MUHALEFETİN MUHALEFETSİZLİĞİ!

Ne diyorduk?

En büyük arıza-i durumumuz..

Eksiklik…

Muhalefetsizlik..

Yani istikrarlı..

Alternatif üretebilen..

İktidarı "doğru" eksene taşıyabilen..

Halkın..

Toplumsal birliktelikle; "ülkenin bekasını" savunan!

Çözüm üreten..

Çözümsüzlüğü girdaptan kurtaran..

Velhasıl..

İktidar olabilmek için..

Ahaliyi arkasında "sürükleyebilen" argümanları ortaya koyan..

Bir muhalefet..

Bir ana muhalefet; "söz konusu" değil..

Var mı?

***

Ne Kemal Kılıçdaroğlu..

Ne tayfası..

Ne de, bahçesinde gezdirdiği bileşenleri..

Hiçbiri…

Garabet..

Gaflet ve delalet "çukurundaki" siyasetten çıkamadığı gibi!

Sürekli..

Faaliyetleriyle…

Söylemleriyle..

Özellikle, "halka dair" tepkisel, suçlayıcı beyanıyla…

Dışlayıcı oldu..

İktidarın da, "değirmenine bol bol su" taşıdı..

***

Hep ifade ediyoruz!

CHP…

AK Parti için; "bulunmaz" bir nimet…

Şans…

İktidar "asansörü" gibi çalışmaktadır...

Ama Türkiye ve ülke insanı için…

Tam bir "baş belası…" konumundadır.

Yıkan, yakan, fitne-fesat üreten..

Şer yapıları "saldırtan" bir noktada; "halka hasım!.."

***

Günlerdir konuştuğumuz mevzuu!

CHP'li Elif'in…

Haberleşmeye dair; "fahiş" faturası…

1 milyon 200 bin lira…

Milletin vekili..

Milletin "cebinden" yaptığı bonkörlük..

***

Elif'i takip eden, CHP'lilere bakın…

İkinci sırada…

CHP’li Katip Üye Emre Köprülü'nün iletişim faturası…

373 bin 417 lira…

CHP’li diğer Katip Üye Özcan Purçu'nun faturası…

181 bin 905 bin lira…

"Yağma Ahmet’in böreği.."

**

Şimdi..

CHP "halkçı" olma kimliğiyle..

Emekçinin..

Yoksulun..

Fakirin hakkını "savunduğu" fikriyatıyla…

Tepki vermezken..

Tam aksine bu yağmalamayı; "savunur" modunda bulunuyor..

***

Bakınız…

Diyorlar ki…

Siz Elif'in faturasını bırakın…

Diğer CHP'lilerin de…

Eee, ne yapalım...

Siz…

Siz "Külliyenin" harcamasına bakın…

Elektrik faturasına bakın…

Eğer "Saray-Külliye" olmazsa..

Eğer "Elektrik kullanmazsa…"

Bilmem bu kadar "külfet olmaz-fatura olmaz.."

Yok, daha neler...

Vaziyetin; "sakilliğine" bakar mısınız?

***

Kimse…

Ki Kılıçdaroğlu bile şunu ifade etmiyor…

Bu faturalar..

Bu kadar fahiş harcamalar..

Kabul edilemez..

Olamaz..

Bunun cezası..

Faturalardaki meblağ..

Bu "Halkın sırtına" yüklenemez…

O vekiller; "bunu" ödemeli demiyor…

***

Fakir-garibanın..

Yetimin.. Yoksulun.. İşsizin..

Emekçinin…

Sırtından, alın terinden, "hakkından-hukukundan" gasp edilemez…

Bu fatura; "bu parayla" ödenmez…

Denilmiyor…

Yüzler kızarmıyor…

Hayıflanılmıyor…

***

Peki yapılan ne?

Ne olmuş yani… Onlar yapıyor da; "biz yapmayalım mı?"

Eeebe yuh…

Külliyenin varlığı…

Sarayın bulunuşu…

Elektriği de, suyu da, harcaması da; "kişiye özgü" değil…

Türkiye'nin "temsiliyetinedir"

Erdoğan orada "oturduğu" için, "Külliye" yok…

Türkiye Cumhuriyeti Devleti..

Yani millet "var diye" orada bulunuyor..

***

Nasıl bir hezeyan bilemiyorum..

Yanlışa, yanlışla "cevap" vermek..

Galiba…

Bunlardaki "matematik" aklı, şunu söylüyor..

"İki yanlış" bir doğru çıkarır..

Hayır beyler..

İki yanlış bir doğru etmez…

Bir yanlış ile bir doğru; "ikisini de" etmez…

***

Neyse!

Şükürler olsun ki; "iktidar" yüzü görmüyorlar..

Görseler...

Ne saraylar,

Ne külliyeler.

Ne kâşaneler,

Ne malikâneler "inşa" ederler?

Ve tabi ki..

Milletin sırtına "ne ağır faturaları" yüklerler…

İnim inim inleterek..

Eee, "mazileri" bu minvalde, hayli saltanatvari!

***

Tabi.. Aklıma takılan şu ki..

Meclis..

Neden "bu soyguna" duyarsız?

Şöyle ki..

"Araştırma Komisyonu" kurulsun..

Ki faturalar bir bir ortaya çıkıyor; "Kimin milletin" sırtında kambur olduğuna dair..

