MAŞALLAHI(!) VAR KARAYOLLARININ?(II)

Salı'dan devam diyoruz.
Şu; "Maşallahı(!)" olan kurumumuz, Karayolları var ya.
O'nun, marifetleri..
Evet. gelelim; "kaldırım" mevzusuna.
Hangi akla.
Hangi gelişmişlik düzeyine göre yapılmış ki; "Şehir dışında" kaldırım yapılması.
Diyarbakır şehir içinde; "yol ve kaldırım" bulmazken.
Karayolları 9. Bölge Müdürlüğü, şehirden onlarca kilometre öteye; "milyonlar" dökerek, kaldırım yapıyor.
Büyükşehir Belediyesinden daha bonkörce.
Kaldırım taşı olarak da; "en kaliteli ve pahalısından" parke taşı.
Ne var ki, "ne muntazam" bir döşeme var. Ne de; kullanıma elverişli.
Zaten birçoğu da, şimdiden kırılmış, dökülmüş yıkılmış.
Müteahhidin işi ne?
Yeniden; "yapar?" nasıl olsa, para çok.
Göz yuman da; çok.
 
***
 
Anlayamadığım bir önemli nokta da; "yolun" genişliği.
Bildiğim kadarıyla!
Çevre yolu; "belli bir standart" ölçeğe sahip.
Yamuk-yumuk olmamalı.
Ama gel gör ki; bu yolda dedik ya "hangi desiseden" söz ederseniz var.
Mesela.
Küçük Sanayi Sitesi-İl Özel İdaresi kavşağı.
Yol bir anda; "daralıyor".
Ama kaldırıma baktığınız da, maşallahı var. 
Avrupa'nın hiç bir ülkesinde "böylesi geniş bir kaldırım" yok.
***
Tabi, bir adım sonrası. 
Yani Ergani istikametine gittiğinizde.
O kaldırım birden; "bir metreye", yer yer yarım metreye kadar düşüyor.
Yol desen aynı.
Bir genişliyor bir daralıyor. Labirent misali.
Diyebilirler ki; "istimlâk" yüzünden. Ama sanmam!
Öyle olsaydı; "müteahhide" akıtılan para, istimlâke giderdi.
Hesap başka.
Deve geçidi köprüsünden sonra, Ergani'ye kadar bugün-yarın "yol inşattı" paralelinde, kaldırım yapılmaya başlanırsa şaşmayın!
Para burada var.
Öyle ya; her iktidar döneminde belediyelerin ilk işi "kaldırım yenileme" değil mi?
Bir yerlere; "akçe" aktarılması gerekir.
***
Direksiyonu;
Ergani-Siverek bağlantı yoluna çeviriyorum.
Yolun maşallahı(!) var.
Manzara, aynı.
Çukurlar, döküntüler burada da var. 
Yeni Cezaevi inşaatı.
İş makinelerinin seyr-ü seferi; hırpalamış yolu! 
***
Lakin bir unutmuşluk gördüm yolda.
O da; "kaldırım!" Burada yapılmamış.
Unutulmuş mu? Sanmam. 
Akçeli bir iş unutulur mu?
Olsa olsa, projeye dâhil edebilme becerisini gösteremedikleri yüzünden "kaldırım" dâhil edilememiş.
Levha görmedim.
Bir de bu yolun "aydınlatmasının" olmadığı gece bölgenin "ıssızlaştığı" söylendi.
Yani her babayiğit "bu yola girmeye" cesaret edemez!
Ama yol "acemi şoförler" için, direksiyon öğrenme açısından güzel bir pist.
Çünkü yol seyrinde birçok araba gördüm; direksiyon dersi verildiğine dair.
***
Siverek yolu kavşağı.
Biraz duraklayıp araçtan indim.
Üç yönlü yolu, şöyle tabiri caizse "alıcı" gözüyle baktım.
Eski yol. Yeni yol. Yeni yapılacak yol!
