KAN OLUK GİBİ AKIYOR, BİZ İSE HAVANDA SU DÖVÜYORUZ!
Terör…
Ve akıtılan kan…
Bugün değil…
Yıllar yılıdır; "can alıyor", insan katlediyor..
Evi-barkı yakıyor.
İnsanları coğrafyasından ediyor.
Ceberut yapıların inşasına vesile oluyor..
Yani şiddet, şiddeti doğruyor..
***
İsimler..
İdeolojik ifadeler..
Sağ mı, sol mu, radikal mi, dinci mi?
Fark etmiyor!
Faaliyetleri..
Varlıkları..
Her daim ve her alanda "birbirlerine" güç ve kazanım sağlıyor.
***
Hepsi..
Bir zafiyetin..
Bir despotik idarenin..
İnkar ve asimilasyonun dayatmasıyla; "üreme" gösteriyorsa..
Kendine "varlık" olanı buluyorsa..
Oluştuğu zemindeki bir sonraki adım; hepsinin "komuta" merkezi tek oluyor...
Yani, üst akıl birdir..
***
O'nun için…
Şemdin'li de; 18 şehit vermişiz.
Özalp'ta..
Dicle'de AK Parti İlçe Başkanları katledilmiş..
Ya da başka siyasiler vurulmuş…
Siyasi faili meçhul cinayetler mi işlenmiş..
Ya da bir günde 400 örgüt üyesi öldürülmüş..
Hepsi yaşandı…
***
Ki 40 yıldır, Türkiye’de oluk gibi kan akıyor…
70 bin insanımızı kaybettik.
Binlerce faili meçhul cinayet…
Bir o kadar, kayıp.
***
Cezaevleri doldu taştı…
Evinden-barkından edilenler…
Yakılan-yıkılan köyler, evler, mahalleler…
Toplu katliamlar…
***
Veyahut…
DAEŞ'in beli kırılmış..
FETÖ'nün darbe girişimi "püskürtülmüş?"
DHKP-C'nin liderleri alınmış…
PKK artık son günlerini yaşıyor..
Pek de; çözüm getirici değil...
***
Beri yanda...
Terörün ve teröristin döktüğü Kan'a..
Aldığı can'a.
Verdiği zayiata..
Siz istediğiniz kadar "kınama getirilse de, lanet edilse de.."
Ya da, klişeleşmiş ifadelerle…
"Köklerini kazıyacağız, son bir terörist kalana kadar öldüreceğiz!" denilse de
Hepsi; "lafla-güzaf'tan" öteye anlam taşımaz..
Mevzuumuz her daim havanda su dövme misali olur..
***
Lakin "sözün bittiği" noktadayız!
Yıllar yılıdır..
Aynı teranelerin, "çemberinde" kendimizi avutuyoruz..
Teselli ederek; "acıları" katmerleştiriyoruz..
Maalesef...
Daha beter terör..
Daha beter şiddet..
Daha beter, kamplaşma,
Daha beter insanlık dışı oluşumları de; körüklüyoruz!
***
Çünkü…
Biz hakikate ve resmin büyüklüğüne gözümüzü kapatmışız.
Sorgulamıyoruz…
Üstü görü, başkasının gözüyle bakıyoruz.
Sormuyoruz…
Ebe gafil.
Bu yasadışı örgütler neden üreme gösteriyor.
Neden; adam temin edebiliyor.
Neden, alan hâkimiyetini rahatlıkla bulabiliyor.
Neden, hızla taraftar bulabiliyor.
***
En önemlisi de..
Bu örgütler;
Silahları,
Roketatarları,
Bombaları,
Mayınları,
Doçkaları nasıl bulabiliyor, kimden satın alıyor?
Kimler..
Hangi güçler "bu imkanı" sağlıyor..
Ekonomik geliri nedir?
Destek veren kim?
Ulusal ve uluslararası "cesareti" kimden alıyor?
***
Yani; "batağı" oluşturan..
Batakta "sineklerin" üremesine imkân veren!
Asıl sorulması..
Sorgulanması..
Mücadele edilmesi gereken; bu "kimler" olması gerekmez mi?
Ne yazık ki; tam aksine..
Acı bir travmayla..
Bugün dahil olmak üzere; "biz hala" bu kimlerden medet umuyoruz..
Onların nam-ı hesabına; "uğraş" veriyoruz…
"İşbirliği" diyoruz, ama arkadan hançerleniyoruz.
***
Hal böyle iken!
Türkiye'nin kendisini "terörden" arındırması…
İçindeki "teröristleri" ayıklaması…
Şiddetten…
Kaostan…
Kan ve gözyaşından korunması, sakınılması mümkün mü?
Hele ki "darbe sevicilerden" yakasını kurtarabilir mi?
Ne mümkün?
