TARİH BİZE EMANET, UNUTMAK BİZE YAKIŞMAZ?…

Söz Gazetesi’nin önceki günkü manşetinde dikkat çeken bir haber vardı: “Şehrin hafızası bakım istiyor.”

Haberde söz konusu edilen mesele, Osmanlı döneminin ilk Beylerbeyi ve Diyarbakır’ın Osmanlı hâkimiyetine geçiş sürecinin en önemli simalarından biri olan Bıyıklı Mehmed Paşa’nın kabrinin içler acısı hâliydi.

***

Beş asırlık geçmişe sahip olan bu kabir, taşıdığı tarihî değere yakışmayan bir görüntü içerisinde. Tarih kitaplarında fetihleri, devlet adamlığı ve bıraktığı eserlerle anılan büyük bir şahsiyetin mezarı; bugün ilgisizlik, bakımsızlık ve unutulmuşluğun gölgesinde kalmış durumda.

Oysa şehirler yalnızca yeni yapılan binalarla, yollarla ve modern yapılarla değer kazanmaz. Bir şehri gerçek anlamda zengin kılan; geçmişine, hatıralarına ve kendisine emanet edilen tarihî mirasa gösterdiği vefadır.

***

1515 yılında Diyarbakır’ın Osmanlı topraklarına katılmasının ardından şehrin ilk Beylerbeyi olarak görevlendirilen Bıyıklı Mehmed Paşa, yalnızca bir komutan değildi. O; aynı zamanda bir şehir kurucusu, önemli bir devlet adamı ve bir medeniyet taşıyıcısıydı.

Bugün hâlâ ayakta duran ve halk arasında Kurşunlu Camii olarak bilinen Fatih Paşa Camii, onun Diyarbakır’a bıraktığı en önemli miraslardan biridir. Bıyıklı Mehmed Paşa, hayatının izlerini taşıyan bu eserin haziresine defnedilmeyi vasiyet etmişti.

***

Ancak ne acıdır ki, eserleriyle şehre değer katan bir devlet adamının kabri, aynı ilgiyi göremiyor.

“İnsanın kıymeti hayattayken, eserin kıymeti ayaktayken bilinmeli” derler. Fakat tarihî miras söz konusu olduğunda kıymet bilmenin zamanı yoktur. Çünkü kaybolan bir taş, silinen bir kitabe, unutulan bir hatıra; sadece maddi bir kayıp değil, aynı zamanda bir hafıza kaybıdır.

Bıyıklı Mehmed Paşa’nın mezarı bugün tam da böyle bir tehlikeyle karşı karşıyadır.

***

Şehir Araştırmaları Merkezi Kurucusu Araştırmacı-Yazar Mehmet Ali Abakay’ın ortaya koyduğu arşiv çalışmaları, bu gerçeği açık biçimde gözler önüne sermektedir. Eski fotoğraflarda mezarın baş ve ayak taşlarının sağlam olduğu görülürken, bugün ayak taşının önemli bir bölümünün kaybolduğu anlaşılmaktadır.

Yani zaman yalnızca bir mezarı değil, aynı zamanda tarihî bir belgeyi de aşındırmaktadır.

Daha da önemlisi, mezar kitabesinin okunarak günümüz Türkçesine aktarılmasıyla çok kıymetli bir tarihî bilgi ortaya çıkmıştır. Kitabede Bıyıklı Mehmed Paşa’nın “Diyarbekir’in Emiri” olarak anılması, onun şehir tarihindeki yerini ve önemini açıkça göstermektedir.

***

Böylesine önemli bir şahsiyetin kabrinde bir tanıtım levhasının dahi bulunmaması, üzerinde ciddi şekilde düşünülmesi gereken bir durumdur.

Çünkü bazen bir levha, bir kitabe kadar değerlidir. Ziyaretçiye şunu anlatır:

“Burada sıradan bir mezar yok; burada bir dönemin hafızası yatıyor.”

Şimdi sorulması gereken soru şudur:

Diyarbakır’ın tarihine sahip çıkmak için daha ne kadar bekleyeceğiz?

***

Başta Diyarbakır Valiliği olmak üzere, Vakıflar Bölge Müdürlüğü, İl Müftülüğü ve şehrimizin milletvekillerinin bu tarihî sorumluluğa sahip çıkması gerekmektedir.

Bıyıklı Mehmed Paşa’nın kabri için yapılacak çalışma; büyük bütçeler gerektiren gösterişli bir proje değil, küçük ama anlamı büyük bir vefa adımı olacaktır.

Kabrin çevresi düzenlenmeli, gerekli koruma tedbirleri alınmalı, eksik mezar taşları arşiv belgeleri doğrultusunda yeniden ihya edilmeli ve ziyaretçilere bu önemli tarihî şahsiyet hakkında bilgi verilmelidir.

Çünkü geçmişini unutan toplumlar, geleceğini inşa ederken yönlerini kaybederler.

Diyarbakır’ın Osmanlı hafızasının ilk sayfalarında yer alan Bıyıklı Mehmed Paşa’nın kabri, kaderine terk edilecek sıradan bir mezar değildir.

Bu kabir; bir fetih hikâyesinin, bir devlet teşkilatlanmasının ve bir şehrin tarihî dönüşüm sürecinin canlı şahididir.

***

Tarihî mirasımıza sahip çıkmak, yalnızca geçmişe gösterilen bir nezaket değil; gelecek nesillere karşı taşıdığımız büyük bir sorumluluktur.

Unutmayalım:

Bir şehrin büyüklüğü, yalnızca sahip olduğu eserlerle değil; o eserlere ne kadar sahip çıktığıyla ölçülür.

Diyarbakır, tarihine yakışanı yapmalıdır.

***

GÜNÜN SÖZÜ

Bir milletin geçmişine gösterdiği saygı, geleceğine verdiği değerin en büyük göstergesidir.

 


Yorumlar

Yorum Yap