Dökülen asfalt. Kullanılan imalat!
Yol kenarındaki; "atıl" bırakılan malzeme molozu.
Ağır olacak ama görmemek için; "görme engelli" olmak gerekir.
***
Ve en çok, konuşulan yola giriyorum.
Siverek, Batman-Mardin.
Diğer noktada; "havaalanı" bağlantı yolu.
Yapım "ihalesi" hayli hileli olan.
Hal-i hazırda; "arazisi de" işgal noktasında mahkemelik duruma düşen; Havaalanı!
Yol bitmiş değil.
Altyapı malzemesi, "ekseriyetiyle" tamamlanmış.
***
Havaalanı inşaatı sürüyor.
Ama yol'da; "duraksama" var. 
İş yürümüyor?
Bir kaç kişiden sordum?
Ki daha önce de; burayla alakalı "duyumlarım" vardı.
İnsanı "rahatsız" eden, kokuların, var olduğuna ilişkin.
Bir çok iddia teyide muhtaç.
***
Ama müteahhitler içerisinde "akçeli" kazanca dayalı sıkça kullanılan şu atasözü çok hâkim.
"Ateş olmayan yerden duman çıkmaz."
Denilene göre, müteahhit firma siyasi ve bürokratik ilişkileri kullanarak; eski para birimiyle 70–80 trilyon lirayı almış.
Yani ihale bedelini; "erkenden" alarak tüketmiş.
Ancak yol, bitirilmiş değil.
Karayolları 9. Bölge Müdürlüğü de; "meseleye" reçete arıyor.
Üstesinden nasıl gelecek bilemiyorum.
Lakin; "meselenin" hem idari hem adli bazda derinden derine "irdelenmesi" gerektiği, düşüncesi yaygın.
***
Bismil yoluna gelince.
Tabi Silvan ve Lice-Kulp yolu da var.
Ama Bismil yolu, "yılan hikayesi" gibi bir mevzu. 
Ne bitiyor, ne yapılıyor?
Her yıl, her mevsim "bakıma alınır" olmaz "ihalesi yapılır" yeniden yapılmasına yönelik.
Ancak her seferinde; "yol" bir önceki seneyi aratır olur.
***
Neyse!
Bismil yolunu gördüm. Çınar-Bismil "kavşağındaki" yapıyı da.
Silvan malumumdur…
Ama Lice ile Kulp yolunu da görmek gerekir.
Durum ne âlemde diye?
Bilahare irdeleyeceğim bu ayrıntıyı! 
Uzmanlarla yaptığım görüşmeler ve gördüklerimin bende yarattığı aksiyonla; "cevap" aranan çok soru var?
Onları muhataplara sorarız.
***
Velhasıl.
Karayolları 9. Bölge Müdürlüğü.
Ve Diyarbakır'ın "çere yollarının" hal-i vaziyeti.
İcraatlar "noktasında", manzarası gördüklerimin ışığıyla bu.
Bakalım, etkili ve yetkili zevat ne diyecek?
En önemlisi de.
Sayın Altındağ'ın serzenişiyle "Ey vekiller! Vekillik yapın" diye seslendiğimiz Milletvekillerimiz.
AK Parti. HDP.
Ayırım "gözetmeden" sahi siz "meseleyi" nasıl görüp icraat ortaya koyacaksınız?
Ketum mu kalacaksınız.
***
Yoksa "yapılanlar" Diyarbakır'a ve halkına, devlete ve siyasal iktidara "arkadan hançerlemedir" deyip inceleme mi başlatacaksınız!
Takdir sizin.
Ama bilin ki halk "vekil" noktasında her ne kadar kurumları ve idarecileri "sorumlu" görse de.
En büyük "müsebbip" olarak, sizleri yâd eder.
Diyeceğim odur ki; daha çok söylenecek şey var.
Ama şimdilik diyeceklerim bunlar diyorum.