Baki olan insanlıktır!
Makamlar.
Mevkiler ve tabi ki yetkiler!
Yaşamın seyr-ü seferinde, ikame edilen görevler!
Kişi ve kişiler için; baki değil, geçicidir.
Zamana, dönemlere göre "değişir."
Tabiri caizse biri gelir-biri gider!
***
Ama velâkin;
Varlığı kabul edilen, baki olan "insanlıktır".
Kişi için.
Birey, Aile ve toplum, makam-mevki önemsizliğiyle baki olan;
"Bu kubbede bir hoş seda" bırakmak!
Dostluktur.
İnsani duygularla baki olan; "yürekleri" buluşturmaktır.
***
Evet.
Dün, bir dostu İzmir'e uğurladık!
Mustafa Toprak.
Gerek valilikteki uğurlama…
Gerekse de havaalanında duygu yüklü görüntüler hâkimdi.
Gazeteci olarak çok sayıda bürokratın gelişine ve gidişine şahit olduk.
Hepsinin arkasında "ya eleştiriler, ya da övgüler" yapıldı.
***
İşte dün yazmıştım;
Eski O.Hal Bölge Valisi Hayri Kozakçıoğlu’nu!
1987 ila 1990.
4 Yıl, Sıkıyönetim sonrasında, O.Hal valisi olarak görev yaptı.
Bugün; üzerinden 22 yıl geçti.
Ki önceki gün; "intihar" iddiasıyla, öldü.
Göğsünden "tek kurşunla" vurulmuş vaziyette.
***
Kozmik bir geçmişe.
Karanlık bir yaşama sahip.
Öyle ki ölümü de; "Meçhulliyet" içeriyor, karanlık!
Peki.
Gerideki "enkazıyla" arkasında "iyi konuşan" kimse var mı?
Yok.
Olmaz da, nasıl olsun ki?
Şöyle dönüp bakalım; "var mı" hayra yönelik bir hoş sedası!
Yok.
***
Ama!
Birçok Vali ve Emniyet Müdürü vardır ki.
Diyarbakır'da,
Bölgemizde görev yaparken, geride bıraktıkları "hoş seda" ile anılmaktadırlar.
Yaptıkları iyi şeylerle,
Bıraktıkları itibar ve hizmetlerle hatırlanıp, konuşulmaktadırlar.
İsimleri zikredildiğinde, "yâd" ediliyorlar.
***
İşte Merhum Ali Gaffar Okkan,
İşte Hüseyin Avni Mutlu,
ve daha nice isimler!
Bunlar sadece aklıma gelenler.
Mustafa Toprak!
Pek tabi ki Toprak için iyi konuşmayan kesimler var.
"Yasaklarla" anıldı.
Özellikle; "toplumsal" mevzuular noktasında.
***
Elbette.
İnsan vasıfsal bazda "kusursuz" değil.
Yanlışı da,
İhmali de, olabilir?
Ama biliyorum ki;
Hukuksuzluklara imza atmadı, maddi amaçlı çıkar elde etmedi.
Birileri gibi; "menfaat" gözetmedi.
İhale, yolsuzluk ve usulsüzlük gibi; "rantlara" göz yummadı.
***
Evet,
Her şeyin ilacı zamandır, göstergesi zamanla ikmal olur.
İnanıyorum ki;
Vali Toprak’ın değeri o gittikten sonra anlaşılacak.
Dün kendisini uğurlarken güzel bir tablo vardı.
Çok içten ve samimi şekilde;
Diyarbakır’ı memleketi Erzincan kadar sevdiğini söyledi.
‘İzmir’i eviniz olarak bilin ve gelin’ dedi.
***
Konuşurken;
İzmir gibi büyük bir kente gittiği için sevinçliydi.
Ancak önemli işler başardığı Diyarbakır’ın sıcak atmosferinden ayrıldığı için de üzgündü.
Duyguların birbirine karıştığı bir uğurlama idi.
Dolu dolu geçen 3 yılın ardından hükümet tarafından ödüllendirildi.
Güle güle Toprak.
Allah İzmir’deki hizmetlerinizde yar ve yardımcınız olsun.
