Ahit, Akit ve Misak olarak Nikâh!

Hiç…

Ama hiç; kuşkusuz ki...

Yaşadığımız zaman dilimi; "kahredici…"

Vahimin de ötesinde.

Felaketler zincirine sahip; "dejenerasyonlar" yaşıyoruz.

Toplumsal bir buhran hâkim…

Ki bireyden, çekirdek aileye kadar.

Aileden.

Pek tabi ki topluma ve millete kadar; "sirayet" edici…

***

Çünkü…

Nefislerin şımartıldığı,

İştahların kabartıldığı,

Şehvetlerin,

Doyumsuzluğun,

Hızın ve hazzın "aşağılık" bir ruhla, yaygınlaştığı söz konusu…

Özellikle…

Taklidin.

Özentinin; "yarattığı" kişilik ve irade zafiyeti; alabildiğine.

Maalesef.

Gelinen aşama itibariyle; "toplumsal" bir yıkım vaki…

***

 

Allahın bizlere.

Sizlere.

Tüm yaşayan beşeriyete "bahşettiklerini."

Ne yazık ki "cürümlerin" cenderesinde, tar-ü mar ediyoruz.

Hoyratça…

Akılsızca ve şuursuzca; icra ediyoruz.

Akıl… İrade… Sağlık…

Zaman…

Mal…

Servet, bahşedilen nimetleri "melanetle" çöpe atıyoruz…

***

Din… İnanç…

Gelenek, görenek…

Saygı… Sevgi… Muhabbet…

Komşu ilişkileri…

Aile mahremiyeti…

Kutsal, değerler…

Anne… Baba… Bacı, kardeş… Karı-koca…

Ne acı vericidir ki; "batı hayranlığı" müptelalığıyla; "yok" edildi.

Aileler parçalanıyor…

***

Onun içindir ki…

İnsanlığı tehdit eden.

Çocuklarımızı…

Gençlerimizi.

Gelecek nesillerimizi; "çevreleyen" kötülükler önlenemiyor…

Zararlı alışkanlıklar…

Uyuşturucu.

Fuhuş.

Şiddet…

Ve tabi ki; "terör."

Gün geçtikçe yaygınlaşarak, canavarlaşıyor.

 

***

Dedik ya.

Aile mahremiyeti… Evlilik müessesesi!

Çekirdek bir yapı.

Toplumun da, milletin de, devletin de.

Varlık gösterdiği coğrafyanın da; "temelini" teşkil eder.

Aile'deki en arıza-i durum…

Milyonlarca kat büyüyerek, "toplumu ve milleti" etkiler…

Malum; "birbirlerini" tetikleyen, hücrelerdir…

***

Aile içi şiddet varsa.

Eşler arasında, "mahremiyet" kalmamışsa…

Evlilik müessesi; "sıradan" ilişki olarak görülmeye başlanmışsa…

Ahlak mevhumu; "çağdaşlığa" kurban edilmişse…

Ailede güven duygusu yitirilmişse…

Ki bunların, yarattığı travmayla…

Şiddet, cinayet, zina, fuhuş, sahtekârlık…

Dolandırıcılık.

Hırsızlık, zimmete para geçirme.

Rüşvet.

Sosyal, siyasal, ekonomik "tahribat".

Hepsi; "legal" bir anlayışla, benimsennilmiş demektir…

***

Eee…

Hak, hukuk, adalet 'hak' getirecek noktaya gelmişse.

Kİ vahim derecede gelmiştir.

Demek ki.

O toplum, o millet, o devlet "yıkılmaya" mahkûmdur.

Çünkü "ahlaksızlık" hâkim olmuştur…

***

Dün, mübarek cuma günüydü…

Cuma farzı için camideydim.

İmam hutbe okuyordu...

Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanmıştı.

Yukarıda dilimin döndüğünce aktardığım "toplum gerçeğine" dair tablonun; "ruhuna" uygun bir hutbe idi.

Salt Diyarbakır'da değil.

Yurdun dört bir yanındaki camilerde, "imamlar" okudu…

"Ahit, Akit ve Misak olarak Nikâh…"

***

Hutbe...

Unuttuğumuz.

Umursamaz olduğumuz.

Batılılaşma,

Çağdaşlık,

Taklit ve özenti garabeti içerisinde önemsizleştirmeye çalıştığımız;

İnancımızı.

Dinimizi.

Kültürümüzü.

Aile mahremiyetimizi "bize hatırlattı…"

***

İzninizle…

Hutbeyi, sizlerle paylaşmak istiyorum…

Ki gerçeklerimizden; "ders-i ibret" alalım…

Unutmayalım ki.

Bizi biz eden; "İnancımız ve değerlerimizdir?"

