Görüş Bildir

KALEMİN DİLİ

Ömer Büyüktimur

omerbuyuktimur@hotmail.com

DİYARBAKIR'DA AK PARTİ KAZANI!?

Fena bir kazan!… Ne yazık ki, hep "kaynayan" kazan olmuştur.. İlginçtir; "altındaki" odunlar ve içindeki "kaynayan da" hep, aynı felsefeye hizmet etmiştir.. AK Parti adına değil, AKP adına "kendine" misyon biçerek; rant odaklı birilerinin nam-ı hesabına kaynamıştır… Nitekim, 17 yıllık "maziye" bakıldığında, Diyarbakır cephesinde mekanizmanın aynen işlem gördüğü, aşikardır!…

Ana mantık; "küçük olsun benim olsun!…" Ki, gelen gideni aratır misali, bir seyir de söz konusu.. Öyle ya; "Hacı abi" hep ben olayım demiştir.. "Ağabey" ben olayım hep demiştir… Başkasına "abı- hayat" yok!… Oy mu, parti başarısı mı, yerel mi, genel mi, dava mı, AK Parti misyonu mu, zerre-i miskal, benimsetilmediği gibi; kale alan da yok!… Varsa yoksa; "ihalelerdir, kişisel menfaat ve rant teminidir, makam, mevki" pek tabi ki adamcılıktır, ötesi yok… Tekelleşme!..

***

Diyeceksiniz ki, bu "çarka" çomak sokan olmadı mı?.. Ya da kral çıplak diyen olmadı mı?.. Veyahut bu minvalde; Genel Merkez'e "siz ne yapıyorsunuz, görmüyor musunuz, bu ne hal?.. Bir değil, iki değil, 17 yıldır aynı zihniyetin sömürüsü altında, AK Parti kan kaybediyor?.. Oy yok, başarı yok; neyin hali bu" diyen oldu.. Her dönemde, her seçim sonrasında, her parti yönetimi, değişikliğine gidildiğinde; konuşuldu-tartışıldı..

***

Ama velakin; "hep" bilinmez bir denklemle; "hakkı" haykıranlar, hangi makam, mevki ve parti merdiveninde olduysa da, yargısız infaz edildi.. Sanki, Parti Merkezi, sanki Genel Başkan, sanki Reiste böyle mi istiyor sonucuyla; bunların borusu hep öttü.. Konuşan, partiden dışlandı, kimi kapı önüne konuldu, kimi de "ihanet" hançeriyle suçlanarak, küstürüldü.. Yani hep; AK Partililerin değil, AKP'lilerin hükmü, hakim oldu, Diyarbakır siyasetinde…

***

Her seçim, bir önceki seçimi "aratır" hale getirdi.. Milletvekili listelerinden tutun da, Belediye Başkan adaylarına, hatta il teşkilatı ve yönetim kurulu üyeliklerine kadar.. “Tek komutta” belirlendi?  Öylesine "tahribat üretici" politikalar hayata geçirdi ki, "e be yahu geçen seçimden ders alınmadı mı" sözü, her daim tekrar edildi.. Ancak; kim takar?

***

İşte son “kazanın” taşma hali!… AK Parti Diyarbakır İl Başkan Yardımcısı Mübarek Yaz.. Medya'dan sorumlu Başkan Yardımcısı.. Önceki gün; bir paylaşımı dikkatimi çekti.. Kendisinin görevden alınmasına ilişkin bir beyan!!.. Az sonra, içeriğini aktaracağım.. Ama şunu net ifade edebilirim; bu "görevden alınmayı" çok kısa süre önce de, bekleyen biriydim..

***

Yaz'la pek diyaloğum yok!.. Teşkil-i mesaide de bulunmuş biri değilim.. Zaten, Parti merkezi ve İl Başkanı bizatihi kendisi de bilir.. Ama, sosyal medyadaki paylaşımları, parti içerisindeki "kirli kazana" dair, vurguları, AK Parti'nin misyonuyla ilgili beyan ettiği "fikirleriyle", dikkat çeken bir isim olarak öne çıktı.. Ve partiyi, yakından takip eden biri olarak; "Yaz'ı, bu AKP'li çark nasıl barındırıyor" diye de, sorgulamışlığım oldu…

***

Yaz'ın son bir haftaki "sosyal medya" paylaşımlarına, bakılırsa, "Partinin rant odaklı kazanın nasıl ve kimler tarafından, kaynatıldığına" vakıf olunur.. Ne diyordu Yaz son yazısında?!… Birileri, Ankara'da "Vali ve Kayyum" gitsin diye, kulisler yapıyor.? Yani, bir önceki Cumali Atilla'nın benzer-i "menfaat odaklı" oluşumun gayreti var diye haykırıyordu…!?

