NEDEN ÖZEL CEZA UYGULANMASIN?
Şöyle bir halk ifadesi var…
Olup-biten bir hadiseye karşı yapılacak hamle için..
Denir ki;
De hadi yap da; "ibret-i âlem olsun!"
***
Peki, Özgecan'a kıyan o caniler…
Evet…
O alçak şahsiyetler için verilecek ceza!.
Neden ama neden; "İbret-i âlemlik" içermesin?
Özel ceza neden uygulanmasın ki?
İşledikleri suç…
Sıradan; "bir cinayet ve öldürme" değil ki!
Ya da "hasımlık".
Veya başka bir sebebiyet söz konusu olsun…
Yok!
***
Peki, ne var?
İnsanlık dışı, ne derseniz hepsi mevcut?
Taciz mi?
Tecavüz mü?
İşkence mi?
Canavarca öldürme mi?
Sonra, "hayvanlaşarak" cesedi yakmak mı?
Hepsi var…
***
O zaman;
"İbret" içeren bu suça, neden ibretlik cezada, "imtina" ediliyor?
İşte, kamu vicdanı ayakta…
77 milyon.
Bilaistisna; "lanetliyor, kınıyor ve en ağır cezanın verilmesini" istiyor?
***
Mesela idam!
Öncelikle, ifade edeyim idam'a karşıyım!
Evrensel hukuku benimseyen biriyim…
Ama!
Böylesi, vakalara verilecek ceza; "ibret-i alem" olmalı!
***
Yani kişiye yönelik…
Kadın veya erkek!
Fark etmez; "canavarca" işlenen..
İnsanlığı "ayağa" kaldıran..
100 yıl değil..
Deriz ya, "bin yıl ceza verse" ne yazar denilen vicdanı; "sorgulayan" suçta "kısasa kısas" olmalı..
***
Yoksa!
Hal-i hazırdaki mahkemelerin işleyişi…
Hukuktaki norm…
Ve mevcut yasalar, çerçevesinde dava görülürse!
Bu canilerin alacağı ceza!
Olsa olsa, en baba haliyle "ağırlaştırılmış müebbet" olur?
Ötesi olmaz!
***
Ha bir de!
"Takım elbise, kravat" takıp hâkim önüne çıkar...
Grant bir yapıyla…
Bir iki de; efendim dese…
Alın size; "iyi hal" indirim…
Takdir görür…
Der demez yatarı da olsa olsa, 30 yıl olur…
***
Bu durumda;
Adalet tecelli etti diyebilir miyiz?
Tabii ki “hayır”…
Özgecan'ın acılı ailesi…
Toplum…
Bilaistisna herkesin "vicdanı" kanamaz mı?
Kanar…
Der ki "bu nasıl bir adalet hükmüdür?" diye…
Hem de, öyle bir der ki?
***
TOPLUMUN PSİKOLOJİSİ BOZULDU
Önceki gece;
Büyüktimur'la Gündem'de bu mevzuyu konuştuk!
Prof. Dr. Sabri Eyigün,
Avukat Serap Erkuş,
Didar Türk,
Ve Ömer Evsen'le…
Enine-boyuna, izleyicilerin de katılımıyla; farklı bir mülahaza ortamı oldu!
***
Genel itibariyle şu üç başlık öne çıktı.
Düşünce farklılıklarından dolayı.
Üç farklı akım.
Birincisi;
Kişiye özel suçlarda, "idam" olmalı?
İkincisi;
Yasalar "caydırıcılık" noktasında uygulama sahası "kontrol" edilmeli?
Üçüncüsü;
İslam gerçeğine uygun, bir nizam teşkil edilmeli…
***
Ama!
Ortak fikir şu oldu?
Toplumdaki; "psikolojik" travma!
Türkiye’nin.
Özellikle "halkın" hal-i hazırdaki en büyük sorunu…
Lakin "görmezden" geliniyor…
Öteleniyor…
Çünkü; "olup-bitenler" kanıksanılmış vaziyette…
***
Şiddet de…
Aile içi şiddet de…
Sokaktaki şiddet de…
Sosyal,
Siyasal,
Ekonomik,
Ve Kültürel bazdaki "ahlaki" çöküntü üreten şiddet; Olağanlaştı!
***
Şöyle ki;
Medya dizileriyle "şiddetten" nemalanıyor?
Aynı zamanda; "kadını cinsel" obje olarak, öne çıkararak?
Beri yanda!
Aldatmayı, farklı ilişkileri…
Hayatın; "günlük" seyriymiş gibi, gösteriyor…
Batı hayranlığı…
***
Cinayetler…
Toplu öldürmeler, işkenceler…
Kafa-kol kesmeler…
Uyuşturucu…
Fuhuş…
Ve eli silahlı mafya yapılar…
Cazip…
Ve kazançlı gelecek olarak; "kurgulanıp" servis ediliyor…
***
Yani!
Hak alma da,
Hak verme de,
Sorgulaması da; "güçlülük" ilkesiyle özdeşleştiriliyor…
Bu da ormandaki hayvandan daha vahşi bir "karakter" yaratıyor…
Tıpkı hal-i vaziyet gibi…
***
Yoksa!
Cinayet işlenmiş, ceset yerde.
Yanda; insanlar çay içip, sohbet eder miydi?
Ya da, "yaralı" kadını sokakta terk eder miydi?
Veyahut!
Bir baba öz kızına tecavüz eder miydi?
Ya da, ağabey!
Bir diğeri; "annesiyle!"
***
Yani!
Son yıllardaki; "ahlaki" erozyon…
Sıradan değil…
Toplumu, "iliklerine" kadar, tahrip etmiştir.
İşte; bu çıkmaz!
Birey ve toplum ekseninde; "düştüğümüz" durumun ne kadar, "ibret-i alemlik" olduğunu gösteriyor…
***
Bu nedenle!
Tedavisi de, reçetesi de belli…
Bin yıllık "değerleri" yeniden buluşturup yaşatabilmemiz gerekir!
Bunun için; "ibret-i âlemlik" bir değişim evresi içerisine girmeliyiz!.
Yoksa!