BİZ NE DEMİŞTİK, ONLARIN CEVABI NE?

Demiştik ki.

Maşallah.

Yerel'de "aday" bolluğu yaşanıyor.

Aynen de öyle.

Baksanıza.

MHP İl Başkanı diyor ki; "yoğun aday başvurusu alıyoruz."

Olabilir mi, olmaz mı?

Diyarbakır siyasetiyle, yorum sizin.

Haber "İHA"dan servisli olduğu için dokunmuştum; "olabilirlik" noktasında...

***

 

Diyarbakır'ın "siyasetini".

Ve yereldeki "halk" teveccühünü göz önüne alarak.

Mevzuuya farklı bir gözlem inşa etmiştim.

Geçmişteki, bazı hadiseleri de zihinde hatırlayarak.

Buradan sormuştum;

Bu aday bolluğu "ısmarlama" üzerine mi haber oldu?

Parayı veren mi,

Abone olan mı "sipariş" veriyor diye?

Ve son ifadem;

Bu ayrımı bir netleştirelim olmuştu.

***

Sağolsunlar!

İHA, yönetimi konuya hassasiyet gösterdi.

Bir düzeltme metni göndermişler.

Öncelikle, teşekkür ediyorum bizi ciddiye aldıkları için.

Diyorlar ki.

Yazının "içeriği" gerçeği pek yansıtmamaktadır.

Ve devamında şu ifadelere yer vermekteler.

İfade ettikleri gibi bi okuyalım.

***

"MHP'ye yoğun bir aday adaylığı başvurusu haberi İl Başkanı Mehmet Teyar Karakoç ağzından verilmiştir.

Karakoç, açıklamasında Diyarbakır'da ilk defa bu kadar fazla aday adayının partilerine başvurduğunu açıklamıştır.

Bu haber MHP İl Başkanı tarafından yapılan açıklamadır."

Her siyasi parti gibi MHP'de İHA için haber potansiyeli olan siyasi bir partidir.

Ajansımız hiç bir şekilde bir partiyi diğerinden ayırt etmeden haber değeri taşıyan bir konu olduğunda bunu değerlendirir.

Diyarbakır tarihinde de ilk defa MHP'ye belediye başkan aday adaylığı için 30 kişinin başvurmuş olması da haber olarak değerlendirilip bu husus 'MHP'ye aday adaylığında yoğun ilgi' başlığı ile servis edilmiştir.

Bu haberin para karşılığı yapıldığı iddiası İhlâs Haber Ajansı A.Ş.’ne atılmış büyük bir iftira niteliği taşımaktadır.

Aday adaylığı sürecinde tüm partilere yapılan başvurular konunun önemine binaen İHA tarafından haberleştirilmektedir."

***

Evet.

Yazıdaki ifadeyle mevzuuya, böyle bir yaklaşım gösteriyorlar.

Ne diyelim şimdilik, kabulümüz olsun.

Ama "hamur çok su alır" derim.

Tabi dikkat çeken bir ayrıntı var.

O da, MHP'ye 30 aday başvurusu sayısından söz edilmesi.

Ki, haberde böyle bir "rakam" telaffuzu yoktu.

Ne gariptir ki, açıklamaya cuk diye "rakam" oturtulmuş.

***

Olsun.

Bir kez daha aday bolluğuna maşallah diyelim.

Bakalım.

Önmüzdeki günlerde görürüz, kamuoyunun karşısına "30 adayın" arz-ı endamının nasıl olacağını?

MHP'yle alakalı "akçeli" mülahaza hiç kuşkusuz ki ilk değil.

Hatırlarsak;

Geçtiğimiz Nisan ayının 18'ini.

***

O gün;

Yine MHP İl Başkanlığı basın toplantısı düzenlemişti.

Çözüm sürecine ilişkindi.

Habere giden, gazetecilerin eline birer "zarf" tutturulmuştu.

Haberciler ilk etapta parti "davetiyesi" diye zarfı çantalarına koymuşlardı.

Sonra bilahare bürolarına dönünce, "zarfta para olduğunu" gördüler.

Her ne kadar, kınandı ise de.

MHP İl Yönetimi bir üyenin "işgüzarlığı" dediyse de.

Yani diyeceğim.

Ve mevzuu ettiğim, "akçeli" haber servisi ve girişimleri mide bulandırıcı.

***

Bir de;

İş-Kur Diyarbakır müdürlüğünden bir not var.