O zaman; "biz dizimizi dövmeye" devam mı edelim…
Evlatlarımızı…
Gençlerimizi…
Ana kuzularını "teröre ve teröriste" kurban vermeye devam mı edeceğiz?
Galiba öyle...
***
MENFUR SALDIRI
Önceki gün, Özal…
Dün de Dicle ilçesinde, AK Partili siyasilere yapılan "menfur" suikastlar…
Ki sivil ölümler…
Bu çatışmalı evre…
Bilinmelidir ki; "toplumsal ayrışmayı" da ikmale getirdiği gibi..
Yarınlar adına; "ürkütücü vahşi" atmosferlerin oluşmasına da neden?
Dileğim o'dur ki..
Oluşturulmak istenilen "karanlık" tünele toplumsal yönde gelinmemesi..
Aklı selim tavırla; "hadiseleri" sorgulayıp, tavır koymamız gerekir..
***
Çünkü hiç bir gerekçe;
İnsan katline,
Toplu öldürmelere,
Canice katliamlara "gerekçe" gösterilemez..
Ve kimse de "meşru" bir gerekçeyi öne süremez…
Şu da iyi bilinmelidir..
Yaşam hakkına,
Demokratik alana,
Siyasi kulvara,
Toplumsal birlikteliğe yönelik saldırılara karşı; "artık yek vücut" olunmalı..
***
Şu veya bu değil..
Şu parti, bu parti..
Ya da farklı fikirler dâhil…
Ötekileştirmeden…
Yaşam alanına yönelik her türlü fitne, fesat ve saldırıyı, şiddeti "ortak tepkiyle" savurmalıyız.
Varsa sorunumuz; "demokratik" zemine gelmeliyiz.
Siyasi kanalları kullanmalıyız..
Ve bizi "piyon olarak, maşa olarak, taşeron olarak" kullanan zihniyetin de farkına varmalıyız!
Ki, "şeytanlara" pabuç bırakmamalıyız…
***
Sonuç itibariyle!
Aktert suikastı dahil olmak üzere..
Önceki siyasiler içinde.
Sivil insanlarımız için de,
Askerlerimiz ve polislerimiz için de, Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı dilerken..
Yaralılara da acil şifalar diliyoruz…
Ve diyoruz ki; "êdî bese…"
Ülkemizin başı sağ olsun…
***
MÜDÜRDEN HABER VAR…
Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Aslan bey'den....
Dünkü yazıma ilişkin aradı..
Uzun uzadıya, telefonla görüştük..
Namık Kemal Meslek Lisesi'ndeki "temizlik rezaleti" başta olmak üzere!..
Taşıma İhaleleri..
Ve diğer olumsuzluklara dair bir hayli operasyonel faaliyet için düğmeye bastığını söyledi...
***
Mevzuya!
Bilgilendirme deki "kusurdan" girdi..
"Haklısınız dedi"
Sizleri arayıp, konuyla ilgili bilgi aktarmam gerekiyordu.
Aslan'ı samimi gördüm..
Şuan için yazılmaması gereken bir çok, "olumsuzluğa" dair, çalışması var..
Sonuçlanınca bilgilendirecek..
Göreceğiz..
***
Bu arada..
Telefon görüşmesinin yansıra; bilgi notu da istedim…
Sağ olsun gönderdi..
Aynen size aktarıyorum…
"Okulda öğrencisi bulunan bir velinin size iletmiş olduğu başvuruya istinaden köşe yazınızda yer verdiğiniz hususlara ilişkin olarak;
Köşe yazınızın yayınlandığı gün; 06.10.2016 Perşembe Günü..
Yazınızda adı geçen ilimiz Bağlar ilçesi Namık Kemal Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne yerinde tespit amacıyla tarafımdan denetim amaçlı habersiz ziyaret gerçekleştirilmiştir.
Konuya ilgili olarak Müdürlüğümüz İnşaat ve Emlak Hizmetleri Şubesinden sorumlu Milli Eğitim Müdür Yardımcısına söz konusu eksikliklerin ivedilikle hafta sonuna kadar giderilmesi talimatı verilmiş.
Okul müdür ve müdür yardımcıları konuyla ilgili olarak sözlü olarak uyarılmış.
Akabinde haklarında soruşturma yapmak üzere iki maarif müfettişi görevlendirilmiştir.
Müdürlüğümüz İnşaat ve Emlak Hizmetleri Şubesine verilen talimat doğrultusunda işlemlerin ivedilikle yürütülmesi hususu özellikle takip edilerek, söz konusu okulda 10. 10. 2016 Pazartesi günü, öğrencilerimizin uygun şartlarda eğitim öğretimlerine devam edebilmeleri için gerekli okullar oluşturulmuştur.
Konuyla ilgili olarak hassasiyetinize teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Hasan Aslan
İl Milli Eğitim Müdürü..