EMPERYALİZM'İN DEVŞİRMELERİ!

 

Emperyalizm!..

Sömürgeci batı Emperyalizmi.

Düşünüyorum..

Yer küresinde, eğer ki "devşirmeler" olmasa idi..

Özellikle; makam ve mevki için "vatanı-milleti" satan iç hainler olmasa idi..

İktidarlar..

Yönetimsel rejimler…

"Milli" irade dışı, fikriyata sahip olmamış olsalardı.

***

Batılılaşma hayranlığı..

Batılılaşma bağımlılığı içerisinde, olmasalardı..

Kendi "milli" değerlerini "çağın gerisinde" görmese idi..

Dini..

İnancı..

Dili..

Tekçi "jakoben" kulvara hapsetmemiş olunsaydı..

Vesayeti, "özgürlük, kurtuluş" olarak, görmeselerdi…

***

Sanmıyorum ki…

"Yeryüzünde" sömürgeci ülkeler olabilselerdi?"

"Emperyalizm" varlık gösterebilseydi..

3'üncü Dünya ülkeleri diye, ülkeler olmazdı..

Ama ne yazık ki varlar…

Hem de "küresel" güç olma noktasındalar…

Ve yine, 3. dünya ülkesi durumuna düşürülen ülkeler var..

***

Ve ne acıdır ki..

Emperyalizm'in "uşakları, devşirmeleri, piyonları.."

Maalesef..

Ama maalesef; Ortadoğu ülkelerinde, "bir hayli" faaldirler.

Fazla, hem de çok fazlalar…

Bu ülkeler de ne hikmetse, "İslam" kimliğini taşıyan, ülkeler..

İşte son iki örnek…

Irak ve Suriye'nin "hal-i harap" vaziyeti…

Esed… Ve İbadi…

Emperyalizm'in; "yetiştirdiği" devşirmelerin son aktörleridir..

Geriye bakarsanız halefler de, selefler de; hep aynı "kuluçkanın" yetmeleridir..

***

Emperyalizm!…

Varlığının gerekliliği olarak..

Malumunuz üzere..

Sömürge altına alacağı ülkelerde; ilk senaryosu!…

İbadi..

Esed..

Sisi gibi; "devşirmeleri" söz sahibi noktasına taşırlar…

Aynı minvalde; "toplumsal" kutupları da, çekiştirirler..

***

Kimi yerde dil..

Kimi yerde din..

Kimi yerde, mezhepsel farklılıkları; "çatışmanın" gerekçesi olarak, gösterir..

Ardından da; "körükler" alev büyüsün diye..

Ülke, sosyal, siyasal, iktisadi ve kültürel "erozyona" uğratılır..

Peşinde; "şiddet, kan, gözyaşı ve terör" ihdas ediliyor..

***

Ve son vuruş!…

Demokrasi adına,

İnsan Hakları adına,

Eşitlik,

Özgürlük,

Bağımsızlık,

Barış ve huzur gibi "yaldızlı" ifadeler, ikmale getirilir.

Devşirmeleri; "kurtarıcı" olarak, kendilerini yetiştiren Batı Emperyalizmi'nden "medet" umar..

***

ABD.. İngilizler.. Fransızlar.. Almanlar..

Ve onların; "küresel" sömürgeci sermayeleri..

Topyekûn!

Hamle geliştirirler, istila ederler.

Kendilerince oluşturulan ama mıyadi dolan; "kuklaları" alaşağı ederler.

Yerine; "yeni, ter-ü taze" devşirmelerini getirir..

Artık, "İbadi" gibiler, sahibinin sesi olarak iktidardırlar..

***

Son 1.5 asra bakarsak!..

Çok şey..

Emperyalizm'in nasıl bir faaliyet içerisinde olduğu..

Ve "İbadi" gibi, "Esed" gibi, "Sisi" gibi; nice devşirmeleri görürüz..

Ki Türkiye’mizdeki "devşirmeler de" dahildir…

Osmanlı'nın "çöküşü."

Devletçiklerin oluşturulması..

Ardından, "Sykes-Picot" anlaşması..

