MAŞALLAHI(!) VAR KARAYOLLARININ?(I)

Malumunuz!

Siyasiler için bölgenin "medarı iftiharı" olan(!) Karayolları 9. Bölge Müdürlüğü.

Evet.        

Ne yazık ki, bu kurum "tepeden tırnağa" dökülüyor.

Tabiri caizse; "nereye el atsanız" elinizde kalacak düzeyde enkaz bir hale gelmiş.

***

Köşenin, müdavimleri hatırlarlar.

Bir süre önce;

"Karayollarında neler oluyor" başlıklı haber ve yorumum vardı.

Müfettişlerin "raporlarına" istinaden!

İhalelerin "adrese" nasıl teslim edildiği?

Müteahhit firmaların; "Birim fiyatlarını" nasıl değiştirdiğini?

Kimlerin; "müteahhit ve kurum idaresi" arasında, aracılık ettiğini.

***

Tüm bunların; "icrasının" deşifresiyle.

Müfettişlerce.

Haklarında "idari" ceza uygulanan, idari zevatı da.

Bölge Müdürü Şamil Güven dâhil.

Velhasıl; "derin kirliliği" içeren işleyişi buradan aktarmıştım.

Ve yetkilileri de "sorumluluğa" davet etmiştim.

Yeter bu rant çarkının dönüşü!

***

Sadece; 2014 yılı için.

Karayolları 9. Bölge Müdürlüğünün bütçesi; "eski para" birimiyle birkaç katrilyon.

Duble yollar.

Çevre yollar. Yeni imalat, asfalt kaplama.

Gibi; "yol işlerinde" harcanan büyük meblağ içeren bu "bütçeye" ne yazık ki, büyük bir ihanetlik yapılmaktadır.

Yani yerli-yerine "harcanmadığı" gibi.

Harcanan ve yapılan yollar da; "kısa ömürlü" kimi, iki ay bile dayanamaz durumda.

***

"Karayollarında neler oluyor?" yazım üzerine, Bakanlıktan müfettiş geldi.

Ki iki hafta süreyle; "inceleme" yaptı.

Tabi salt, Diyarbakır bölgesi değil.

Özellikle, Bismil, Mardin Kızıltepe ve Silopi-Cizre.

En önemlisi de; Siirt karayolu için.

Müfettişler gelip gittiler? Nasıl bir rapor hazırlayacaklar bilmem.

***

Ama gelen istihbarı bilgiler. Ki teyide ihtiyaç var.

Lakin denilen şu?

Diğer müfettiş raporları gibi; "sumen" altı edilecek.

Çünkü bir önceki müfettiş raporlarında "usulsüzlük ve görevi kötüye kullanma/ihmal" tespitine rağmen, "idari" cezayla sınırlı kalınmıştı.

Adli bir soruşturmaya "gerek yok" denilerek!

***

Düşünün; "kınama" alan.

Maaş kesme cezası alan.

Uyarı alanlar dâhil.

Tüm idareciler ve personel hala da aynı görevde.

Ve bildik misali; "icraatlarına" devam ediyorlar.

Eee.

Diyeceksiniz balık baştan kokar.

Aynen de öyle!

Genel müdürlükteki "görevden alma ve istifalar" boşuna değil.

***

Başyazarımız, Mehmet Ali Altındağ.

Dünkü yazısında;

Karayollarını kısm-i olarak dillendirirken; "Ey vekiller, vekillik yapın" çağrısını yapmıştı.

Ve yol imalatından söz etmişti.

Özellikle; "Çevre yolları" için.

Çünkü daha iki aylık bir ömre sahip yollarda "çökme" olduğu.

Bazı bölgelerde; "yaylanmaların" yaşandığı.

En önemlisi de; şehir dışında "kaldırım" yapılması.

***

Dün, bahse konu yolları yerinde inceledim!

1.5 ay önce de; "turlamıştım".

Ergani-Siverek.

Hem çevre yolu, hem de şehir içerisinden uzanan yol.

Mardin yolu.

