DİYARBAKIR 10. KİTAP FUARI

26 Eylül de başlayıp 4 Ekim de son bulan Tüyap kitap fuarı ilgililerine dolu dolu vakitler armağan etti.

Salon sayısı geçen yıllardan daha azdı. Her sene İstanbul’dan fuara katılan birçok köklü yayın evi de yoktu.

Çünkü zaman yanlıştı okulların henüz açıldığı, sıcakların bitmediği, tayincilerin ev taşıma arifesinde olduğu bir dönemde fuar olmamalıydı.

Bu öngörülemedi zannımca. Tabi ki milli sorunumuz enflasyon okur bazında kitap pahalılığı değil konu, yayıncılara verilen stant yerlerinin ücretleri artık dudak uçuklatıyor.

Batının hemen hemen tüm şehir ve ilçelerinde belediyeler fuar katılımcılarına kuponlar dağıtır, hatta önceki yıllarda Batman, Ağrı, Muş gibi doğu illerinde de işin maddi kısmının yükünü belediyeler üstlenirdi.

Belediyeden vazgeçtim hiç değilse Valilik, İl Milli Eğitim Müdürlüğü yahut Kültür Turizm Müdürlüğü veya bakanlıklar destek olsaydı maalesef onlarda destek olmadı destek olmayı bir kenara bırakın sanırım kitap fuarını ciddiye bile almadılar.

Katılan yerel yayın evleri kârı düşünmedi, olmak zorundayız şiarıyla hareket etti ama İstanbul’daki yayıncılardan bu tavrı bekleyemezdik elbette.

Şehrin ileri gelen yerel yönetim kurumları destek olmazken elin yayıncısının bize destek olacak hali yok.

Valilik gidiş gelişler için servis tahsis etmişti ama valilikten hiçbir yetkili hiçbir vali yardımcısı açılışta yoktu.

İl Milli Eğitim Müdürlüğünün standı vardı lakin Milli Eğitim Müdürü ne açılışa ne sonrasında fuara katılmadı.

Kültür Turizm Müdürlüğünden fuara katılım olmadı. Sanırım yine yukarıda birtakım hesaplaşmalar var, var da bu hıncı kültür ve edebiyattan çıkarmak ne kadar doğru.

İlk günlerde basına yansıdığı gibi durgun değildi sonraki günlerde canlandı ve hafta sonları oldukça kalabalıktı. Sayısız söyleşi düzenlendi. Her söyleşinin kendi kitlesi mevcuttu.

Yukarıdaki salonlarda düzenlenen söyleşilerde her yıl olduğu gibi özgür bir ortam vardı o mikrofonlara isteyen dilini haykırdı, isteyen dinini, isteyen ikisini.

 Çok şükür ki bu şehirde edebiyatı ve sosyaliteyi takip eden bir güruh var.

Kitap fuarlarında mevzu bahis kitap alım satımı değildir. Kitaplar zaten online kanallardan alınabilir.

Yazarlarla tanışmak, söyleşilerin konuları ve konuklarını dinlemek, birbirlerini sıklıkla göremeyen edebiyat camiasının fuar ortamında bir araya gelip kaynaşması ve fikir alışverişinde bulunduğu etkinlik alanıdır.

 Diyarbakır resimlerinden oluşan Amida sergisi görülmeye değerdi örneğin.

Dikkatimi çeken bir şey daha oldu bu sene fuardan kitap toplatılmadı. Hemen hemen her yıl polisler eşliğinde Kürtçe yayın yapan stantlardan bazı kitaplar mutlaka toplatılır yasaklanırdı.

O ekşi atmosfer ve görüntüler moral ve motivasyon dağıtılırdı. Neyse ki bu sene böyle olaylar cereyan etmedi bunu barış sürecinin adımları olarak okudum.

Hafta içi Amedspor ekibinin fuar ziyareti renk kattı. Fuarın son günü Adnan Selçuk Mızraklı ve Başak Demirtaş’a ilgi yoğundu. Odak da değişik propagandalar değil yazarlar, şairler, kitapların içeriği idi.

Önümüzdeki fuarlarda sanırım şehrin siyasi dinamik taşları yerine oturursa daha ferah, daha yoğun, daha kapsamlı fuar alanlarında buluşacağız okuyucuyla.


Yorumlar

Yorum Yap