***

İşte o paylaşım… "İhalelerin canlı yayınlanmasından rahatsız olan ve şuan Ankara'da Vali bey ile ilgili kirli çalışma yapan sayın bilmemne…..in" dikkatine.. Türkiye'nin ve Diyarbakır'ın geleceğini ilgilendiren "yerli tohum" ile alakalı başlatmış olduğu çalışmada Diyarbakır Valisi Güzeloğlu'nu takdir edip, destekliyoruz. Vali bey ile ilgili ya da çalışmalarına taş koymaya çalışan her kimse bizi karşısında bulacaktır.. Diyarbakır sizin meyhaneniz değil.."

***

Dikkat edin, AK Parti'nin Tanıtım ve Medya sorumlusu İl Başkan Yardımcısı, kendi partisinin içerisindeki; "kirli çarkın. menfaat odaklı planların" nasıl icra edildiğini haykırıyor…Ve bunu haykırdığı için, önceki gün "kaleminin kırıldığını", sözde Genel Merkez tarafından "görevden" alındığını, duyurdu?..

***

Yaz, "Basına ve kamuoyuna" başlığıyla görevinden alınmasına ilişkin, duyurusundaki "bazı isimlerin" açıkça ifade edilmesi ve onlara yüklediği "vasıf", AK Partinin, AKP'lilerce "kazanın" nasıl kaynatıldığını, bir ölçüde ele vermektedir..

***

"Partimin içerisinde çeteleşmiş, baronlaşmış zihniyet sahipleri var..!" diyor…

Özellikle, "Sağlık'ta, Milli Eğitim gibi kurumlarda Diyarbakır halkını sömüren, hatta Diyarbakır halkının ölümüne sebebiyet veren, ihmallerde; Diyarbakır'ın mevcut vekil ve il teşkilatının payı var ithamında bulunuyor.. Yaz yazısında; "peşinizi de bırakmayacağım" diyor..

***

Netice itibariyle!… Bakalım; AK Parti'nin Diyarbakır kazanının kontrolünü elinde tutan tekelleşmiş AKP'lilerle, parti merkezi ve partiye gönül verenlerin arasındaki "hesaplaşma" nasıl bir seyirde devam edecek?.. Bekleyip görelim.. Umarım, iş "sokak jargonuna, kabadayılığına, külhan beyliğine, tehdidine, şantaja, vurduya,-kırdıya, eli maşalıya" dönmez!.. Ki bu minvalde, emareler söz konusu!..

 

***

KADIN KOLLARI BAŞKANLIĞI!…

AK Parti "kazanındaki" taşan mevzunun hasbi halini yaparken; haber geldi… Kadın kolları Başkanlığına Müzeyyen Kaya atandı…

Öyle ya, bir önceki kadın kolları başkanı görevden alındı.. Nedeni de; "paylaştığı" korumalı, polis memuruyla çekilen resmi ve altına yazdığı yazı..
Ne demişti...

Sen yürüyeceksin koruma yürüyecek arkandan" …

Velhasıl; AK Parti'deki, AKP'lilerin "filmleri" bitmek bilmiyor?…

***

ACAR YİNE GİTTİ?…

Evet, Aile ve Sosyal politikalar İl Müdürü Halit Acar. Dün kaleme almıştım; "git-gel" neyin işi diye?.. Neyse; galiba noktayı koyacağız.. Çünkü, yeni müdür "makama" oturdu.. Mevcut müdür Yardımcısı Rıfat Yıldırım.. Dün itibariyle tebrikleri kabul etmeye başladı.. Haydi hayırlısı diyelim.. Peki, Acar'a ne oldu?.. Şu meraklı okurlarım var ya, bir kere de "merak etmeyin" ne olduysa oldu?.. İlk gün dedik; "iş çetrefilli ve derin, kötü kokulu.. Bırakın fazla, yayılmasın!?..

***

GÜNÜN SÖZÜ…

Akif'in dediği gibi…

"Artık ikiyüzlü insanları sevmeye başladım, yaşadıkça yirmi yüzlü insanlar görmeye başladım…"