Süreçte niyet halis olunca!
Niyet önemli.
Eğer ki;
Niyet “halis” olursa, aşılmaz mevzuu yoktur.
Olamaz da.
Yola çıkan tek kişi dahi olsa.
Bilinmelidir ki;
“O iş hâsıl” olacağı gibi, biat edeni de çok olur.
***
Yeter ki,
Kendisine “kâmil” bir rehber bulsun.
Ve tabi ki hakkaniyete inanabilsin.
Gerisi;
Derler ya “çorap söküğü gibi” gelir.
Aynen de öyle.
***
İşte şuan ki yaşadığımız zaman dilimi!
Topyekûn;
Odaklanmışız bulunuyoruz “iç barışı” sağlamaya!
Ülke,
Millet,
Devlet ricali.
Velhasıl;
Coğrafyada yaşayan tüm fertler olarak böylesi bir “hayat ikmali” içerisindeyiz.
***
Gaye;
30 yıldır yaşanan “çatışmalı” serüveni sonlandırmak.
Görülen ve yaşatılan;
“Zulmü, baskıyı ve şiddetti” sonlandırmak.
Körüklenen; “kardeş” kavgasını bitirmek.
Ne dağlarda “silahlı” Kürt gençleri.
Ne de onlarla mücadele etmeye çıkmış Mehmetler.
Ne cezaevlerinde; “ömür” tüketenler.
Ne de; akan kandan, dökülen gözyaşından inşa olan “acılar” yürek dağlasın.
***
Diyoruz.
Diyorlar, demeliyiz ki; bitsin bu açılar!
Ne;
Kürt genci,
Ne Türk genci,
Ne de ülke sathındaki diğer; “etnik kimliğe” sahip olanlar.
Yani;
Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşları, gençleri artık “bu kirli savaşın” figüresi olmasın.
Maddi ve manevi;
“Mağduriyetini” görmesin-yaşamasın.
***
Bin yıllık; “inanç” bütünlüğüyle.
Barışı,
Kardeşliği,
Huzuru, güveni, istikrarı,
Eşit haklar ölçeğinde, yaşamak, yaşatabilmek için!
Evet,
İşte bu ikmalle “yeni” bir yoldayız!
Seyr-ü seferin kâmilleri olarak; niyet “halis” görünüyor.
Ama ne var ki serüven zor!
Meşakkatli,
Dikeni bol, gerilimi yüksek bir seyre sahip!
***
Duamızdır;
Allah,
Kamil olan rehberleri,
Bizleri,
Ve ülke ricalini yol seyrinde “mahcup” etmesin.
Âmin.
***
Dedik ya; “niyet” halis.
Ama velâkin, “kafalar” karışık.
Sebebi de,
“Vesayetçi geleneğin” körlüğü içerisinde olanlar.
Bakınız;
Daha yol seyrinde “ısınma” hareketleri içerisinde bulunurken koparılan; kafa karışıklığı.
***
MHP.
Hele ki, CHP.
Ve bir de;
Arka bahçe konumundaki, oluşumlar.
“Çözümsüzlüğün” körüğündeler.
Pek tabi ki,
Çözümün yol rehbercileri de, arızalı.
Taraftarlar dâhil olmak üzere.
Herkes;
Kendince bir “koruma” kalkanı içerisinde.
***
“Kavgacı”
Çözümün seyrinden çok!
Kendi;
Zihin “taktiklerine” odaklı bir red-i anlayış var.
Öyle ki,
“Benim çözümüm senin çözümünü” döver hale gelindi.
Aslında,
Böylesi sancılar, girift söylemler ister istemez olur.
***
Çünkü.
Dile kolay.
Karşında;
80 yıl boyunca var olmaya çalışmış tekçi ve totaliter bir yapı var.
Her daim;
Tek bir ideolojiyi esas alıp ülkeye egemen olmaya çalışmıştır.
Bu güçle,
Ve bundan beslenen anlayışa, “varlığını” idame etmiştir.
Şimdi; bu zihniyeti “değiştirmeye” çalışıyorsun.
***
Bir nevi;
Kâğıt üzerinde olmayan ama uygulamada zerre-i miskal taviz vermeyen, “Rejim” değişiyor.
Eee.
Kolay mı, elbette ki “direniş” gösterecek.