Ve Lozan hezimeti…

***

Emperyalizm!…

O gün tohumlarını, attı ve yıllardır da biçiyor..

Çünkü, harita üzerinde "devletlerin" coğrafik alanları çizildi..

Ve buralara da; "devşirmelerini" başa getirdiler..

Devlet başkanları..

Cumhurbaşkanları..

Askeri komutanlar…

Sömürgeci Emperyalizm'in "uşakları" olarak, emir-komuta edildi..

***

Tüm zenginlikler..

Yeraltı-yer üstü ne varsa; "Batı Emperyalizmin" kontrolünde..

Satışı da, pazarlaması da, karı da..

Hepsi, "oto-kontrol" sistemiyle…

Millet ise.. Burjuvazi, zaten "devşirme.."

Geriye kalan..

Fakr-u zaruret içerisinde; "per-ü perişan" vaziyette..

***

Irak'tan..

Afganistan'dan..

Suriye'den..

Ve diğer sömürgeci ülkelerin sömürgesindeki ülkelerden!..

Her yıl, milyonlarca insan; "bir umut" diyerek, kaçıyor..

Nereye, yine "sömürgeci batı" ülkelerine!..

Belki, "huzurlu ve rahat" hayat bulabilirim..

Ama, Akdeniz ve Okyanuslar ne acıdır ki; "cesetleriyle" dolu..

Kıyıya vuran bebek, bedenleri..

Ne ülkelerindeki "devşirmelerin?"

Ne batı Emperyalizminin; "hiç de" umurunda değil..

***

Velhasıl!..

İbadi gibi; "devşirmeler" var oldukça..

Ülkelerin "kaderleri" onların elinde bulunduğu sürece…

Özellikle, İslam ülkeleri…

"Tevhid" inancı paralelinde; bütünleşmedikleri müddetçe..

Birlik ve beraberliği "tesis" etmede, samimiyet ortaya koymadıkça…

Milli ve halis; "değerlerin" etrafında buluşmadıkça..

Maalesef..

Emperyalizm..

Batı'nın sömürgeci, güçleri Ortadoğu'da hep var olacaklardır..

***

Bakınız!..

Irak'ın İbadi'sine.. yine Suriye'nin Esed'ine!..

Zihniyet, aynı..

Mezhepsel bir "şeytani" fikriyatla, ülkelerini virane etmişlerdir..

DAEŞ'le ilgili yürütülen mücadele..

Ki, ABD'nin, İslamofobi" körüğü için, oluşturduğu bir terör örgütü..

Şuan, "göstermelik" bir, mücadele vaki..

***

Dikkat edin!..

Düne kadar, DAEŞ'i "desteklemekle" suçlanan..

Lojistik..

Silah gibi; "akla hayale" gelmeyen ithamlara maruz kalan; Türkiye!..

DAEŞ'e yönelik, "operasyonel" faaliyete girince..

Başlattığı Fırat Kalkanı operasyonu..

İlk tepki veren kim; Esed!..

"Ülke" işgal altında, diye dünyaya feryat-figan etti..

Ama Suriye'de, "ipini koparan" cirit atıyor..

Buna ses yok..

***

İşte, İbadi'de aynen!..

Ne diyor?

DAEŞ'in işgali altındaki Musul'a yönelik operasyona!..

Sakın, Türk Silahlı Kuvvetleri, dahil olmasın..

Var olan, askerleri de "çeksinler.."

Ama gel gör ki..

50'den fazla ülkenin askerleri cirit atıyor..

Ve hepsi de, "gayri müslim.."

Karşıt bir ses yok; iş Türkiye'ye, Müslüman ülke askerine gelince; "nara atılıyor?"

Ne diyor; "egemenliğimize" müdahaledir..

***

Yani, senin egemenliğin mi kalmış..

Senin devlet olma vasfın mı kalmış..

Senin, sınırın mı, coğrafik bütünlüğün mü kalmış?

Ülken, 4-5'e bölünmüş..

Hala da, "egemenliğimiz" deyip, Türkiye'ye emperyalizmin nam-ı hesabına, "çıkış" yapıyorsun..

Ne kahraman, ne lider ama!…

***

Doğrusu!..