***
Şimdi yeni Vali Cahit Kıraç’ı bekliyoruz.
Kendisi bölgeyi biliyor.
Her şeyden önemlisi bu yörenin insanı.
Elazığ'ın Palu ilçesinden.
Zaza kökenli, diyorlar.
Devlet idareciliğinde ve bölge açısından da önemli deneyimlere sahip.
Bu açıdan sıkıntı yaşayacağını sanmıyorum.
İzmir’deki meslektaşlarımız onun yaptığı hizmetleri ve dolu dolu geçen 6,5 yılı anlatırken çok heyecanlandık.
***
Kıraç.
Çok önemli bir süreçte geniş yetkilerle geliyor.
İlk defa Türkiye’nin;
3 büyük ilinden birinde görev yapan vali Diyarbakır’a atanıyor.
Bu da özel ve geniş yetkilerle geldiğini gösteriyor.
Demek ki hükümet çözüm süreciyle beraber bölgede yeni politikalar üretecek.
Ben böyle bir izlenim elde ettim bu atamadan!
***
Buarada;
Söz İzmir’den açılmışken Diyarbakır-İzmir arasında sadece vali değiş-tokuşu değil bu aralar sıcak ilişkiler de gelişiyor.
İzmir’de önemli oranda Kürt ve Diyarbakırlı var.
Kozmopolittik bir şehir.
Ama aynı zamanda çözüm sürecinde sıkıntılı bir şehir.
Ulusalcı, Kemalist ve "Beyaz Türklerin" ağırlıkta olduğu bir metropol!
Bu açıdan heyetlerin karşılıklı ziyaretleri anlamlı ve önemli…
"Kardeşlik" köprüsü!
***
Doğrusu;
Bu köprünün ilk adımını, Diyarbakır atmıştı.
Yaklaşık, 1,5 ay önce!
Belediye Başkanı Osman Baydemir.
Ve kalabalık bir grup, Basın mensubu İzmir'e gitti.
Önceki gün de; İade-i ziyaret gerçekleşti.
İzmir’den 190 kişilik heyet Diyarbakır’a geldi.
Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, ilçe belediye başkanları, basın mensupları ve sivil toplum örgütlerinin yöneticileri.
Oldukça kalabalık ve donanımlı bir heyet.
***
Önemli mesajlar verildi.
Hem Baydemir
Hem Kocaoğlu’ndan gelen mesajlar çok şey ifade etti.
Bizler de davetliydik.
Ki bir gün önce; Başkan Baydemir aradı "bir arada" olalım diye!
Böyle ziyaretlerin yapılması elbette sevindirici olmalı.
***
Lakin;
Ben CHP’nin çözüm sürece bakışına takıldım.
Bir yandan çözüm sürecine karşı çıkacaksın.
Bunu engellemeye "cansiperane" şekilde çalışacaksın…
Diğer yandan Kürt dostu ve barış havarisi kesileceksin.
Ne kadar garip değil mi?
Batıda ayrı doğuda ve Diyarbakır’da ayrı telden çalma siyaset bu olsa gerek!
***
Boşuna söylenmiş bir söz değil; CHP'nin politikası "iki eksenli" diye!
Batıda "Beyaz Türklerin" diline,
Bölgede Kürtlerin diline merhem olmaya çalışmak galiba CHP’nin 90 yıllık politikası.
Bu politika artık halk tarafından yutulmuyor.
Herkes her şeyin farkında!
Ama CHP’yi yönetenler halen halkı kandırabileceklerini sanıyor.
***
Bunu tespit ederken.
Sakın kimse İzmir heyetinin gelişine karşı çıktığımı sanmasın!
Tam aksine çok olumlu buluyor ve destekliyorum.
Ancak CHP’nin ikiyüzlü siyasetini de görmek lazım.
MHP’nin çizgisi belli; şiddetle sürece karşı.
Çatlak yok!
Parti politikası deyip; "karşı" tez uyguluyor.
AK Parti ve BDP’nin duruşu zaten belli.
İki partide de sürece karşı çıkan yok.
Ancak CHP’deki durum tam bir samimiyetsizlik!
Sizce!