ADAY BOLLUĞU MU?
Maşallah!
Aday bolluğu yaşanıyor.
Baksanıza.
MHP Diyarbakır İl Başkanı Teyar Karakoç'ta ifade ediyor.
Partilerine;
"Yoğun bir şekilde" aday adaylık başvurusu var.
Neyse!
Haber "İHA" mahreçli olunca belli ki, "ısmarlama".
***
Zaten.
Son dönemlerde ajans, bu alanda "üstüne yoktur" vasfıyla sipariş alıyor.
Özellikle; "siyasi" haberler adına.
Ne diyelim.
Ajans haberciliği bu kadar mı ucuz oldu?
Parayı veren mi,?
Abone olan mı "sipariş" veriyor.
İşte bu ayırımı bir netleştirebilirsek.
***
Gelelim.
Yoğun aday başvurusuna.
Ve aday adayı bolluğuna.
Doğrusu hal-i hazırda "pazar" iki partiye ait.
BDP ve AK Parti.
Hareketlilikleri, hâsıl.
O da şuan için;
Büyükşehir Belediye Başkanlığı kulvarında değil.
***
Tamamen;
Hareketlilik İlçe belediye başkanlıklarına yönelik.
"Rağbet" alanda yüksek.
Özelliklen de merkez ilçe dışındaki ilçelerde.
Ergani.
Silvan, Bismil.
Çermik.
Gelen rakamlar, "yok ya" dedirtiyor.
Mesela Ak parti için 15-20'den düşmüyor.
***
Kulp.
Hani, Hazro ve Çınar "sakin" görünen ilçeler.
BDP buralarda kendinden emin.
Hareketli.
Aday sayısı, AK Parti gibi "iki rakamlı" değil.
Ama "aday adaylığı" çekişmesi geçen dönemlere oranla yüksek.
***
Hiç kuşkusuz ki, rekabet.
Tercihsel çoğunluk olsun.
Demokratik bir kazanımdır.
Ama rekabetin ve yoğun talebin olduğu alanın da "arızasını" da gözardı etmemek gerekir.
Şöyle ki;
Parti "Küskünleri" barışır mı?
Kısacası "ben yoksam, niye…"
***
Garip bir hal daha var.
O da, Büyük ilçelerde "öne çıkan" eski siyasetçiler var olması.
İsimler sıkça zikrediliyor.
Yani, bir dönemin "atılları" şimdi yeniden "alan" kazanımındalar.
Öyle ki en sıradan bir ilçeye "fit" olan eski vekil dahi var.
Yeter ki, "koltuğum" olsun.
Bu koltuk, "ne melanet" bir koltuk ki, bağımlılık yaratıcı.
***
Eski solcular mı?
Boş durur mu?
Hele ki, AK Parti ve BDP'den "yüz" görmeyenler.
Şimdiler de alternatiflik arayışı içerisinde.
"Âlem" bizi görsün diye.
Hatta siyasetin yeni yüzü Hüda-Par'a bile kendini "tövbekâr" yapan var.
"Dirsek temas" misali.
Ne diyeyim.
Bu parti "onları" hazmeder mi, doğrusu biraz zor görünüyor?
***
Siyasette "iki yüzlülük" kaçınılmazdır.
Eee.
Ne demişler siyasetin mayasında var.
Dedik ya.
Aday çokluğu var.
Bugünlerde;
Ankara'nın "yollarını" aşındırıyorlar.
Tabiri caizse, "ipini" koparan orda.
***
Ahbap-çavuş ilişkisi oluşturmak.
Vekillere "şirin" görünmek.
Parti Genel merkezinin "teveccühüne" nail olabilmek için.
Gelen haberlere göre.
Öyle bir; Ankara akınlığı var ki.
Oteller "dolmuş".
Akraba-dost bulmayan, "otomobilinde" sabahlıyormuş.
***
Yazık.
Bu uğurda evini satıp giden bile var mış?
Son koz fırsatı olsun.
Ha gayret, bir belediye başkanlık koltuğunu kapayım.
Bu olmazsa bari Belediye Meclis üyeliği olsun.
Evet,
Hepsi kendine münhasır ayrı bir kulis.