İbadi'nin bu korku ve paniği..

Özellikle, Türkiye'ye karşı sergilediği hasımlık!..

Kendi görünüyorsa da..

Özü itibariyle, Batı emperyalizmdir..

En öncüsü de, ABD'dir…

Yoksa, ABD Türkiye'nin Suriye'deki girişimine, "hemen tepki" koymazdı..

Şimdi ne diyor..

Halep.. Azel'e değil..

Sen, direk aşağıya doğru Rakka bölgesine!..

Niye; "tuzağa"..

Niye, Halep'in özgürleşmesine , engel olmak!..

***

Aslında!..

Hem; İbadi ve Esed gibi devşirmelerin baş aktörleri..

Hem de, Lozan hezimetini, ikmale getiren batı..

Hem, ABD..

Hem de, Emperyalizmin "küresel ekonomik güçleri"…

Şu korkuyu yaşıyorlar..

Türkiye'nin, Musul operasyonunda yer alması..

Suriye'de yürüttüğü operasyonlarla, Halep'i özgürleştirmesi..

Tarihi kırılma noktası olan;

Bizden alınan bu toprakların, yeniden ele geçirilebilinir olmasıdır..

***

Ve yine biliyorlar ki!..

Türkiye, Ortadoğu'da masada bulunursa..

Olası demokratik yapıda, cetveller ikmale getirildiğinde, Türkiye var olursa.

Özellikle; kendi içindeki "kaotik" ortamdan kurtulursa..

Yani "huzuru" ikmal ederse..

Sadece, Ortadoğu'daki İslam ülkeleri için değil..

Yeryüzündeki tüm "mazlumların" sesi ve gücü olacağından korkuyorlar..

Çünkü bu güç; "emperyalizmin" ahtapotluğunu sonlandıracak..

Var olan kollarını, "kesip" atacak..

***

İbadi'nin de,

Esed'in de,

ABD'nin de,

Batı ülkelerinin de, şeytani küresel güçlerin de; "tek korkusu" bu!..

O'nun içindir ki;

Onların namı hesabına hep; "piyonlar, devşirmeler" sahne alıyor..

Cumhurbaşkanı Erdoğan bunu görüyor..

Ortaya konulan dış politika bunu okuttuğu içindir ki..

Hepsinin hedefi, Türkiye ve Erdoğan'dır..

Yoksa, bir İslam ülkesi, yine bir başka İslam ülkesinin askerini istemesin..

Yahudinin..

Hristiyanın istiyor da; Müslüman askeri istemiyor..

Çünkü sahibi öyle istiyor..

 

 

 ***

AK PARTİ UÇUYOR!

A&G Araştırma Şirketi anket yapmış..

7 bölgede, 3 bin denekle yapılmış..

Ankete göre..

Bugün bir seçim olursa…

Seçmenin yüzde 54,6'sı AK Parti diyor..

Yüzde 24,8'i CHP'ye,

Yüzde 12'si MHP'ye,

Yüzde 7,9'u da HDP'ye oy vereceğini söylüyor..

***

Ankete göre..

HDP'deki "kan kaybı", AK Parti'ye yarıyor..

Nedeni mi?

Şiddet taraftarı olması..

Başarılı bir "politika" ortaya koymayışı..

Ki bu oran, başarısız siyasetine dair yüzde 53,8!..

***

FETÖ ile mücadele..

Anket'te FETÖ ile mücadeleye de değinilmiş..

Kim, ya da hangi parti mücadelede daha aktif..

Yüzde 78,6 ile Erdoğan birinci olurken..

İkinci sırada yüzde 68 ile Yıldırım…

MHP lideri Bahçeli de yüzde 50 ile 3. sırada..

Halkın çoğunluğu;

CHP lideri Kılıçdaroğlu ile

HDP lideri Selahattin Demirtaş'ı bu konuda başarısız görüyor..

***

Halkın yüzde 87,4'ü darbe girişiminden hemen sonra ilan edilen OHAL'in hayatı etkilemediğini ifade ederken…

Etkiledi diyenlerin oranı yüzde 12,6'larda..