyla göreve geldi.
Ki AK Parti'nin 'teşkilatlanma' tarihinden bugüne kadar Diyarbakır 'özeline' baktığımızda Başkanların 'bir teki' dahi.
Demokrasinin 'nimeti' ve vazgeçilmezi olan 'Seçimle' gelmiş değil.
Şöyle ki; Nezir Koçlardan, Abdurrahman Kurt'a. Abdurrahim Hattapoğlu'ndan Ahmet Öcal'a.
Ve her seferinde 'atama' yapılmış. Atama yapılan isim 'delege ve kongreye' tek liste olarak gitmiştir.
Şimdi tablo böyle olunca Arslan'ın 'Siz demokrasiyle mi geldiniz?' sorusu haklı bir pozisyon alıyor.
***
Siyaset nankör bir icraat noktasıdır. Çünkü 'hep birileri' sömürülerek bu aktive yürütülmüştür.
Öcal dün görevi Hattapoğlu'ndan almıştı. Bugün de Aksoy 'kendisinden' almaya çalışıyor.
Onun için de; 'gocunmamak' gerekir.
Ancak Öcal eğer dediği gibi Kongrede 'aday olursa' ve seçime girip 'Başkanlığa' teveccüh edilirse.
İşte o zaman 'Demokrasiyle gelen demokrasiyle' gider diyebilir.
Siyasetin duayenlerinin dediği gibi; 'Öcal siyasi geleceğini riske atıyor' fikriyle.
Öcal kendisiyle 'uğraşan' milletvekillerine ve parti genel merkezine rağmen.
Siyaset minderinden 'vuruşarak' ayrılmak istiyor.
Sonuç itibariyle; AK Parti'deki bu 'hamur' daha çok su alacak.
Onu da bekleyip göreceğiz; 'demokrasi' minderinde kim galip gelecek.
Kim tuş olup 'minderden' çekilecek.
***
MALUM BELGENİN KÖPÜĞÜ
Gelelim 'malum' belgenin Ankara'da yarattığı 'fırtına'!
Askeri savcılık önceki gün açıkladı.
'Belge' fotokopi. Albay Çelik'e ait olduğu söylenen 'imzanın' gerçekçiliği 'anlaşılmış' değil.
Ne sahte, ne gerçek. Muamma. Tabi Genelkurmay için de 'Bu belge Genelkurmayın bilgisayarından çıkmış değil.'
Takibata gerek yok'.
Kimi ifadeler 'net', kimi ifadeler ise 'yoruma' açık.
Böyle olunca da; 'kafalar' daha bir sorular geliştirerek karıştı.
Acaba 'hakim' oldu?
Top şuan için 'Sivil Yargıda'! AK Parti'nin 'suç duyurusu'!
Ergenekon yapılanmasına ilişkin soruşturmayı yürüten Savcı Zekeriya Öz'ün 'takibatı'!
Buradan 'gelebilecek' sonuç, aslında yeni senaryolar üretecek.
Anlayacağınız; AK Parti İl Başkanlığı 'polemiği' gibi.
'Malum belgenin' hamuru daha çok su alacak.
Bugün Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un yapacağı 'basın toplantısı da' önemli.
Özellikle de; 'malum' belgenin ekseninde Askerin 'beyninde' gelişen fırtınanın 'durumu' noktasında.
Çünkü 'asker' bir süredir 'suskundu'!
***
RANDEVU TALEBİ ÇEKİLDİ
Gelelim 'DTP'nin' Randevu talibine.
Hani bir deyim vardır; 'Fazla naz aşık usandırır' diye!
Detaylandırırsak 'deyimi'! "Kişinin kaprislerine yakınları bir süre katlanabilirler.
Ama bu naz devam edecek olursa etrafındakilere de sıkıntı verir".
İşte Başbakan Erdoğan'dan 'randevu' talep eden DTP'nin 'mevzusu' gibi.
DTP günler değil, haftalardır Başbakan'dan 'haber' bekliyor?
'Randevu taleplerinin' kabulü veya reddi noktasında. Ne evet, ne hayır?
Her ne kadar Başbakan Erdoğan 'çatışmaları' kalkan olarak gösterdiyse de.
Gerekçe 'tatminkâr' değil.
Nitekim DTP de 'sabrın bir sınırı' var deyip önceki gün deklare etti.
'Randevu istemini geri çektik' diye!
***
Farklı bir düşünce hasıl olmuyor değil?
Şöyle ki, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bir ilk geliştirdi.
'Çin gezisine', DTP Genel Başkan Yardımcısı Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş'ı 'davet' etti.
Ki bu haberi de ilk olarak okurlarına Diyarbakır Söz olarak bizler 'duyurduk'.
Bilgiyi Çin Dostluk Gurubu Başkanı İhsan Arslan'dan almıştım.
Şimdi 'hakem' konumu bulunan ve tüm siyasi mülahazalardan uzak olan Cumhurbaşkanlığı makamı;
'Kürt sorunu ve DTP'nin siyasetine' böylesi yaklaşım gösterirken.
Başbakan 'çözümleyici' vasfında duruma 'elinin tersini' gösteriyor.
Yanlış ve bıkkınlık veren bir 'naza çekilme!