Görüş Bildir

KALEMİN DİLİ

Ömer Büyüktimur

omerbuyuktimur@hotmail.com

ATAKLI VİRÜSÜ!

Şu Can Ataklı var ya!.. Fikriyle, zikriyle, beyniyle öyle bir virüs ki, "Covid-19" yanında solda sıfır kalır.. Ne "mutasyona" uğruyor, ne de kökü geliyor.. Korona virüs familyasından değil; bundaki virüs.. Taşıdığı, yaydığı ve değişmez olan virüs, "laiklik ve seküler" familyadan geliyor…

***

Kerameti kendinden menkul bu virüs taşıyıcı.. Önceki gün, malumunuz üzre "uzaktan eğitim" sistemi devreye sokuldu.. Okullar tatil ya!.. Lanetli "korona virüse" karşı, tedbir amaçlı, "çocuklara virüs" bulaşmasın diye!…

***

Evde kalmalarına yönelik karar sonrası, öğrencilerin "derslerinden" geri kalmamaları için, "uzaktan eğitim" programı devreye sokuldu.. Ve Pazartesi gününden itibaren, sistem işlemeye başladı… Hayati ve önem arz edici, bir çalışma!…

***

İşte bu zevat!.. Eleştiri getirecek ya.. Bik bik yapacak ya!.. Mutlaka bir "laf" sokacak ya!.. Malzeme olarak, bula bula "başörtülü" öğretmeni bulmuş… Eee; zihninin "alerjisi" olduğu, bir türlü içine sindiremediği, küfrün ve delaletin kör fikriyatıyla, "hakikatli yaşamı" karşısında görmüş ya; durur mu?

***

Televizyonda ders veren Öğretmen "başörtülüdür" diye, başlamış "nasıl olur da başörtülü öğretmen ders verir" diyerek, salya akıtmaya dair cümleleri sallamaya başlamış!!.. Ama öyle böyle, değil.. "Laiklikten, Cumhuriyetten" dem vurarak bunu yapmış..! Gören de "devlet ve millet" elden gitmiş…

***

Ve bu "ayrıştırıcı, ötekileştirici" zihin fukarası virüs taşıyıcı Ataklı, bunu program yaptığı kanalda pespal bir ruh haliyle icra etmiş!… O kanalda, Tele1… Zikri de fikri de bir… Ha bir de, "Atatürk" istismarcılığından da geri kalmamış.. Öyle ya, "laikçilerin" tek kalkanı, "Atatürk'ün" gölgesi!…

***

Şimdi, "Covid-19" nedeniyle herkes "eve kapanırken" o "Başörtülü Öğretmen" büyük bir fedakarlık göstererek, çocukların "eğitimden mahrum" kalmamaları için, "sağlığını bile" hiçe sayarak görevini icra ederken, "kılık-kıyafetinden" dolayı, ona "laf" etmek!… En basit ifadeyle; "vicdansızlık ve sorumsuzluktur?"…

***

İşte Ataklı'nın yaptığı da böylesi bir; vicdansızlık, sorumsuzluk ve tabi ki "ahlak yoksunluğudur?"… Yoksa, Türkiye'de "başörtü" diye bir sorun kalmamışken.. Kılık-kıyafet özgürlüğü, 81 milyon insan tarafından "benimsenilmişken?"… En radikal seküler hayatın içerisindekiler bile "içselleştirmişken?"..

***

Toplumun!.. Ki CHP'lilerin.. En Tepe ismi Kılıçdaroğlu'nun bile yıllarca "Başörtü yasağı" gibi utanç verici bir mevzuuyla "uğraşmanın", millete "düşmanlık" olduğunu ifade etmişken.. Bu yasaklar üzerine "ayrıştırıcı, ötekileştirici" sinsiliğiyle toplumsal "hizipleşmeyi" yaratma pususuna yatanlara "yem" bırakılmamışken…

***

Eeee beee gafil.. Şu "korona virüse" karşı, toplum yekvücut olmaya, milli birlik, dirlik ve dayanışma içerisine girmişken, en kritik süreci yaşarken.. Halk deyimiyle "hayat-memat" hali içerisinde olurken, "senin bu zerre-i miskal insani" olmayan, savunulmayacak, "provokatörce" söylem ve eylemin kime ne getirdi?… Sadece sinsice; "virüs" yaymaktan başka!?..

***

MENDERES'İN İDAM EDİLİŞ BELGESELİ!?..

Bilmem, izlediniz mi?.. Ben izledim.. Adnan Menderes'in "idam" edilişine dair, bir belgesel… "Çizgilerle" anlatılıyor.. Doğrusu, anlatım, üslup, ifadeler, vurgular, büyük bir hassasiyet içeriyordu..

***

Ancak dikkatimi çeken!.. Ki benim gibi, hadiseye tepki koyanların da ana teması; "Menderes'in idam ediliş" anının da, yer alması!… Darağacı ve ip!… Yani kapsamlı bir anlatım görselliği var…

***

Nitekim, iki gündür bu minvalde gelen, bir iki kelam da sen et diyen, yoğun mesajlar alıyorum!… Bu görüntü, küçük çocuklar için "psikolojik" yönde, etkisi olur?. Neden dikkate alınmadı?.. Ki itirazlar bu yönde?..

