RESMİN BÜYÜKLÜĞÜ!…
Her ne kadar "sırlar" ayrıntıda saklıysa da!.. Resmin büyüklüğü; "gayenin" hedefini, deşifre eder!.. Son günlerde, "peş peşe" yaşanan hadiseler silsilesi; bir resmin büyüklüğüdür!!.. Sizi bilmem, ama bendeki fikriyat, "büyük resmin" bütününü teşkil ediyor.. Yani birbirlerinden ayrı değiller!…
***
Neydi, resmin parçalarındaki "olağanüstü" hadiseler!… Mülteciler, sığınmacılar, göçmenler üzerinden, "Suriyelilerin" gündeme getirilip, "göç" odaklı, iç dalgalanma yaratmak!.. Ki, CHP'nin çıkışı, Bolu'dan gelen "ayırımcılık" söylemi!.. Bir ölçüde; "mülteci" alevini yaktı...
***
Bir diğer; kare!… Ankara, Afyon, İzmir.. Ve son halkası; Konya'da 7 Kürt vatandaşın, katledilmesi!.. Adli bir vakanın, 11 yıllık "içten içe" köpürmenin getirdiği vahşetle; "etnik kimlik" çatışmasının sonucu olarak, ortalığın alevlenmesi!… "Kürt-Türk" çatışması yaratmak!..
***
Ve son olarak da; Ülkenin ekseriyetiyle kıyı şeritlerindeki ormanlık alanların, "ateşe" verilerek yakılması!.. 38 İl'de 163 yangın.. Halen bu yangınların bir kısmının; ülkenin ve milletin oksijen deposunu "cayır cayır" ciğerleri parçalayarak yakıyor!…
***
Tabi, Pandemi, ekonomi sıkıntılar, toplumsal dengelerin alt üst edilişi.. Ve, içteki yıkım kadar dışarıdan gelen saldırıların, yarattığı travmatik hal!?… Kısacası büyük resimde okutulmak istenilen, hakikat şudur!… Topluma, yönetilemeyen bir Türkiye enjeksiyonu!… Ve buna ek, "toplum mühendisliği" kurgusundan, ahalinin medet umması!…
***
Ancak resmi büyütenlerin ana karakterinde şu vardır!.. Ne insanidirler, ne rahmanidirler, ne de vicdan denilen bir olguya sahiptirler!.. Çünkü "ölümden kaçana" çelme atıp, düşmesini isteyenlerdir.? Kendi ülkelerini "ateşe" atıp, celladına aşık olma gafletinin, bedbahtlarıdırlar!…
***
Özetle; Allah bizi bu "şer parazitlerden" bir an önce kurtarsın!… Çünkü, çok ama çok fena bir şekilde; "et yiyen virüs" misali, ülkenin ve milletin yaşam uzuvlarını yemeye başladılar bu parazitler!!… Arınmak lazım!?..
***
HANGİ DEVLET?….
Evet ya, "hangi devlet?"… Üreme gösteren "parazitler" yine iş başında.. Aslında, hep iş başındalar. En sıradan hadisede; "ortaya" çıkarlar… İktidarın da, muhalefetin de, milletin de, "devletinin" dışında, bir "devlet" algısıyla, öne çıkıyorlar… "Vesayetçi devlet!…"
***
Ve klasik ifade.. "Devlet gereğini yapmalıdır.. Devlet gereğini yapacaktır.." AK Parti devlet değil.. İktidar "hükümet" değil… Gibisinden; "salya" akıtılıyor.. Hele bir de, "TSK'yı, Askeri" içerisine dahil etmeleri.. Siz çekilin TSK'ya verin, gelsin algı üretimi!…
***
Olağanüstü hal-i durumdan vazife çıkaranlar, kimlerin nam-ı hesabına, kimlere "gel gel" yaptıklarını, bilmesek de!.. Yakın tarihimiz, "devletin ve milletin" yapısına paralel oluşumların bizatihi, "olağanüstü halin oluşturucuları olduklarını" bize bir çok kez göstermedi değiller!?…
***
THK İÇİN NE SÖYLESEM?…
Okur sormuş; "Türk Hava Kurumu" için ne diyorsun?.. Tabi soruya, ekleme de yapmış.. Geçmişi hatırlatarak.. Bir dönem; "Kurban eti ve derisi üzerine" kurduğu hegemonyayı da, anlatarak!.. Ve tabi ki, bizim THK için söylediğimiz; "emekli paşaların, har vurup, harman savurduğu, rant kurumu" sözünü de anımsatarak, hal-i duruma fikriniz nedir diye?…
***
O gün ne diyorduk ise, bugün de aynı noktadayız!.. Nitekim, "Kep düştü, kel göründü?"… THK'nın "kuruluş felsefesiyle" yönetim anlayışının "salih bir amel" beslemediğini!… Evet, THK her yönüyle, dün olduğu gibi bugün de; "çağın gerisinde" kalan, kurumların ilk sırasında!… Ve THK "tarumar" olmuştur!?..