Onlar;
Yaşamlarını, siyasetlerini, kazançlarını hep “çözümsüzlüğün” yarattığı kaosa borçludurlar.
Eee.
Tabiri caizse; “bu egemenlik” elden gidince, “kudurmaları” kaçınılmazdır.
***
Dedim ya;
Önemli olan niyetin halisliği.
Ve soruna çözüm getirmede “samimiyet” bütünlüğü.
Önem arz edici bu!
Zaman derler ye; “herşeyin” tefsiridir.
Bu nedenle;
Bekleyip göreceği “yol seyrinin” neye hikmet olacağını.
***
DİYARBAKIR’DA HAREKETLİLİK?
Lakin şu da bir hakikattir ki;
Şuan ki gidişatta “bir şeylerin” yapılmak istendiği!
Şöyle ki;
Diyarbakır başta olmak üzere;
Güneydoğu,
Kuzey Irak,
Kandil
Ve İmralı trafiğinde bir hayl-i yoğunluk var.
***
Bakınız,
Hafta sonu Diyarbakır’daki aksiyona.
Bakanlar ve milletvekilleri.
Biri geliyor, diğeri gidiyor.
Akil adamlar derseniz; birkaç gün içinde çalışmaya başlayacak.
Demirtaş heyetiyle, “Kandil”e gitti.
Öcalan’ın “mektubunu” bizzat sundu.
Döndü, Bölge yönetimiyle bir araya geldi.
Bir iki gün içerisinde de; “İmralı’ya” yeniden gidecekler.
Olumlu ve ümit vaat eden gelişmelerden de söz etmiyor değil.
***
Buarada;
Hafta sonunda ülkenin önemli simalarının katıldığı toplantılar vardı.
En önemlisi de;
İlk kez Diyarbakır’da “Türk sorunu” masaya yatırılıp tartışıldı.
Çıkan mesaj da şuydu;
“Türkleri ancak Kürtler anlayabilir?” diye.
Evet gerçekten de bu sorun karşılıklı “empatiyle” aşılabilinir.
Ve çözümü ancak böyle icra edebiliriz.
Eşit,
Demokratik ve özgürlüklerin hâkim olduğu ülke yapısı için!
Elbette ki bu “bütünlük” şart.
***
SPOR’DAKİ TESELLİLERİMİZ
Dedik ya;
Niyet halis olunca, aşılmayan mevzuu olmaz.
Pek tabi ki, başarılar da kaçınılmazdır.
Bakınız;
Çözüm sürecinde bunlar yaşanırken sporda da güzel haberler alıyoruz.
Özellikle, Şehr-i Diyarı-bekir’de.
Her ne kadar;
Diyarbakırspor 4 yılda 4 kez küme düşerek amatöre kadar gerileyerek bizleri kahrettiyse.
Bu bunun sebebi de niyetlerin “halis” olmayışıdır.
Yani, niyet kötü olunca, akıbette böyle olur.
***
Neyse;
Zaten yetince bizi üzdü.
Tarifi mümkün değil.
Ancak,
Son bazı gelişmeler var ki, spor alanında, “sevindirici”.
Şuan iki takımımız mutlu sona ulaşıyor.
Yeni Diyarbakırspor, 3. Lig’e çıkmayı garantiledi.
***
Geçen hafta Başkanvekili Mehmethan Akan ve yöneticiler ziyaretime gelmişti.
Hedefleri büyük.
Paranın tamamını da ifadelerine göre Feyzi İlhanlı veriyor.
Anlattıklarına göre 1 milyon TL’nin üzerinde harcama yapmış.
Futbolcular hep profesyonel liglerden.
Hiçbir gelir yok, her şey cepten.
Gerçekten kolay bir iş değil.
Hepsini kutlarım.
***
Yeni bir umut, yeni bir heyecan.
Renkler de Yeşil-Kırmızı, arma da aynı.
Dileğimiz;
Diyarbakırspor’da yaratılan tahribat ve niyetten ders alınır ve temeller sağlam atılır.
Bir de Büyükşehir Belediyespor’umuz var.
Sahi dün kazansaydı;
2. Lig’e çıkmayı garantileyecekti ama berabere kaldı.
Puan farkı 12, kalan hafta 4.
Yani şampiyonluk garanti gibi gözüküyor.
Sporda yaşanan bu başarılar büyük mutluluk olmasa da tesellidir.
Güzel bir hafta dileğiyle!