Bir vesayetin sorgusu!?
..Ve
“Darbe” teşebbüsçülerinin yargılandığı “Balyoz” davası karara bağlandı.
Dün mahkeme hükmünü açıkladı.
Buna göre;
Çetin Doğan,
Halil İbrahim Fırtına ve Özden Örnek.
“Cumhuriyeti İcra vekil heyetine cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs”ten, ceza aldı.
Önce;
“Müebbet” hükmü verildi.
Sonra,
Mahkeme ‘eksik teşebbüs” diyerek, ceza indirimine gitti.
Yani; Doğan, Fırtına ve Özden’in cezası 20 yıla indi.
***
Ya diğerleri.
MHP Milletvekili Korgeneral Engin Alan,
Emekli Orgeneral Ergin Saygun,
Eski MGK Genel Sekreteri emekli Orgeneral Şükrü Sarıışık,
Emekli Korgeneral Nejat Bek,
Emekli Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü,
Emekli Tuğgeneral Süha Tanyeri,
Emekli Albay Cemal Temizöz,
Koramiral Abdullah Can Erenoğlu,
Emekli Koramiral Kadir Sağdıç,
Bilgin Balanlı ve Deniz Cora'ya ise 18 yıl hapis!
***
Islak,
İmza aktörü Dursun Çiçek,
Ahmet Zeki Üçok ve Ömer Faruk Ağayarman'a da 16 yıl hapis cezası verildi.
Geriye kalan;
34 sanık hakkında beraat kararı.
Ki beraat alanlar tutuksuz yargılananlar.
Halen
Tutuklu bulunan 250 sanığın tutukluluk haline devam!
Nedeni de; davanın diğer kısmı sürüyor.
Duruşmada bulunmayan ancak ceza alan tutuksuz bazı sanıklar hakkında da yakalama kararı çıktı.
***
Evet,
20 aydan buyana süren, “Darbeye teşebbüs” davası, bu hükümle son buldu.
Karar, henüz “kesin” hüküm icra etmiyor.
Çünkü “temyiz” hakkı ve tabi ki Yargıtay evresi var.
Ancak, en çok mülahaza götüren nokta, “kararın” detay ve gerekçesi.
Önemli bir nokta.
28 Şubat’ın,
Özü itibariyle “hayat hikâyesini” ortaya koyacak, gerekçeli karar.
Adalet’in hükmüyle.
***
Sonuç itibariyle;
Her ne kadar dava süreci zaman bakımından,
Mahkemenin tutumu,
Ve ceza miktarı.
Sanıkların iddiaları, deliller “belli bir tartışmanın” malzemesi oldu ve edilecekse de.
Şu hakikat, kâmil oldu.
Yakın bir zamana kadar “darbe ve darbe teşebbüsü” yasalar ve zihniyetler ölçeğinde meşru görülüyor idiyse de, bugün artık öyle değil.
Çünkü
“Darbeler ve darbecilerin” neye hizmet ettiği, ortaya çıktı.
Ne vatan-millet sakarya.
Ne demokrasi, insan hakları ve hukuk üstünlüğü.
Ne de, Türkiye cumhuriyetinin bekaası.
***
Tamamen,
“Dış” etkenlerin, emir-komutası!
Kapital, kazanım.
Ve,
“Cunta” rejiminin daima, “vesayet” sahibi olabilmesi.
Millet değil,
Devlet “kutsiyetiyle”, varlık göstermek!.
***
İşte,
Bu hal-i zihniyet ve “vatan sevgisi(!)” maskesi düştü.
En önemlisi, dünya değişti.
Ve Türkiye değişti!
Demokrasi güç kazandı, “halkın iradesi” kısmi de olsa, “Milli irade” oldu.
Neticede,
Derler ya, “kep düştü, kel göründü”.
Hakikat, hasıl oldu.
***
İşte bunu;
28 Şubatçı zihniyet,
Darbe heveslileri anlamadı-anlayamadı.
Ağabeylerinin,
Yolunda gitme düşünceleriyle hareket ettiler; “değişimi” görmeden.
Akıbetleri “demokrasiye ve hukukun” nizamına tosladı.
Artık, Türkiye’de şu bilinecektir.
“Darbe ve darbeye teşebbüs”, vatan hainliğidir ve cezası müebbettir.
***
Gelinen nokta;
Türkiye için “bir dönüm noktasıdır.”
Bence, “bu dava” kendi varlığıyla;
Türkiye için “yeni bir evredir” ve Demokrasinin, hukukun ve Milli iradenin kazanımıdır.
Özü itibariyle; bir vesayet rejiminin yıkım görüntüsüdür.
Her ne kadar halen “uzantılar” var ise.
Direnç ve organizasyon içerisinde, faaliyet gösteriyor ise de..
Artık “muktedir” değiller.