KAYAPINAR’DA İHALE TARTIŞMASI, ÖĞRENCİLER MAĞDUR!

Yine Millî Eğitim’de soru işaretleriyle dolu bir süreç! Bu kez adres, Kayapınar İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü…

Önceki gün flaş bir gelişme yaşandı. Kayapınar İlçe Millî Eğitim Müdürü Kayhan Subaşı görevden alındı.

Yerine, Şehitlik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Mücahit Sanır getirildi.

Peki, bu müdür değişikliği neye işaret ediyor?

Bir süredir gündemde olan ve basına da yansıyan öğrenci taşıma ihalesine ilişkin iddialarla bu değişiklik arasında bir bağlantı var mı?

Kamuoyunda bu yönde sorular gündeme geliyor.

Elbette süreçte yanıt bekleyen sorular var.

Özellikle de:

Kamu ihalesini kazanan bir firma neden sözleşmeyi devretmek zorunda kaldı?

İdarenin işlemleri neden bir gün arayla değişti?

Ve milyonlarca liralık bir kamu alımında rekabet nasıl sağlandı?

 

 

***

 

İhale sürecine ilişkin şikâyet dilekçesinde yer alan iddialar, bu soruları daha da önemli hâle getiriyor.

Yargıya sunulduğu belirtilen şikâyet dilekçesindeki anlatıma göre, Kayapınar İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünün 2026-2027 eğitim öğretim yılı öğrenci taşıma hizmeti alımının birinci kısmını Servet Güneş firmasının kazandığı ifade ediliyor.

EKAP üzerinden 7 Eylül 2026 tarihinde gönderilen bildirimde, sözleşmeye ilişkin belgelerin uygun bulunduğunun belirtildiği aktarılıyor.

Yani ilk bildirimde, belgelerin uygun olduğu ve ihale sürecinin firma lehine ilerlediği!.

Ancak bir gün sonra, 8 Eylül’de yeni bir bildirim gönderiliyor.

Bu kez teknik şartnamenin 8’inci maddesi gerekçe gösterilerek belgelerin eksik ve uygun olmadığı bildiriliyor.

Peki, bu ne anlama geliyor?

Bir gün önce uygun bulunan belgeler, ertesi gün hangi gerekçeyle uygun görülmedi?

Bir gün içinde ne değişti?

Bu değişikliğe hangi değerlendirme ve gerekçeler dayanak oluşturdu?

Bizde meçhul?

 

***

 

Ama şikâyet dilekçesinde yer alan iddialar, bir şeyler söyletiyor. Ki iddialar bu sorularla da sınırlı değil.

Firma yetkilisi Muzaffer Güneş, sürece itiraz ediyor.

Ve şikayet dilekçesi sunuyor.

Güneş, sözleşmeyi ihalede ikinci sırada yer alan firmaya devretmesi yönünde baskıyla karşılaştığını öne sürüyor.

Anlatımına göre kendisine, aksi hâlde teminatının yakılacağı, ticari hayatının zarar göreceği ve ihalelere katılmaktan yasaklanabileceği yönünde ifadeler kullanıldı.

Dilekçede ayrıca bir şube müdürünün firma yetkilisiyle WhatsApp üzerinden iletişime geçtiği, sözleşmenin devredilmesine yönelik bir dilekçe hazırlamasını istediği ve firma tarafından hazırlanmış gibi sunulabilecek bir dilekçe şablonu gönderdiği iddia ediliyor.

Bütün bunlar, şikâyet dilekçesinde yer alan iddialar…

Şikâyetçinin beyanına göre süreç, 11 Eylül 2026 tarihinde ikinci sıradaki firmayla sözleşme imzalanmasıyla sonuçlandı.

 

***

 

Elbette bunlar, şikâyet dilekçesinde yer alan iddialar. Henüz kesinleşmiş bir yargı kararı içermiyor.

Ancak iddiaların niteliği ve kamu hizmetini ilgilendiren boyutu, konunun açıklığa kavuşturulmasını, elzem kılıyor.

Şikâyetin yargıya taşındığı, Valilik nezdinde de idari inceleme başlatıldığı biliniyor. Bu süreçlerin kapsamı ve geldiği aşama, zaman gösterecek.

Bu arada, olayın basına yansımasının ardından ilgili şube müdürü de bir açıklama yaptı.

Hakkındaki iddiaların olayla ilgisi bulunmadığını savunan müdür, kişilik haklarının hedef alındığını ve gerçeklerin çarpıtıldığını ileri sürdü. Ayrıca ilgili kişi ve yayın organlarına karşı maddi ve manevi tazminat davası açmaya hazırlandığını belirtti.

 

***

 

 

Velhasıl…

Çok yönlü ve yanıt bekleyen sorularla dolu bu meselede açıklığa kavuşturulması gereken başlıklar çok.

Biz özetlersek.

İhale sürecindeki kararlar hangi gerekçelerle alındı?

Sözleşme devri hangi koşullarda gerçekleşti?

İdarenin işlem ve değerlendirmelerinde hangi kriterler esas alındı?

Eşitlik ve rekabet ilkelerine uyuldu mu?

Mesele artık ilgili yargı ve idari makamların incelemesinde.

Bekleyip göreceğiz.

Temel beklenti; etkili bir inceleme ve soruşturma yürütülmesi, iddiaların açıklığa kavuşturulması ve sonuçların kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmasıdır.

 

***

BU FOTOĞRAFA PÜR DİKKAT BAKALIM!

Kayapınar’ın Yolboyu Pirinçlik Mahallesi…

16 Ekim 2026 tarihinde çekilen fotoğrafta, öğrencilerin yolda yürüdüğü görülüyor.

İddialara göre servis hizmetinin sağlanmaması nedeniyle öğrenciler, “tabana kuvvet” diyerek okula gitmek zorunda kalıyor.

Ortada ciddi bir mağduriyet iddiası var.

Yetkililere yönelik çağrı ise açık:

“Servis istiyoruz!”

Söz konusu okullar şunlar:

      •     Yahya Kemal Beyatlı Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Ortaokulu

      •     Pirinçlik Anadolu Lisesi

      •     Pirinçlik İlkokulu

Peki, öğrencilerin yaşadığı mağduriyetin nedeni ne?

Öğrenci taşıma ihalesindeki süreç mi bu mağduriyete yol açtı, yoksa hizmetin yürütülmesinde başka sorunlar mı yaşanıyor?

 

***

GÜNÜN SÖZÜ

İhalelerde kimin kazandığı kadar, çocukların eğitim hakkının nasıl korunduğu da önemlidir.


Yorumlar

Yorum Yap