***

Zaten, kimse "Menderes'in idam edilişi" öğrencilere.. Yani yarının nesillerine anlatılmasın, bilmesinler demiyor.. Tek itiraz, "o idam ediliş anının görselliğinin" açıkça verilmesi, yayınlanması!…

***

Biliyorum!.. Yazıyı bir bütün olarak, irdeleyip önceki konunun ışığında aklınızdan şu ifade geçmektedir.. Ataklı virüsü neden, "Menderes'in idam ediliş anının açıkca görüntüsüyle yayınlanmasına" ses etmiyor da, "başörtülü öğretmene" salya akıtacak kadar çukurlara iniyor?…

***

Eeee… Söz eder mi?.. Ne mümkün?.. Etse, "virüs yayan" zihniyetinin "atasına" laf söylemiş olur ki olmaz!?..

***

İŞİMİZ DUAYA MI KALDI?…

Bakar mısınız!.. Ataklı virüsünün familyasından üreyen virüslerin ahkam kesici hallerine!.. Diyanet İşleri Başkanlığı.. "Covid-19'a" karşı, "cemaatle namaz" kılmayı yasaklamasına.. Cuma Namazına getirilen yasağa.. Yani kısm-i olarak, "camileri ibadete" kapatmaya "tek" bir laf etmezlerken..

***

Diyanet İşleri Başkanlığı yeni bir karar aldı.. dedi ki, "Yatsı namazından sonra camilerde dua okunacak.." Yani "minarelerden dua sesleri" yükselecek diye, beyanat verdi.. Vay sen misin, bu beyanatı, böylesi bir kararı alan deyip "işimiz duaya mı kaldı" diye laf sokmaya başladılar..

***

Bik biklerine.. "Bilime sarıl, duaya değil.? Kurtaracak olan, dua değil, bilim.." şeklinde slogan üretiyorlar… Midesi kirliler… Eli, yüzü, zihni, fikri kirliler… E be Ataklı virüsü taşıyan zibidiler…

***

Bilim, ilimle.. İlim bilimle.. Maneviyat bir bütünlükle kendini idame edince; "insanoğlu" bir yaşamın, değeriyle kendini var edebilir?.. Bir de.. Hükümet, devlet, millet, bilim alanındaki tüm kurumlar "el birliği" içerisinde.. Ki, daha ilk andan itibaren "Bilim kurulu" oluşturulmuşken!…

***

En Hassas!.. En kritik.. En acil ve ivedilik arz edici; önlemlerini dünyaya "örnek" teşkil edici, bir dinamikle yerine getirirken!… Biat ettiğiniz, seküler hayatlarına özendiğiniz, insan hakları, özgürlük, eşitlik diyerek "övgüler" yağdırdığınız, ABD ve Avrupa ülkeleri "virüs illetiyle" baş edemezken, biz önlemlerimizle "sınırlama" noktasına getirmişken..

***

Ve bu tüm tedbirleri!… Aşısından, testine.. Tedavisinden, ulaşımına.. Ekonomik yönde, "kalkan paketleri" açan bir ülke iken.. Yani vatandaşının cebinden "tek bir kuruş" almayan ülke konumunda iken.. Sizin özenti duyduğunuz dünya; "bir aşıyı" bile ücretsiz yapmazken.. ABD'de "virüs tedavisinden 35 bin dolar" alınırken…

***

Sahi siz, neyin hesabındasınız, eee be namazlar!!?. Ya da arıza-i durumunuz neye ilişkindir?.. İnsanlar tedbirini de alır, ibadetini de yapar, duasını da eder?.. Duanın size ne zararı olabilir?.. Hayırdan başka..

***

Kaldı ki, Allah'ın emri var.. "Allah'ın bize emri, önce tedbir almak, sonra tevekkülü Allah'a et.. " Ama siz, Allah'a inanmadığınız gibi.. Sorsalar "Müslümansınız" diye "Evet Müslümanız" dersiniz lakin zerresini yaşamazsınız.. Çünkü, "duayı da, hayrı da" o Ataklı Virüsünü taşıyanlar olduğunuz için; "alerji" olarak, görüyorsunuz!… Yuh olsun size!…

***

OPTİMAR ANKETİ!

Selvi, kaleme aldı Optimar'ın son anketi.. Gündem virüs ise de, Optimar "Cumhurbaşkanlığı seçimine" dair, nabız yoklaması yapmış…  “Erdoğan’ın karşısına kim çıkacak, muhalefet tek aday üzerinde birleşecek mi, yine ayrı ayrı adaylar çıkacak mı, Erdoğan ilk turda kazanabilecek mi?” gibi soruların yer aldığı bir anket..

***

10-18 Mart tarihleri arasında 2 bin 7 kişi üzerinde yapılan araştırma..

İlk soru..

"Son tura Erdoğan ile Gül kalsa oyunuzu kime verirsiniz?”

Yüzde 41.8 Erdoğan derken, Gül diyenlerin oranı yüzde 16 çıkıyor.

Yüzde 42.2 oranındaki seçmen ise kararsız olduğunu ifade ediyor.

Kararsızlar dağıtıldığında Erdoğan’ın açık ara farkla kazanacağı anlaşılıyor.

***

Abdullah Gül, içinden geldiği AK Parti seçmeninden oy alamıyor.

Gül, “Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmuş”,

AK Parti seçmenini kaybettiği gibi CHP seçmenini de kazanamamış.

Gül’ü, HDP ve Saadet Partisi seçmeni destekliyor.

Bu demek ki, Abdullah Gül ile AK Parti seçmeni arasında gönül bağları tamamen kopmuş.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’ı en yakın olarak, CHP ve İYİ Parti seçmeninin desteğini sağlayan Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş takip ediyor.

***

GÜNÜN SÖZÜ…

Aklını çalıştırmayan, "evdeki bulgurdan" olmaya müstahaktır…