Görüş Bildir

KALEMİN DİLİ

Ömer Büyüktimur

omerbuyuktimur@hotmail.com

GEZİ DAVASI KARARI!?

Okur sorusuna binaen, mevzunun "topuna" giriyorum.. Atılan mesajlarda deniliyor ki; "davaya ve verilen beraat kararlarına" ne diyorsun diye?..

Doğrusu, söylenecek çok söz var?.. Ama, "hukuk ve yargı" açısından söylenecek, iki kelam olursa.. Benim yapacağım hatırlatma şu olur?..

***

- Birileri Mahkemeler "iktidarın" kontrolünde diyordu?… Kontrolünde mi?...

***

- Birileri "kararlar" reisin iki dudağı arasında veriliyor diyordu?.. Reis'in dediği mi?

***

- Birileri yargı "kuşatma" altında, bağımsız yargı mevta olmuş diyordu?.. Yargı ölmüş mü?

***

-Birileri "hakimler ve savcılar" AK Parti iradesine göre, hüküm veriyorlar diyordu?… Hükmü AK Parti mi verdi?

***

Hasılı kelam birileri çok şey "diyordu"… Peki, Gezi Davasından çıkan; "kararlar" yani "beraatlar" silsilesini şimdi bu birşeyler diyenler "nerelerine sokacaklar?"…

***

Sahi; "Mesele iki ağaç değil.. Sen hâlâ anlamadın mı?" sözünü vakıanın "hükmünde" nereye sokacağız!…Yanıtı olan beri gelsin?… Beraat edilene, hemen gözaltı çıkarma da ayrı bir muamma..

***

Yazıya nokta koyarken, HSK'dan açıklama geldi.. Gezi Parkı davasında 9 sanıkla ilgili beraat kararı veren İstanbul 30. Ağır ceza Mahkemesi üyeleri hakkında; "inceleme" başlattı..?

***

YUMRUK MU, FONDÖTEN Mİ?…

Yeni polemik; mevzusu!.. İlk önce, Muharrem İnce'ye "kafa atıldı mı, atılmadı mı, yumruk yedi mi, yemedi mi?" diye tartışıp durduk… Yani, Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu, İnce'yi darp etti mi, etmedi mi?...

***

Çok konuşuldu!.. Yazıldı, çizildi, haberler yapıldı?.. Taraflar iddiaları beyanlarıyla reddetti.. Ama, İnce "burnuna aldığı kafa mı, yumruk mu" konusuna, kendince açıklık getirmek üzere; "resim çektirip" paylaştı..

***

İnce çektiği "resimde" burnunu öne çıkarmaya çalışmış.. Ancak bu paylaşım yeni bir "tartışmanın" fitilini ateşledi… O da şu; "burnunu" gösteren bir dizi fotoğraf paylaşımı yapılarak, "bu burun yumruk yemiş bir burun?" denilip duruldu?..

***

Doğrusu iki resme, bakıldığında "burunun" duruşunda ciddi bir farklılık var.. Özellikle İnce'nin paylaştığı 'burnu öne" çıkaran resimde, "hayli" şişkinlik gözüküyor?.. Burun ameliyatı sonrasındaki hal.. Ha bir de, "o şişkinliği ve morluğu" örtme adına da, "yoğun" bir fondöten kamuflajı var?.. Yani şüpheli; hal!...

***

Her ne ise!.. Diyorum ki, "şu burunla" alakalı sarf edilen efor;  İnce'nin eski Yalova Valisi Yusuf Erbay'ın da bulunduğu ortamda, Kırklareli Belediye Başkanı M. Siyam Kesimoğlu ile "neden kavga" ettiğine harcansaydı!… Aradaki "anlaşmazlık" nedir diye sorgulansaydı; "her şey ortaya" çıkardı?..

***

Ne diyelim!… Siyasetimiz de, seçilmişlerimiz de, bizler dahil, kalem tutanlar da, fikir beyan sahilleri de; "işte böylesi" bir zihinle, hadiselerimizin "özüne" inmeden, çevresinde dolanıp duruyoruz.. Onun için de, "kısır döngüden" kurtulamıyoruz…

***

28 ŞUBAT YAKLAŞIRKEN?…

Vallahi ne diyeyim!?.. Hal-i hazırda yaşananlar… FETÖ.. Siyasi Ayak… Başbuğ.. Özkök.. Kılıçdaroğlu… ABD'deki düşünce derneğinin raporu!… Suriye.. Libya.. Kıbrıs.. Hele ki, Avrupa ve Rusya ile ABD eksenindeki; "Suriye'nin Kuzeyinde" olup bitenler…

***

Tabi bizdeki, "siyasi partilerde" oluşan gerilim; peş peşe gelen istifalar.. Yeni partilerin arayışları.. AK Parti'nin kongre öncesi "teşkilatlarıyla" kurduğu "eskilerle buluşma" halleri.. PKK, HDP.. ve CHP'deki kavgalar.. Hele ki, İnce'nin yumruklanması, tıpkı Yılmaz'ın yurtdışında yediği yumruk gibi!..

***

Hasılı; bir dizi "haller" yaşanıyor şu an?.. Eee; 28 Şubat'ın yaklaştığı evrede, "o dönemde" hatırlattıkları zihne dahil olunca; "der demez bu filmi biz çok gördük" noktasına geliniyor… Bir-ileri ne diyordu, "bin yıl sürecek 28 Şubat.." O artık mazide kaldı, ama "uzantıları çok?"..

***

 Yoksa; o dönemi "aklama-paklama" adına birileri vazife üstlenip, "çifte maskeyle", konuşmazdı?… Neyse, millet her şeye karşı "şerbetli" olduğu gibi, "teyakkuz halindedir"…  Milli irade dışında kafasını kaldırmak isteyen var ise; "buyrun kaldırsın?"…

***

GIDA DENETİMİ!..

Şu gıda denetimleri var ya?.. Hani, Tarım Bakanlığı'nın "davullu-zurnalı" ilan ettiği, 81 İl'de hafta içerisinde "denetimler" yapılacak diye duyurduğu; denetimler!…

***

Sizce, böylesi denetimlerde, millete enva-i hileli gıda yedirenler "boş dururlar mı?".. Döner'e, kebaba, yoğurda, yağa, salçaya, yani bilumum tüketim mallarına, "sinsice" enjekte ettikleri "katkı" şeytanlıklarını, vicdansızlıklarını; "yaparlar mı?"…

***

Ne mümkün?.. Çünkü; "işe yaramaz" bir denetim!.. Boşa kürek çekme!… Sadece, özellikle lokantalarda tüketilen "kebap çeşitlerine" at ve eşek etlerinin "katkısını" geciktirir.. Ve tabi ki; "atların eşeklerin ömrü bir hafta daha uzamış olur?"..

***

GÜNÜN SÖZÜ…

Denetim, haberli yapılan denetimdir…