O da, 22 Ekim'deki yazıma ilişkin.

Not Selahattin Bayram imzalı.

Tabi "İl Müdürü" sıfatıyla.

Ne diyor?

Diyor ki.

"İl Müdür vekilimiz Selahattin Bayram'ın ataması ile ilgili olarak, özellikle "geçici" ibaresi kullanılmış olup bu ibare doğru değildir.

İl Müdürlüğü görevine İl Müdürümüz Selahattin Bayram'ın "süresiz ücretli vekâlet" olarak yürütülmesi yönünde ataması yapılmıştır.

Bunun gazetenizde düzeltilerek yayınlanması."

***

Evet.

İl Müdürlüğü böyle diyor.

Ama ne gariptir ki, bendeki resmi belge öyle demiyor.

Yazıyı kaleme aldığım gün.

Ankara'dan "farklı bir görevlendirme" yazısı gönderilmişse bilmem.

Amma velâkin bendeki, atama belgesi böyle demiyor.

"Süresiz ücretli vekâleti" dahi söz konusu olmadığı gibi bilakiz, yalanlıyor.

Böyle bir ifade yok.

***

Bakın ne diyor o resmi belge?

25 Eylül 2013 tarihli.

Daire Başkanı Necmettin Esen imzalı.

Selahattin Bayram'ın görevlendirmesi.

Şöyle diyor yazı;

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından alınan 23.09.2013 tarih ve 434 sayılı yazıda;

İl Müdürlüğünüz İl Müdürü Nusret Baştaş'ın "sıhhi izinli" olduğu süre içerisinde, İl Müdürlüğü görevinin İl Teftiş Kurulu Başkanlığı İş Müfettişi Selahattin Bayram tarafından vekâleten yürütülmesinin uygun görüldüğü bildirilmiştir."

***

Yani Baştaş'ın "raporlu" olduğu süre için geçerliymiş, Bayram'ın görevlendirmesi!

Onun ötesinde hükmü yok.

Ki bu hal-i vaziyet; "geçiciden" öteye.

Neyse.

Aynı ifademi tekrarlıyorum.

Atamaya karşı ve tepkim yok.

Dediğim şudur.

Bir kurumun idaresi "taşıma suyla" dönmez.

Bir idari işlem varsa; o da "kesin" hükmü içermelidir.

***

Bir de...

Malumunuz üzre;

Baştaş Sinop'a İl Müdürü olarak atanmıştı.

21 Ekim'de "raporu" sona ermişti.

Gelip "göreve" başladı.

Aynı gün de, ilişiğini resmi olarak keserek ayrıldı.

İşte o gün giderken de; "vekâleti" müdür yardımcısı Mustafa Kurttekin'e bıraktı.

Nasıl olur?

Eğer "süresiz ücretli vekâlet" bir atama var ise.

Peki, bu ne denilmeli?

***

 

Eee.

Burası Türkiye.

Hele ki, Diyarbakır.

Ve muhatap bürokrasi ise, "mesele" kılıf don lastiği gibi.

Sonu gelmez.

Şunu da açıkça ifade edeyim.

Benim, buradaki mevzuuya odaklanmam "Sayın Bayram'ın şahsına" ve görev yetkisine değil.

Tanımam, etmem!

Benim üzerinde durduğum, mülahaza ettiğim kurumsal "politize" olmuşluk haledir.

Ötesi değil.

***

Bir de, yazıya ek bir not daha konulmuş.

O da, MEB'e "kura" ile alınan geçici işçi kadrosu.

Demiştim ki bu kuralarda "şaibe" var deniliyor.

Liste teslimiyle, noter anlaşmazlığı.

Çünkü kura deniliyor, MEB'e 543'e yakın personel alınacak.

Ama garip olan dört ayrı mekânda farklı isim listesiyle "kura" çekiliyor.

Bu neyin nesi?

Eleştiri ve dedikodu işte bu neyin nesinden gelmektedir.

Haliyle bizde, "durumu" mevzu ediyoruz.

***

Velhasıl.

Bugünkü hasb-i halimiz.

Önceki yazılara ilişkin, "gelen" cevaplar oldu?

Ne diyelim, görevimiz.

Halkın istek ve talebini kaleme almak.

Ve muhataplarla, "mülahaza" etmek.

Zaten ne demişler.

Bir yazı konuşulup-tartışılmıyorsa.

Cevap ikmal edilmiyorsa, demek ki "suya yazılmıştır."