***
Ki bu tarumar olmuşluğunun en önemli sebeplerinden biri de; yönetimlerin "rant odaklı" anlayış ve felsefelerinin, ağırlık basmasıdır!.. Olağanüstü gelirlerin, har-vurup harman savrulmasıdır!… Acziyetle, keyfiyetin buluştuğu beceriksizlikle oluşan "yönetimsel" didişmelerle, "kimlik kaybına" uğramasıdır!…
***
Her seçilen yönetim!.. Her başa gelen ismin; kurumsal yenilemenin, var olan uçaklarının bakım ve onarımının yerine; "eş, dost, ahbap, çavuş" ilişkilerine odaklı, milyonların indregandi edilmesi!… Kurban etini, kurban derisini, "hayır işlerine" değil, hayırsız işlere, günahkar masalara, eğlencelere "harcanması!..?"
***
"Kendi düşen" ağlamaz gerçeğiyle, "kayyuma" düşen THK'nın hal-i perişanlığında, Müslümanların "kurbanlarını, kurban derilerini" gasp etmeleri sonucu yapılan bedduaların da, hükmü yok değil!… Velhasıl; THK her yönüyle "kurumsal kimliğinden" sapmıştır!… İşlevsiz hale gelmiştir, kapısına kilit vurmak elzem hale gelmiştir!.. Benim fikri beyanım bu yönde.. Umarım okurun merakı ve meramı, yanıt bulmuştur!?..
***
HEY SİZ KLAVYE DELİKANLILARI!..
"Şer" fikir sahipleri,. Ülkesine ve milletine "ihanet" ediciler.. İktidar "hasımlığıyla" gözleri kor alan.. Muhalefet "hasetliğiyle" zihni, kapalı olanlar!… Aklı, felsefesi ve yaşamı, elin gavurunun nam-ı hesabına "faal" olanları.. Hepsi; bir kenara!… Onların amacı, hedefleri belli!… Biliyoruz ki, "iyi bir niyet" beslemiyorlar..
***
Siz, "klavye delikanlıları!… Siz öyle değilsiniz… Eleştiriler, tepkiler "demokratik" çerçevede, yeri ve zamanı gelince yaparsınız!.. O hak, her daim bakidir sizler için!..
Ancak gelin gücünüzü; "gün birlik günü" noktasında kullanın!… Klavyelerinizi, "birliğe ve dirliğe" teşvik edicilikte işleyin!..
***
Ona buna şuna, "laf" yetiştirmek yerine!.. Duyarlı, duyarsızlığı, laf etmek yerine!.. Güzel günlerin, huzurlu, mutlu, yaşanılır bir ülke ve Türkiye için.. Ormanlarımızın "yeşilliği", insanlarımızın "kardeşliği", Ülkenin de güçlü yarınları için, ele-güne karşı "el ele, yürek yüreğe", verip, üstümüze düşen sorumluluğu yerine getirelim..
***
Ne diyoruz, "sosyal medya" iyi niyetlinin elinde "rahmet, bereket, hayır, sevap, birlik ve dirliğe" kılıç olur!… Kötü niyetlinin elinde, fitne, garez, haset, düşmanlık, ihanet, kalleşlik, zulüm, vicdansızlık, şuursuzluk kılıcı olarak; kan akıtır!…
***
BİRAZ DA MORAL!….
Potanın Sultanları!.. Kızlar.. "Moralinizi bozmayın!… Siz ki, Tokyo'da, "madalya, şampiyonluk" almadıysanız da, başarılarınız; umut verici… Hele ki, Çin karşısında aldığınız başarı!.. Acı günlerimizde; "bize moral" oldu?.. Yüzümüze tebessüm geldi!… Maç gecesi; bölük-pörçük edilmek istenilen ülke ahalisine, "birlik ve dirlikte" tutkal oldunuz!…
***
Yıkılmayın, üzülmeyin, efkarlanmayın!.. Ve hiç merak etmeyin; kaybedilen madalya olabilir fakat performansınız, karakteriniz ve başarılarınızla sayısız kız çocuğu hayal etmek ve gerçekleştirmek gücünü kazanmıştır olduğunu da bilmeniz gerekir!…
***
Her hareketiniz, her potadaki hamleniz önyargılara smaç, klişelere aparkat olduğunu da unutmayın!… Gerçek şampiyonluk, emin adımlarla, yüreklere dokunup, dokunup büyüterek, gelir!.. Aksini düşünmeyin; gelecek baharı düşünün şimdiden!… Gülün.. Siz güldürdünüz biz de gülmenizi istiyoruz!…
***
GÜNÜN SÖZÜ?..
El alemi ayıplarıyla anan bir kimsenin, senden de teşekkürle bahsedeceğini zannetme!
***
Hayırlı cumalar…