Evet.

"Ahit, Akit ve Misak olarak Nikâh…" başlıklı hutbe.

Yazı hayli uzun.

Özetleyerek, sizlere aktarmak istiyorum.

Buyrun.

***

Aziz kardeşlerim!

“Nikâh, sadece iki bedeni bir araya getiren şekilsel bir ayinle ilgili değildir.

Nikâh, eşlerin Yüce Allah’ın adını şahit tutarak bir ömrü paylaşmak üzere birbirlerine verdikleri sözdür.

Nikâh, hem bir ahid, hem bir akit, hem bir misaktır.

Ahit ve muahede, yani sözleşme olması itibariyle nikâh bize ahlâki bir sorumluluk yükler.

***

Kardeşlerim...

Nikâhtaki misak üzere kurulan aile yuvasının temeli sadakate dayanır.

Aile olmak, iyi günde, kötü günde, varlıkta ve yoklukta eşlerin birbirlerine sadık kalmalarını gerektirir.

Birbirlerinin hak ve hukukuna sahip çıkmalarını icap ettirir.

Ailenin temelinde emanet bilincine sahip olmak vardır.

Zira eşler, birbirine Allah’ın emanetidirler.

Onlar, nikâhta birbirlerine söz verirlerken aslında emanetini koruyacaklarına dair Allah’a söz verirler.

Kendisi gibi mükerrem bir varlık olan eşinin gönlünü incitmeyeceğini, haysiyetini zedelemeyeceğini, Allah’ın emanetine asla ihanet etmeyeceğini dile getirirler.

***

Kardeşlerim…

Üzülerek belirtmek gerekir ki; sadakat ve muhabbetle cennete dönüştürülmesi gereken nice aileler, sorumsuzca, şuursuzca adeta bir azap diyarına dönüştürülebilmektedir.

Kimi eşler, vebali çok ağır olan misaklarına riayet etme erdemini zamanla yitirebilmektedir.

Kimileri, emanete sahip çıkma ahlakından zamanla yoksun kalabilmektedir.

Ahitler verilerek, yeminler edilerek kurulan nice aileler sadakatsizlik, sevgisizlik, merhametsizlik girdabında savrulabilmektedir.

Oysa mümin, sevgi, şefkat ve merhameti kendisine şiar edinen kişidir.

***

Aziz Kardeşlerim...

Aile kurumunun günümüzde nice tehlikelere maruz kaldığı bir gerçektir.

Özellikle bazı yayınlarda aile mahremiyetinin çiğnenmesi ve nikâhsız birlikteliklerin adeta özendirilmesi, aile anlayışı ve yaşantımızda büyük tahriplere yol açmaktadır.

Evlendirme adı altında yapılan kimi programlarda ise aileye yönelik değerlerin istismar edilmesi ve ayaklar altına alınmasıyla aile müessesesi itibarsızlaştırılmaktadır.

Diğer yandan ihanet, aldatma, şiddet gibi sebeplerden dolayı işlenen cinayetlerin, kararan hayatların, dağılan yuvaların, tükenen umutların sayısı azımsanamayacak kadar çoktur.

***

En üzücü olanı ise bu olumsuzlukların neden olduğu mağduriyetten en fazla masum çocukların ve kadınların etkilenmesidir.

Örneğin 2015 yılında ülkemizde 602 bin 982 çift evlenirken, 131 bin 830 çift boşanmıştır.

Bu boşanmalar neticesinde 109 bin 978 çocuk, anne şefkatinden, baba merhametinden mahrum bırakılmıştır.

Ailede sadakat ve meveddeti temel şiar kabul eden bir dinin müminleri için bu sayılar ürkütücü boyutlardadır.

Öyleyse geliniz.

Rabbimizin büyük bir nimeti olan huzur ve muhabbet ocağımız ailelerimize sahip çıkalım.

Emanetlerimizi koruyalım.

Eşlerimizi ve çocuklarımızı göz aydınlığımız kılalım.

***

Kardeşlerim...

Yuvalarımızı kurarken yaptığımız dua ile Rabbimize hep birlikte şöyle niyazda bulunalım:

Allah’ım!

Ailelerimize sevgi, saygı, sadakat, esenlik ve bereket ihsan eyle!

Ailelerimizi ülfet, muhabbet ve bağlılık duygularıyla kaynaştır. Yuvalarımıza nefret, fitne, ihanet ve ayrılığın girmesine izin verme.

Bizlere Hz. Âdem ile Havva, Peygamber Efendimiz (s.a.s) ile Hatice validemiz, Hz. Ali ile Fâtıma Annemiz arasındaki huzur ve mutluluğu ihsan eyle!

Amin…