İMAM SÜRGÜN, SESSİZLİK ÜSTÜN!..

Şu Sur ilçesindeki Kurşunlu Cami imamı Ömer Tekin’in idari ceza ve sürgüne tabi tutulma mevzusu!..  Hal-i hazırda, kent gündemini meşgul ediyor.. Öyle görünüyor ki, bir süre daha, kafa yoracak.. Kaldı ki giderek, farklı eksenle hamuru su almaya başladı..

 

***

13 Şubat tarihli “Manevi sesi kısmak mı, uyanıklık mı?” başlıklı, yazımda konuya değinmiş!.. Kapsamlı izahatla vakıayı sorgulayarak çağrıda bulunmuştum.. Peygamberler, Sahabeler, Evliyalar diyarı kadim şehir Cami, imam, cemaat ve yetkili kurumların kavga arenasıyla gündeme gelmesi, kabul edilemez diye!…

***

Ve tüm muhataplar kendilerini çek etmeli.  Kamuoyunu da hadisenin hakikatiyle, aydınlatmalı diye!.. Hafta sonu 2 belge elime ulaştı. Hem yazıma binaen, hem de Ömer Tekin’e verilen aylıktan kesme cezası ile Kurşunlu cami imam-hatibi görevinden alınarak, Bağlar ilçesindeki Emek 2. Mescidine yetkilendirilmesine ilişkin?

***

Birincisi.. Merkez Sur Kaymakamı Hasan Akbulut’un imzasını taşıyan belge.. Özeti, cami hoparlörleri ezan/sala dışı kullanıldı, müştemilat izinsiz kişi ve gruplara kullandırılmış, 657 Md. 125/C-a gereği, 1/30 aylıktan kesme cezası!.. Tarih 30.12. 2025. Yılbaşına bir gün kala..

***

İkincisi.. Sur ilçe Müftüsü Talip Boynukara.. İl Müftülüğünün 9.02. 2026 tarihli onayıyla; Kurşunlu Camii İmam-Hatibi iken, ilgili onay ile Ömer Tekin Bağlar ilçesi Emek 2. Mescidinde görevlendirildi. 12. 02. 2026 tarihinden itibaren görevlendirme onayını imzalayarak ayrıldı..  Gerekçe talimata uymama!..

***

Vaziyet bir bütünlük içerisinde çelişkiler yumağı içerisinde kanatıcı!.. Sormuştum, Kur’an Tilaveti mi susturuldu, yoksa uyanık idari manevra mı, egemen kesildi?.. Tanımam, etmem, görmüşlüğüm olmayan Ömer Tekin’in ulaşan, iki belgedeki hakikat, şunu fikri beyan olarak öne çıkarıyor..

***

Sur nere, Bağlar nere? 150 metre mi sahiden!.. Görevlendirilen yer, bir ilçeden başka bir ilçeye.. Ki bu duruma fiili bir sürgün denilmez mi?. Cemaatin şikayetler müzikli mekanlardan geldi, müftülük ve kaymakamlık hükmü ferman verdi.. Nerde kaldı, Kur’an-ı Kerim tilavetinden kimse rahatsız olmaz sözü?!

***

Mevcut hal, der demez şunu söyletiyor.. Birileri, birilerinin nam-ı hesabına Kurşunlu Camii bölgesinde, büyük bir sessizlik istedi.. O nedenle de camii hoparlörleri susturuldu, imam Ömer Tekin de uzaklaştırıldı. Yerine sessizliği benimseyen, turizmin, seküler alanla kazanılacağına inandırılan, getirildi?..

***

Hasılı kelam.. Yetkililerin ifşa olan belgeleri, kafalarda cevap bekleyen bu minvalde onlarca soruyu inşa etti.. İzahat şart.. Kaçamakla kalınmamalı.. Aksi halde kadim Diyarbakır’ın manevi nabzı, maslahatlıkla kesilecek, ve tabi ki kaybeden sadece imam değil, inançla nefes alan toplum  pek tabi ki Diyarbakır olacak!

***

Önceki yazımdan, şu bölümü de aktarmak istiyorum..   Kaldı ki, o turistin Diyarbakır’ı gezilecek, görülecek yer” olarak görmesindeki temel felsefesi; inanç turizmine odaklı, iddia edilen meyhane kültürüne değil… Turistler gelir, kültürümüzü merak eder, minarelerimizi fotoğraflar, Ezanımızı, Kur’an tilavetini dinler ve ne kadar güzel, ne kadar manevi bir inanç der. 

***

Kurşunlu camiyi, Ulu Cami ve Hz. Süleyman Cami’ne giden turistleri bir göz önüne getirin ve sorun siz Diyarbakır’a hangi amaç ve gayeyle geldiniz, diyeceklerdir ki, mabetlerinizi görmek, kültürünüze vakıf olmak üzere geldik? Kaldı ki, biz o ezanı onlara beğendirmek için değil, Rabbimize kulluğumuzu haykırmak için okuruz.  Onların rahatsızlığı geçicidir; bizim suskunluğumuz ise kalıcı bir yara olur.

***

İGRENÇ BİR VAKIA!…

Cami, cemaat, ezan, kuran tilaveti, ses, imam” derken Sur’dan gelen iğrenç bir iddia ve haber var ki, rezilliğin dibi.. Çok dile getirmek istemiyorum, bu sapkınlık ruhu!.. Ama, basına yansıdığı için, izahatının gerekliliğine dikkat çekmek istiyorum..

***

İddia odur ki, bir süre önce Diyarbakır’a atanan ve Sur ilçesindeki bir camide görevli İmam, Malezyalı erkek bir turistle uygunsuz vaziyette, Cami misafirhanesinde, görülmüş? Soruşturma sürüyor.. İmam açığa alınmış.? Bunun detaylı bir şekilde, açıklanması gerekiyor.. İddia mı, gerçek mi?..

***

Çünkü suskun kalınması, kol kırılır yen içinde kalır mantığı böylesi hadiselerde, toplumsal tepki ve travma üretici.? Ve tabi ki, koca bir camia da güven zafiyetine, uğruyor..

***

GÜNÜN SÖZÜ…

Mevzuya cezayı hüküm ferman tercihinde; kırk katır mı, kırk satır mı?.. (O da sizin tercihiniz?)