***

Meclis…

Soruştursun, araştırsın…

Kim hangi "naneyi" yemişse…

Milleti "söğüşlemişse…"

Bütçeyi "har-vurum" harmanlaştırarak savurmuşsa…

Çıksın ortaya…

Hainlik… İnlik. Tinetsizlik kimdeyse…

***

Bu fahişlik durumun "cezasını" çeksin..

Disipline mi veriliyor?

Fatura kendisinden tahsil mi ediliyor?

CHP..

Ya da her kim ise; "kendi" aralarında imece usulü toplayıp mı ödüyor?

Kredi mi?

Banka mı, her ne ise.. Ödensin..

Ama..

Milletin "vergisiyle, alın teriyle" ödenmesin…

Çünkü "helal değil, haramdır"…

Eğer ödenirse…

Buradan açıkça ifade ediyorum; "Zehir zıkkım" olsun…

Her kim…

Haksızca, hukuksuzca "bu milletin" bir kuruşunu yiyorsa, keyfiyetle harcıyorsa…

Saltanatlık yapıyorsa…

 

***

GUİNNES REKORLAR KİTABINA YAZDIRILSIN...

Neyse!

Bir önerim var…

En iyisi bu telefon faturalarını; "anlamlaştıralım…"

Gönderelim;

“Guiness rekorlar kitabı”na…

Tarihteki "yerini" alsın..

Bu arada; "ülkede" kıyaslamaya gidilsin..

Özellikle, "iletişim" sektörüyle ilgili..

Sendika mı?

Kuruluşlar mı?

Şirketler mi?

Hangisi var ise; "bu faturadan daha yüksek fatura var mı?" diye soruşursun…

Sanmıyorum ki olsun…

Sonuca göre…

CHP'li Elif'e özellikle "Asrın İletişim" ödülü verilsin…

Sizce!

***

CHP'NİN ZİHNİYETİ…

Vakıf oldunuz mu?

Yine CHP'linin biri…

Bu kez Genel Başkan Yardımcısı düzeyinde…

Öztürk Yılmaz…

Röportaj vermiş…

Trump'ın, "7 İslam ülkesi vatandaşına getirdiği" ABD'ye giriş yasağına ilişkin…

Tabi buradan, "Türkiye'yi" vuruyor…

İktidarı sözde "yere çakıyor"…

***

Gaflet ve delalete bakın…

Askerimizi…

Mehmetçiklerimizi kast ederek…

Diyor ki…

"Türk askeri El Bab'da şehit olurken…

Suriyeli mülteciler, Türk kızlarıyla gönül eğlendiriyor…"

İşte akla ziyan; "zihniyet" bu olsa gerek…

***

Kendilerinin…

Son dönemdeki "üst akıllarına.."

Ki ABD…

Trump'a…

Müslümanlara karşı sergilediği "düşmanlığı" görmüyor..

Tek bir laf etmiyor..

Eleştirmiyor…

***

Çıkıp.. İktidarı "yerden yere" vuruyor..

Ve toplumun arasına "nifak" sokarak…

Mültecilere..

Suriyelilere..

Türkiye'de bulunanlara "hasımlık" yapmak..

"Düşmanlık" etmek..

Şeytani bir fikriyatın "körüğüyle…"

"Burada barınamazlar", noktasına getiren provokasyonu ikmale getiriyor…

***

Boşuna söylediğimiz bir söz değil..

Bu anlayış..

Bu altı oklu vesayet hükmü..

Milletin..

Ülkenin..

Vatanın "başına bin bir beladır…"

Ve tüm müsebbipleri "baş sorumlusudur.?"

Hayırlı Cumalar..

***

SON ANKET…

Anayasa değişikliği ve devlet başkanlığı referandumu yaklaşırken anketler de arka arkaya geliyor.

Son genel seçimlerini bilen tek isim olan Adil Gür de referandum anketini açıkladı.

Gür'ün anket sonuçlarına göre referandumda 'evet' oyları yüzde 54'ü bulacak.

***

İşte Adil Gür'ün referandum tahmini:

KATILIM YÜKSEK OLACAK:

Referanduma katılımın düşük olacağı yönünde görüşler var.

Yaptığımız araştırmada aksine seçmenin yüzde 81-82’lik bölümü sandığa mutlaka gideceğini söylüyor.

***

MHP SEÇMENİNİN ÜÇTE 1'İ KARARSIZ:

MHP seçmeninin dörtte üçünün “hayır” oyu vereceği yönünde yapılan spekülasyonlar da gerçeği yansıtmıyor.

Bizim araştırmamızda MHP seçmeninin üçte biri kesin olarak “evet” diyeceğini, üçte biri de “hayır” oyu vereceğini söylüyor.

MHP seçmeninin diğer üçte biri ise henüz “kararsız” durumda…

***

"EVET" %54 BANDINDA:

Anayasa değişikliği için sandığa gidecek olan seçmene, oyunu hangi kritere göre kullanacağı sorusunu da yönelttik.

“Evet” oyu vereceklerin önemli bir bölümü, bunun sebebini “Erdoğan’a duyduğumuz güven” olarak, “Hayır” oyu verecekler ise “Erdoğan karşıtlığı” ile açıklıyor.

“Evet” oyları % 54 bandında görünüyor.

***