ACILAR İÇİNDEYİZ!
Güneydoğu…Doğu..
Diyarbakır… Mardin.. Şırnak.. Ve Hakkari..
Bingöl.. Muş.. Bitlis… Hepsi.. Hal-i hazırda;
"savaş" alanı gibi!…
Toprak ta.. Sokaklar da.. Evler de..
İşyerleri de… Havanın bizatihi kendisi; "kan ve
ölüm" kokuyor..
Vaziyet ortada… Ne söylense, ne yazılsa artık boş!…
***
Çünkü; gidişat.. Yaşanan ve yaşatılanlar…
Mahkumiyet misali… Söz'ün, kelimelerin artık
"anlam" içermediği bir sürecin girdabındayız!…
Kimsede cevap yok; "sonumuz ne olacak?"
Lakin!… Hendekler ha bire kazılıyor..
Barikatlar yerinde… Yenileri için, uğraş veriliyor…
İşgal edilen evler.. İnsansızlaştırılan; mahalle ve
ilçeler…
***
Sokağa çıkma yasağı!… Saatler.. Günler değil..
Artık haftaları aşar noktaya vardı… 2 Milyon nüfuslu
şehirden tutun da..
200 binli kente kadar… Ev hapsi…
***
Şiddet… Terör.. Ve çatışma!…
PKK.. Gençlik yapılanması; YDG-H…
Asker.. Polis… Diğer kolluk kuvvetleri…
Çatışıyor… Sokak, sokak.. Ev ev… Kimi yerde; göz göze!…
Ve her gün!.. Yaşananlara dair açıklanan bilanço!..
Asker-polis bu kadar şehit..
PKK- YGD-H'tan bu kadar etkisizleştirildi..
Ardından; "sokağa çıkma yasağı" uzatıldı.. Ya
da kaldırıldı, ama alan genişletildi…
***
Sur yasak.. Hazro.. Lice.. Kulp'un bazı bölgeleri..
Silvan… Hal-i hazırda; "güvenlik" alanı diye
yasak..
Operasyon.. Karadan ve havadan sürüyor…
Nusaybin… Cizre.. Silopi… Derik..
Şırnak merkez... Hakkari.. Yüksekova.. Şemdinli…
İnsanlar… Evlerini-barklarını terk etmiş…
***
Sokaklar.. Caddeler.. Hayalet.. İn cin top oynar gibi
şehir bomboş…
İnsanlar göç ediyor… Öyle ki; "can pazarı"
yanına hiç bir şey olmadan kaçıyor..
Kör bir kurşun.. Ya da bir bomba.. Operasyon kazası
gibi..
Meçhulleşen; "bir ölüm ve katliama" kurban
gitmemek için…
Kaotik bir ortam!…
***
Psikolojik bir travma yaşanıyor… Ruhsal denge bozuk…
Herkes bir birine; "düşmanca" bakıyor..
Kin.. Nefret.. Ve öfkenin seli hakim… İş yok.. Aş yok..
Ekmek bile yok..
Kepenkler günlerdir inik… Açan da, siftahsız kapatıyor…
Çek.. Senet borç ödemesi hak getire..
Mal desen… Yakılmış, çürümüş, sermaye desen
"tükendi.."
***
İşçisi.. Memuru.. Öğrencisi…
Ahali.. Bulunduğu "yerin" mahkumu.. Karanlık
bastı mı; çekiliyor..
Dışarda hava soluyan yok.. "Kör kurşuna"
gelmemek için.
Silahların… Zırhlı tomaların.. Hendekli sokakların içinde
yaşayanlar…
Kuru ekmek için; "ölümüne" sokağa çıkıyor..
Ya, belediye görevlileri.. Ya da çelik yelekli veya
gönüllüler yardımıyla dağıtılan ekmeği alıyor..
***
Ekmeği almaya giden ya yaşlıdır..
Ya da, çocuktur.. 7 ila 70…
İşte, yaşadığımız coğrafyanın hali bu…
Ne hazindir ki; hal bu iken her geçen gün daha bir beter
oluyor..
Çünkü!… Asıl meselelerimizi konuşmuyoruz.
Kanayan yarayı… Yaşanan vahim ölümcül halimizi;
"suni" meselelerle, gölgeliyoruz!…
Tek bir bakış var; 'o da güvenlik" eksenli…
***
İşte, 7 Haziran.. Ve 1 Kasım.. Geldiğimiz an itibariyle…
Mevcut mesele için… Silahtan ve ölümden başka;
"konuşulan" var mı yok?
Varsa yoksa; "suçlu" üretme psikolojisiyle,
tarafgirlik devşirme!…
Ne siyasal iktidar.. Ne muhalefet.. Ne de sivil
oluşumlar…
Mevzudaki masanın etrafındakiler dahil…
"Çekince" içerisinde; olup-biteni olağanlaştırdı…
Çözüm yok…
***
Ama!… Bu vahim gidişat, bir yerde kopacak..
İşte o zaman; geri dönüş olmayacak… O bin yıllık kardeşlik..
O bin yıllık, inanç birlikteliği.. Etle-tırnak oluş…
Ekonomik.. Kültürel… Siyasal.. Sosyal.. Politik..
Bireysel.. Ve
toplumsal kaynaklı; "tahribatlar" yakıcı hale gelir..
Alev alev çember içerisinde; "diri diri
yanarız"..
Ki yangına su döken de olmaz!… Bilakis; ha bire benzin
dökülerek, körüklenir...
***
Sonuç itibariyle!.. Bölgenin.. Ve Yaşayanların, son hali
bu!..
Bu hakikatlere kim daha ne kadar kulağını tıkar, gözünü
kapatır ve ağzını kilitler bilmem…
Ama günü geldiğinde herkes bedelini fersah fersah öder…
Biz hal-i hazırda ödüyoruz; ödemeyenler düşünsün!..
***
Onun için… Şiddetin ve terörün "esir aldığı"
yaşam alanlarını özgürleştirmek!…
Hepimizin görevi… Ya kanlı ve kirli oyunun seyircisi veya
piyonu olacağız…
Ya da, eşitliğin, özgürlüğün, hakkın, hukukun savunucusu
olarak; yaşananlara karşı duracağız!.
Hangisine razısınız!…
BARO'NUN İSTEĞİ!
Tahir Elçi suikastindeki sorular..
Bir çok soru henüz yanıt bulmuş değil..
Soruşturma.. Sorgular sürüyor..
Diyarbakır Barosu
bu noktada 8 talepte bulundu..
Olayın bütün yönleriyle açığa çıkarılması..
Ve soruşturmanın da şeffaflığı için..
***
İşte o talepler!….
* Dosyadaki yazılı, sesli ve görüntülü bütün materyaller
tarafımıza gecikmeksizin verilmeli.
*Soruşturmayı polis değil, bağımsız bir ekip yürütmeli.
* Kolluk görevlilerinin şüpheli sıfatıyla ifadeleri
alınmalı.
* Delillerin karartılmasının önüne geçilmesi için
Elçi’nin bulunduğu yöne ateş eden polisler tutuklanmalı.
* Tüm polis telsiz kayıtlarına el konulmalı.
* Basına yansıyan görüntülerde görülen 2 polis kamerası
ile varsa emniyete, jandarmaya ya da MİT’e ait diğer kameralara ait görüntülere
el konulmalı.
* Ticari taksinin güzergâhındaki MOBESE kameralarının
kayıtlarına el konulmalı ve tarafımıza iletilmeli.
* Yenikapı Sokak’ta bulunan tüm güvenlik kameralarına el
konulmalı.