DİYARBAKIRSPOR’UN KÜÇÜLTÜLMESİ SİYASİ BİR OYUN MUDUR?

Diyarbakırspor, bu şehrin adını taşıyan ilk ve tek kulüptür. Hangi ligde mücadele ettiği, hangi konumda bulunduğu ikinci plandadır. Bizler için önemli olan; Diyarbakırspor’un yaşaması, varlığını sürdürmesi ve yeniden ayağa kalkmasıdır. Bu uğurda yalnız kalsak bile, Diyarbakırlılar olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmek zorundayız.

Bu, kadim medeniyetlerin ve evliyalar diyarı olan memleketimize karşı bir vefa borcudur. Diyarbakırspor’a sahip çıkmak, bu şehrin geçmişine, değerlerine ve emanetlerine sahip çıkmaktır. Aksi halde sadece bir futbol kulübünü değil, bir şehrin hafızasını da kaybetmiş oluruz.

Diyarbakırspor; Beton İsmaillerin, Boğa Eminlerin, Herif Ahmetlerin, Apollon Naiflerin ve nice isimsiz emekçinin alın teriyle bugünlere taşınmış bir mirastır. Bu miras ne yok sayılabilir ne de unutturulabilir.

Ne yazık ki Diyarbakırspor’un güç kaybetmesi için yıllardır adım adım ilerleyen bir süreç yaşandı. Kulüp yalnız bırakıldı, destekten mahrum edildi ve kendi kaderiyle baş başa bırakıldı. Oysa Diyarbakır gibi büyük bir şehirde, böylesine köklü bir kulübün bu kadar sahipsiz kalması kabul edilebilir değildir.

Bugün futbolcuların kalıcı bir tesisi yok. Konaklama ihtiyaçları kiralanmış dairelerle karşılanıyor. Bir zamanlar Süper Lig’de mücadele eden, şehrini başarıyla temsil eden bir kulübün bu tabloya mahkûm edilmesi, Diyarbakır adına düşündürücü olduğu kadar üzücüdür.

Daha da dikkat çekici olan ise sessizliktir. Mülki amirlerden yerel yöneticilere, iş dünyasından kanaat önderlerine kadar birçok kesim Diyarbakırspor konusunda suskun kalmayı tercih ediyor. Adeta Diyarbakırspor’suz bir gelecek planlanıyor.

Oysa Diyarbakırspor, uyuyan bir devdir. Belki de bazılarını rahatsız eden tam olarak budur. Çünkü bu kulüp yeniden ayağa kalkarsa, sadece sportif bir başarı hikâyesi yazmayacak; aynı zamanda bu şehrin ortak hafızasını ve birlik ruhunu da yeniden canlandıracaktır.

Peki Diyarbakırspor’a neden bunlar yapıldı?

Tesisleri elinden alındı, destek mekanizmaları kapandı, kapılar birer birer yüzüne kapatıldı. Sahipsizlik içinde alt liglere kadar geriledi. Şimdi ise akıllardaki soru şu: Amaç sadece küçültmek miydi, yoksa tamamen ortadan kaldırmak mı?

Eğer Diyarbakırspor gibi bu şehrin en önemli ortak değerlerinden biri bile yalnızlığa terk edilmişse, burada sıradan bir ihmalden söz etmek güçtür. Bu durum, şehrin geleceğini de ilgilendiren ciddi bir mesele haline gelmiştir.

Çünkü Diyarbakırspor yalnızca bir futbol takımı değildir; Diyarbakır’ın ortak vicdanı, ortak hafızası ve ortak değeridir. Ona sahip çıkmak, aslında şehre sahip çıkmaktır.


Yorumlar

Yorum Yap