Bir de, çevre yolu ile havaalanı bağlantı yolu.

***

Hava kısm-i yağışla idiyse de, gezdim!

Hakikatten.

Altındağ'ın "anlattıkları" gördüklerim karşısında, "devede kulak bile" değil.

Manzara der demez insana şunları söyletiyor.

***

Bir kurum bu kadar mı; "keyfiyet" içerisinde olur?

Bir kurum bu kadar mı; "vurdumduymaz" olur?

Bir kurum bu kadar mı; "sorumluluk" bilmez.

Bir kurum bu kadar mı; "çiftlik" gibi, kullanılır?

Bir kurum bu kadar mı; "devlet malı, deniz…" misali olur.

Bir kurum bu kadar mı; ülkeye ve bölgeye "ihanetlik" içerisinde olur?

Bir kurum bu kadar mı; "bonkörce" müteahhitlere milyonlar peşkeş ettirilir?

***

Bir kurum bu kadar mı; "Politize" olur ki, siyasetçilerin "cirit" alanı haline gelir?

Bir kurum bu kadar mı; "yolsuzluk ve usulsüzlüklerle" gündeme gelir?

Bir kurum bu kadar mı; "müfettişlerin" raporlarına rağmen, idari koruma-kollaması olur?

Bir kurum bu kadar mı; kurumsal işleyişinde, "ehliyetsiz ve liyakatsiz" kalır?

Bir kurum bu kadar mı; cüretkâr olur da, devletin milyon liralarını "çöpe" atar?

Ve daha sayabileceğimiz nice; "olumsuzluklar?" var.

***

Bakın; Seyrantepe'den, Ergani'ye uzanan yol!

Deve Geçidi, köprüsü'ne kadar.

Bu yol, "daha iki ay olmadı" biteli.

Bu güzergâhı kullanan; "sürücüler" bilir ve yaşıyorlar.

Yol'daki "imalat" tabiri caizse sıfır.

Çökme, çatlama, döküntü.

Hele ki, "yağan bir iki damla" yağmurla oluşan köstebek vari çukurlar.

"Bu nasıl bir yol" dedirtiyor.

***

Bir kaç uzmandan sordum gördüklerimle alakalı!

Nedeni nedir diye?

Sıcak asfalt karışımında; "kullanılan" malzeme!

Dökülen, "asfalt" oranı'yla ilişkilidir.

Yani, "asfalt karışımında" kullanılan Mucur denilen "malzeme" ya kırma taş olmalı, ya da kırma "çakıl" taş olmalı.

Burada muhtemelen kullanılmamış!

Adına taş denilen "beyaz" Mucur var.

Kum-kireç gibi; "çok kısa" zaman içerisinde, döküntü haline geliyor.

***

 

Bu malzeme kullanılmış!

Hem ucuz, hem kalitesiz.

Yol yapımı esnasında çevredeki artıklara baktığım da "hakikatten de" bu malzeme kullanılmış.

Eee.

Durum böyle olunca.

İki ay önce yapılan yol bir kez daha; "ihale" edilip yapılıyor.

Yani sürekli; "iş" çıkarılıyor.

Bu durumu; Çevre yolların hepsinde gördüm.

Kimse de inkâr edemez.

Neyse!.

Bugünlük bu kadar deyim virgülü atalım.

Meselenin, devamını Perşembe günü getiririz.

Konuşacak çok şey var.

(Devamı Perşembe günü)

***

BÜYÜKTİMUR'LA GÜNDEM.

Bu akşam sizlerleyiz.

Kimseye randevu vermiyorsunuz.

Saat 22.00'de; Uzay ve Söz Tv'nin ortak yayınıyla ekranınızda olacağız.

Büyüktimur'la Gündem.

Siyaseti konuşmayacağız.

Ama siyasetin "nelere" vesile olduğuna değineceğiz.

Özellikle son günlerin tartışılan mevzusu "Kırklar Dağı."

Hep birileri konuştu ama

Taraflar konuk.

Soru ve önerilerinizi bekliyorum.

Şimdiden; hayırlı seyirler!