***
Biliyorum.
Hepsinden öteye merak edilen;
"Büyük Başkan" kulisinde ne var-ne yok sorusunun cevabı?
AK Parti için de,
BDP için de, "hali hazırda" net ve kesinlik söz konusu değil.
Ama.
Önümüzdeki haftadan itibaren, şuan ki fulü orta; "netleşir".
***
BDP.
Malum "Kadın Başkan" kotasını uygulayacak.
Baydemir'in yerine, "kadın" başkan.
Şuan dört izim var.
Emine Ayna,
Zübeyde Zümrüt,
Meral Danış Beştaş
Ve Ayla Akat Ata.
***
Dört isme, "kamuoyunun" tercihi farklı.
Ama öne çıkan isim;
Eğil'li,
Batman Milletvekili Ayla Akat Ata.
Öcalan'la "son görüşen" isim.
Bir dönem de, "avukatlığını" yapmış.
Şuana kadar.
Farklı bir mülahazayla "gündeme" gelmiş biri değil.
***
Bir diğer isim de Meral Danış Beştaş.
Parti Genel Başkan Yardımcısı.
Bölgenin sorunlarına vakıf biri.
Ve tabi ki Diyarbakırlı oluşuyla; "öne çıkan" isim.
Diyeceğim.
İkisi üzerinde bir "tercih" yarışı görünüyor.
***
AK Parti.
Hazırda;
Adaylık için "ben varım" deyip, sahaya çıkan yok.
Kuliste konuşulanlar var.
Ki bunlardan, "Nihat Hatipoğlu" vardı.
Ancak, "ben yokum" dedi.
Tabi beyanatında, 2016'deki seçimler için de, "mesaj" verdi.
Aday olursam, "sonuç" alırım diye.
***
Tabi;
Bakan Mehdi Eker'den de söz ediliyor.
Hafta içerisinde;
Diyarbakır'da sordum, durumunuz nedir diye "yokum" dedi.
Ancak, Kulislerde Başbakan "O'nu düşünüyor?" iddiası var.
Eee.
Başbakan "isterse" olur mu- olmaz mı, onu göreceğiz.
Galip Ensarioğlu'nun da "adı" geçiyor.
***
O'na da sordum.
"Niyetim yok" dedi.
Ama bir eklentisi oldu;
Başbakan bu görevi verirse, "seve…seve…seve…" aday olurum.
Bir de.
Abdurrahman Kurt'tan bahsediliyor.
"En çok isteyenmiş?"
Sahi Başbakan'ın "milletvekilliği" için üzerini çizdiği birini.
"Aday" gösterir mi?
Garip.
***
Sonuç itibariyle.
Resmi bayram tatil bitti, mesai başladı.
Meclis'te iş başı yaptı.
Anlayacağınız.
Siyaset mevsim soğukluğuna karşılık "haylı sıcak" bir döneme giriyor.
Adayları.
Tercihsel "kriterleri".
Olması gerekenler,
Olmaması gerekenleri bir süre daha hasb-i hal edeceğiz.
Şuan; "seçim kulislerindeki" döngü bu.
***
BU HAFTA KAYBETTİK.
Futbolda, Şansız bir hafta yaşadık.
Belediye deplasmanda Nazilli'ye yenildi. 2–3
Yeni Diyarbakır ise ev sahipliğinde Denizli'ye "puan" verdi. 1–1
Ne diyelim haftaya, "telafi" etme sözüyle!
Geçmiş olsun.
***
BAŞSAĞLIĞI
Hiç kuşkusuz ki yaşam ölüme bir köprüdür, geçicidir.
Sonu vardır. O da varacağı nokta, "el hak" ölümün tecellisidir.
Ölüm evrenseldir. Herkes için; "kaçınılmazdır".
***
İmanın hakkaniyetiyle;
Sevgili Prof. Dr. Kenan Haspolat,
Dün annesi Şahide Haspolat'ı,
Dostum Ramazan Şimşek'te,
Babası Hacı Davut'u kaybetti.
***
Acılarını paylaşır.
Kaybettiklerine, Allah'tan rahmet.
Sevenlerine de, başsağlığı dilerim.