İNSANIN ŞİFASI

İnsanın şifası, kendine iyi gelen şeylerin sayısını arttırmakta yatar.

HEM ZİHNİ HEM FİKRİ ROTA DEĞİŞİKLİĞİ

Seyahat etmek falan değil mesele; 3 günlüğüne bir sahil kasabasına gidip yine aynı plazada Zoom toplantısı yapmak hiç değil. İnsana iyi gelen, beynin klimalı odasından çıkıp cereyanda kalmasıdır.

Bazen adını bile doğru düzgün söyleyemediğin, sana tamamen yabancı bir sokağın ortasında kalakalmak gerekir. Dili anlamazsın, tabelaları okuyamazsın; o an zihnin o muazzam panik ve uyanış halini yaşar.

 Güvenli liman dediğin yer aslında bir hapishanedir. O limandan çıkıp denizin orta yerinde dalgayla boğuşmak, insanın kendi fabrika ayarlarına dönmesini sağlar.

Dünyanın ne kadar büyük, senin dertlerinin ise ne kadar ofis boyu kadar küçük olduğunu başka türlü idrak edemezsin.

Yapılan istatistikler de insanların hayatlarını terapilerden sonra değil seyahatlerden sonra değiştirdiği gözlemlenmiş.

KARŞI KIYIYA GEÇMEK

Hiçbir risk almadığın, kimseyi şaşırtmadığın, kimseyle kavgası olmayan o pürüzsüz hayat var ya; işte o, ruhun mukavva gibi ezilmesidir.

Risk almak dediğimiz şey, film sahnelerindeki gibi uçurumlardan atlamak falan değildir. Çoğu zaman gündelik hayatın senaryosunu yırtıp atmaktır. Yıllardır katlandığın bir işi "artık yetti" diyerek bırakabilmektir.

Hiç bilmediğin bir zanaata, parmaklarının kanayacağını bile bile sıfırdan başlamaktır.

 Hata yapma lüksünü (aslında zorunluluğunu) yeniden kuşanmaktır. İnsan, ancak duvara çarptığında kaskını çıkarıp etrafına bakar; sarsılmadan uyanan insan yoktur.

EKSİLMEK – EKSİLTMEK

Sert bir şaka yapmıyorum azalmak, eksiltmek. Eşyadan, kalabalıktan, koca koca cümlelerden ve fevkalade lüzumsuz hırslardan, size hiçbir şey katmayan insanlardan, sayısız ayakkabılarınızdan vazgeçmek.

Bir şeyleri almak değil, elindekileri fırlatıp atmak insanı hafifletir. İstekleriniz belki de ihtiyacınız değildir.

BEST OF ŞİFA

Birinin hayatını kolaylaştırmak. Yardım ve yataklık karşıdakinden çok size şifadır gözle görülmez elle tutulmaz ama. Hiç denemediyseniz bugün deneyin sizden bir şey istenmese bile birine omuz verin.

DOĞA SENİ ÇAĞIRIYOR

İnsanın ve evrenin karbonları aynıdır. Tabiatı o yüzden herkes sever. Akan bir nehri izlemeyi, dağ patika yürümeyi, yağmurda yürümeyi, ot toplamayı standardımız haline getirmezsek özümüzden kopuş çok yakındır.

OKU OKU OKU!

Okuyan insan kolay kolay nitelikli kötülük işleyip dünyayı kirletemez. Okumak içeriyi onarmak, şifayı önce kendine sürmektir. Okumak kendini bilmek-bulmak ve kendini tanımanın ilk yoludur.


Yorumlar

Yorum Yap