CHP İYİCE HIRÇINLAŞTI….

CHP'li Deniz Baykal..

Öncelikle, ondan başlayalım..

Eeebe yuh, yani…

Diyorsunuz ki…

"Eğer…

Halk oylamasında "hayır" çıkarsa, İzmir'de "düşmanı" denize dökmüş gibi sevineceğiz.."

Oldu mu şimdi?

Oldu mu "ağzından" çıkan, düşmanlık beyanı?

Yakışmadı…

***

Hele ki…

"Duayen(!)" diye bir siyasetçi" olarak görülürken…

Yıllarca, Parti liderliğini yapmış..

Hatta, "hükümette" yer almış biri iken..

Bu kadar hasımlık..

Bu kadar kindarlık…

Ve bu kadar, "şuur" kilitlenmesi olur mu?

Akla ziyan…

Vahim bir gözü dönmüşlük var…

***

"Kan" dondurucu "bu beyana" ne denir?

Sizi bilmem..

Ama ben; "vaziyeti" şöyle okuyorum…

Kemalizm’in,

Atatürkçülüğün,

Sekülarizmin,

Laikliğin

En önemlisi de "vesayetler" yerle yeksan olacak…

***

Deniz Baykal…

Bu gerçeği "gördüğü içindir ki" düşmanlığı "Kurtuluş" savaşına taşıdı…

Dikkatimi çekiyor…

"Hayır" cephesinden yükselen böylesi "korkunç" beyanlar peş peşe geliyor…

***

ŞUUR KAYBETMEK BU OLSA GEREK!

İşte, CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt…

Hezeyan değil..

Gaf değil..

Tehditler savuruyor…

Şuur kaybetmek bu olsa dedirtiyor..

Ne diyor…

Büyüklüğümüz aldığımız oyla ölçülmez..

Biz Atatürkçüyüz..

Cumhuriyetçiyiz..

Biz devrimciyiz….

***

Eee…

Bozkurt içindeki kini böyle savuruyor…

Sandıktan "evet" çıkarsa da kimse heveslenmesin..

Yine Samsun'dan başlar…

Sizi İzmir'e kadar kovalarız…

Daha da ileriye giderek…

Referanduma evet diyeceklere yönelik…

"Sizi de yedi göbek sülalenizi de İzmir'den denize dökeriz.."

***

Ne demişler "balık baştan kokar?"…

Baksanıza…

Lideri Kelam Kılıçdaroğlu…

Diyor ki…

15 Temmuz darbe girişimi "kontrollü bir darbe" imiş…

Yani, "hükümetin bildiği ve yönettiği bir darbe girişimi…"

İbretlik..

Evet, gerçekten ibretlik bir "siyasi" hasımlık var…

***

Bırakın..

Bu ifadelerin TCk'nın 261. maddesine göre "suç teşkil" ettiğini…

"Halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiğini…"

Daha da ötesi…

Açık ve alenice; "bir tehdittir…"

***

Bakıyorum…

Kendini "tarafsız" gören medya suskun…

Mangala kül bırakmayan kalemler ketum…

Ha bir de yargıçlar…

Şimdi…

İktidara mensup birileri bu lafları söylemiş olsaydı…

Deseydi ki; "CHP'lilerin yedi sülalesini İzmir'de denize dökeceğiz.?"

Sahi ne olurdu?

Hiç kuşkusuz ki "yer yerinden oynardı, kızıl kıyamet kopartılırdı.?"

***

Birileri hemen "Cumhuriyet" mitingleri organize ederken…

Bayraklarla sokağa dökülürdü…

Vatan, millet Sakarya naraları atılır…

Vatan elden gidiyor; "denilirdi?…"

Anıtkabire…

Meclis'in önüne…

Yürüyüşler organize eder; "ortalığı" gererlerdi..

***

Ama gel gör ki…

Onlar deyince..

Onlar sövünce..

Onlar tehdit edince..

Onlar "çoğunluğa" tahakküm ederken…

Ne hikmetse; "konuşması" gerekenler “dut yemiş bülbüle” dönüyorlar…

***

Velhasıl...

Ahali her şeyi ulu orta cereyan ettiğinden görünüyor..

Kimin dost..

Kimin hasım olduğunu biliyor…

Feraseti yüksek…

Öyle inanıyorum ki..

16 Nisan'da öylesine bir ders-i ibretle "sille" vuracak ki?

Çanakkale’den…

Dumlupınar’dan…

Sakarya meydan muharebesinden çıkan zaferden yüksek olacak…

***

"BU NE TERBİYESİZLİK!"

Cumhurbaşkanı Erdoğan…

"Hadsizliğin" ötesindeki bu ifadelere, Rize'den cevap verdi..

Özellikle, 15 Temmuz'daki "hain" plana, "Kontrollü" darbe diyen Kılıçdaroğlu'na…

Dedi ki;

"(CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu) Genel Başkanları da 15 Temmuz'a 'kontrollü darbe' diyecek, elinde dosyalar varmış.

Varsa dosya açıkla, 16 Nisan'dan sonra sana bir faydası olmaz, şimdi açıkla.

Ama işi gücü yalan.

Ama senin de mumun yatsıya kadar yanacak.

Sandık demek bunlar için kâbus.

Kaçış yok bu kâbusu yaşayacaklar.

Onların kâbusu, benim milletin bayramıdır"

***

Milletvekili Bozkurt'a yönelik ise…

Ana muhalefetin bir milletvekili çıkmış, 'evet' diyenleri İzmir'de denize dökmekten bahsediyor.

Bu ne terbiyesizliktir.

Haddini bil.

Sen kimsin?

