ÇERÇEVE YASA MEMNUN ETTİ Mİ?
Çözüm sürecinin kaynama noktasına ulaştığı kritik bir dönemdeyiz. Umutlular, kaosçular, fesatlar, ekmeği kesilecekler, garibanlar, siviller her birimiz kendi köşemizde maddeleri inceledik.
Eleştirenler ve şimdilik taslağı oluşturulan yasanın karşıtları maddeler yayınlanmadan önce de kabul etmiş değillerdi bunlar iki gruba ayrılıyor 1.Davasına gönül vermiş, kayıpları olan kendi halinde kitle,
2.Ekmeği bitecek olanlar; ekmek nereden gelip nereye gidiyordu diye sorarsanız ekmek Kürt iş adamlarından, Kürt esnaftan, Kürt sanatçılardan, gönüllü Kürt bağışçılardan geliyordu bazen zorla alınıyordu bazen veren razıydı.
Bu para geçmiş yıllarda örgüte destek diye toplanıp dağa gönderiliyordu (bir kısmı dağa gönderiliyordu diğer kısmı birilerinin inşaat firması oldu, market zinciri oldu, birilerinin cebine girdi yani) şimdi kavga biterse bunlar kimden bağış olacak. Tabi ki hunharca eleştirecekler.
Eleştirenlerin tavırlarına bakılacak olursa bir zamanların önder Apo’su artık onların yazgısını yazacak bir lider değilmiş.
Bizde bayılmıyoruz Öcalan’a şahsiyet olarak değil de siyasi sembol gözüyle bakıyoruz. Gönül isterdi ki muhatap Selahattin Demirtaş olsun ama İmralı da Abdullah Öcalan yatıyordu.
Elini taşın altına koymamış, Kürtçe kaset – kitap bulundurduğu için hapis yatmamış, bombalanmamış, dağların ateşli sıcağında susuzluk çekmemiş, soğuğundan zatürre olmamış kurşunlanıp cesedi kuşlara yem olmamışlar, işkence tezgahlarından geçmemiş olanlar konuşuyorlar da konuşuyorlar.
Maddeler ile ilgili yorum yapma haddini bile kendimde görmüyorum. Böylesine tarihi bir dönüm noktasında olumsuz yorum yapmak vebaldir. Sonrasında süreç bozulursa yine kaç cana mal olacak?
Dem partiyi; PKK ve KCK’yı terör örgütü ilan eden belgeleri imzaladıkları için suçlayanlara soruyorum. Süreç Allah korusun bozulursa PKK’ya katılmak üzere kendi çocuklarını gönderecekler mi?
Bildiğiniz üzere son 10 yıldır Türkiye’den PKK’ya katılım yok. Birileri memnun olmuyor diye başkalarının gençleri, çocukları mı ölsün bir kırk yıl daha.
Çözüm süreci tamamlanmaya mecbur ve mahkumdur.
Maddeler halkın bazı kesimlerini tatmin etmemiş olabilir, 30 yılını içerde geçirmiş bedel ödemiş olanları açıklanan maddeleri tatmin etmemiş olabilir lakin adı üzerinde çerçeve yasa, bir günde keskin geçişler yapılıp hediye paketleri dağıtılamaz.
Küçük bir örnek vereyim, Atatürk ateistti 21 Anayasasına, 23 değişikliği ile “devletin dini İslam’dır” ibaresini ekledi. Önce Cumhuriyetin iskeletini sağlamlaştırdı, halkın nabzını yokladı 24 Anayasasında, 28 değişikliği ile “İslam” ibaresini çıkardı. 1923 de paldır küldür tüm reformları hayata geçirseydi muvaffak olamayacağını adı gibi biliyordu.
Kervan yolda düzülecektir. Sürecin hangi şartlarda devam edeceğinin maddeleri de eklenecektir. Pişmanlık yasasının güncellenmiş hali olduğunu öne süren tarafların, iki yaka da tahrikine gelmeyecektir.
40 yıldır taşla sopayla değil ceketi kravatı ile demokratik yollarla mücadele eden BARIŞ’ın baş aktörü vekilimiz Sayın Galip Ensarioğlu’nu tebrik ederim.
Çözüm sürecine köstek olmayan ve binlerce eleştiriye rağmen yoldan dönmeyen Dem’li milletvekillerini de tebrik ederim.
Havadan bir koku aldım onu da sizlerle paylaşmak isterim daha doğrusu sormak isterim. Bazı kesimlerce çöküş dönemini yaşadığı düşünülen Dem partinin ‘Yeni parti’ gibi muadili doğar mı? önümüzdeki süreçlerde.
Kürtler arasında Dem partiye duyulan güvenin azaldığı uzun süredir konuşuluyor ve biliniyor üstelik bu evre çözüm sürecinden çok önce başlamıştı ama susuluyordu. Çözüm süreci birlikte pik noktasına ulaştı.
Çerçeve yasa maddelerinin pişmanlık yasasının törpülenmiş hali olduğunu düşünenler, Avrupa da yaşayan Kürtlerden “çay koyun yeniden başlıyoruz” yorumları yükseliyor.
Demokratik yollarla mı yoksa silahlarla yeniden başlamayı planlıyorlar bilemem bu fikir henüz tohum seviyesinde.
Bana sorarsanız silahların devri bitti, bu saatten sonra asker, mühimmat, para, yandaş devlet bulmak kolay işler değil…
Türkiye özellikle Güneydoğu, Doğu Anadolu yepyeni bir sürece giriyor. Halk olarak çektiğimiz cefaların sefasını sürme vakti.

Yorumlar