Sen kimi nereden denize döküyorsun?

Sana adım attırmazlar, sen bu milleti ne zannediyorsun?

Sen ne biçim Genel Başkansın, sen bu milletvekiline, şu lafları ettikten sonra kalkıp da ağzının payını nasıl vermezsin"

Ve Baykal'a bir mesajı...

"Bir başkası, güya tecrübeli siyasetçi, peygamberlere hakaret ediyor.

Ey Baykal yazıklar olsun sana"

***

"ALÇAK KİMSİN SEN?"

Başbakan Binalı Yıldırım ise ne diyor Bozkurt herifi için.

Diyor ki…

"Bir tane densiz milletvekili çıkmış.

CHP'nin Konya Milletvekili, 'Evet çıkarsa nasıl Samsun'a çıktık.

Amasya'ya gittik, Erzurum'a, Sivas'a gittik.

Ankara'dan, Polatlı'dan, Sakarya'dan bunları denize döktük.

Bu 'evet' verenleri de denize dökeceğiz'.

Alçak, kimsin sen Türk milletine hakaret ediyorsun?

Haddini bil.

Bu ülkenin bayrağının altında siyaset yapıp, bu milleti denize dökmekle tehdit etmek senin ne haddine?"

***

Neyse!

İki hafta sonra, "kep düşüp, kel görünecek."

Aynı narayı atıyor mu, atmıyor mu?

Yoksa tabanı yalayıp; "bel çıktığı" FETÖ'cüler gibi kaçar mı?

Avrupa'ya "sığınma" ister mi?

O zaman görürüz..

***

BAHÇELİ'NİN TAHMİNİ…

Bahçeli..

Referandum'a dair ilk kez "tahminde" bulundu…

"Umumi kanaat 'hayır" oylarının yükseleceği şeklindeydi..

Fakat…

Aradan geçen sürede özellikle CHP sözcülerinin konuşmalarındaki "çelişkili" durumlar..

Sayın Başbakanın yüksek performansı..

Sayın Cumhurbaşkanın törenlerdeki ısrarlı tutumu, anlaşıldı ki "evet" oyları yükseliş içinde…

Kamuoyu araştırmalarında çok belirgin ifadeler kullanmayanlar, şimdi 50’nin üzerinde bir rakam telaffuz etmeye başladı.

Şu an “Evet” önde görünüyor"

***

ERKEN SEÇİM Mİ?

Anlamış değilim…

Bu nasıl bir fikir mülahazası ki…

Dereyi görmeden; "paça" sıvazlanıyor..

Baksanıza..

Daha 16 Nisan gelmeden…

Evet mi?

Hayır mı?

Oranına bakılmadan; "Erken seçim" geliyor deniliyor…

Tahmin yok…

Şu bu da denilmiyor…

Keskin ifade söz konusu…

İddianın sahipleri tabi, "hayır" oylarının, artması yönündeki kişiler "erken seçim" geliyor diyor…

Kimse büyük konuşmasın...

***

Ama şunu, mülahaza edebiliriz…

Tabi ki varsayım…

Eğer ki…

Referandum'da "evet" yüzde 51-52 bandında çıkarsa…

Seçime katılım da "düşükse"…

Hayırcılar; yüzde 48'lerde ise…

Muhalefet, "tüm kozlarını" erken seçime odaklandıracak…

Eğer ki…

Aynı rakamlar "hayır" cephesinde vaki olursa..

O zaman da mevcut iktidar, "yol ayırımına" gelecek…

Ya "erken" seçim isteyecek…

Ya da, "gerilimli" süreci göz önüne alıp, 2019'ü bekleyecek…

"Halk böyle istedi" diyecek…

Eğer ki…

Evet, yüzde 60 bandında olursa…

Muhalefet "istediği" kadar bağırsın-çağırsın…

Erken seçimin "adı" dahi zikredilmez…

İş; 2019'a kadar gider…

Oluşabilecek şartlar böyle…

***

EVET, YÜZDE 61'DE

Son anket geldi.

Gelen oranlar 'Evet’çileri sevindirecek türden.

Üstelik anketi bir İngiliz firması yaptı.

Referanduma 13 gün kala kararsızların azalmasıyla heyecan had safhaya ulaştı.

Londra merkezli teknoloji firması Qriously'ın anketine göre evet diyenlerin oranı yüzde 61.4'e yükseldi.

İşte, Londra merkezli teknoloji firması Qriously, yaptığı referandum anketinin sonuçlarını yayınladı.

EVET OYLARI FIRLADI

Anket sonuçlarına göre;

'Evet' oyları yüzde 61.4'e kadar yükseldi.

'Hayır' oyları ise yüzde 38.6'da takıldı.

OY HARİTASI

Referandum sonuçlarına göre çıkarılan 'evet-hayır' haritasındaki tanım şöyle…

'Evet' oylarının Karadeniz ve İç Anadolu Bölgesi'nde yoğunlaştığı görülüyor. 

'Hayır' oyları ise, Ege Bölgesi'nde yüksek..

***

 

NERDEN NEREYE?

Öyle ya…

Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, Diyarbakır'da…

Kuvvet komutanları da, beraberinde…

Önce Valilik…

Ardından, Kolordu…

Sonra, İçkale…

Hazreti Süleyman Cami…

Beşinde, "Diyarbakır" ciğeri…

Ve; Sur ilçesi "ahalisiyle" bir araya gelip, esnafı ziyaret…

Sohbet…

İstişare…

Önceki güne, düne ve bugüne bakınca…

Ağızdan çıkan sözcük…

Elbette ki;

"Nerden nereye" olacak?

Sizce…