ŞOV DEĞİL, GİZLİLİK!…
Rahmet ayına, nail olduk.. İman şuuruyla buyur ederek kapıdan içeri girdi.. Artık feyziyle, hemhal haldeyiz.. Ve bu günlerde, ki hayatın her evresinde, olması gerekir.. Kurulan sofra ve senin iç dünyandaki rahmet duygunla, yoksul için oluşan bir sızı var ise.. İşte o sızı, seni insan kılar.. Kendisi tok, komşusu aç yatan, benim ümmetimden değil sözü, bu hikmet için söylenmiş en müstesna sözdür!
***
İftar da, sahur da, kendisine has manevi bir atmosfer yaratır.. Namazın da, niyazın da!.. Sofralar kurulur, ışıklar yanar.? Aile etrafında toplanır, şükürle sofralara oturulur.. Ama düşünülür mü bir sokak ötesindeki, ya da yanı başında derme-çatma, tek odalı bir evde, baba ve eşi hüzünle nasıl bakıştıklarını? Çocukların da duvar dibinde sessizce beklediklerini.. Onlara seslenen büyüklerinin, yürek sızlatan kısık sesli; az sonra yemek hazır çocuklar söylemini?
***
Öyle ya, kahrolası hayat ve dünyanın bugünkü maneviyattan yoksunlaşan maddiyata tapmış caniliği. Bir tarafta, bolluk, lüks yaşam, zenginlik, şatafat beri yanda bir dilim kuru ekmeğe muhtaç, ya da çarşı-pazarda artık toplayıp, eve götürme gayretinde olan, gözü yaşlı hayat!.. Biri tok, diğeri aç.. Böylesi bir yaşam kader mi, ilahi bir sınav mı, ceza mı?.. Her ne ise yaşanan ve yaşatılan hal, bu!…
***
Diller, renkler, ırklar farklı olsa da, aynı dine, inanca, peygambere, yüce yaradana iman etmişiz? Ve kalplerimizde orucun hikmeti aynı şekilde çarparken bu hal-i durum ne?. Neden ve nasıl oluyor da; yaşamın maddi ve manevi atmosferinde, bu kadar dehlizli şekilde bir birine uzak düşen, düşüren, hayat var?.. İşte tam da bu ırak halin nihayi sonu için mümin müminin kardeşidir emrinin devreye girdiğini hatırlatmak isterim!..
***
Zengini fakire, fakiri de zengine yardım ve dayanışma hikmetiyle buluşturan sadaka denilen, hayır ve hasenat söz alır.. Ama bu sözü, sevap derecesinde yükseğe çıkaran bir sır vardır ki o da gizlilik ve mahremiyettir.. Peygamber Efendimiz (S.A.V) hikmetini şöyle, anlatır.. Der ki; “Gizli verilen sadaka, Allah’ın gazabını söndürür..” Yani kişi için var olan günahlarının cehennemdeki ateşten, azadını sağlar..
***
Sadakanın gizli verilmesindeki temel gaye, paranın, gıdanın saklamak, ya da üzerine bir şeyler atıp kamuflaj etmek değil.. O yardım, her neyi içeriyorsa içersin, fark etmez.. Önem arz edici, o yardımı yapanı, o yardımı alanın onurunu, o anın mahremiyetini, korumak ve kollamaktır…
***
Kapı eşiğinde yetimin-öksüzün bekleyişini, annenin, nenenin, yaşlıların titreyen elleriyle sakınan zarfı ve poşetini göğsüne bastırması, babanın, fakr-ü zaruret içerisinde, işsizliğin ve aşsızlığın omuza yüklediği zorlukların ağırlığıyla uzanan sadakaya Allah razı olsun diyerek, boğazının düğümlendiği, insani mahremiyeti kimsenin görmemesi gerektiğini bilerek, el uzatmak!..
***
Ne hazin ve yazık ki, bugünkü yaşam kültürü maalesef riyadan ibaret.. Kameralar mı dersiniz, siyasi şovlar mı?. Bini bir para misali.. Hem de o anı story’ye koyma adına birbiriyle yarışanlar var.. Bir çok isim altında faaliyet gösteren Hayırsever(!) kurum ve dernekler.. Devlet-i aliyeye bağlı kurumlar, yerel yönetimler de maalesef benzer vakıalar bilerek ve aleni şekilde yapılıyor!
***
Kur’ân-ı Kerim’in bu yönde, kesin ve ağır uyarısı var.. Sadakalarınızı başa kakmak ve incitmekle boşa çıkarmayın diye, çınlatır kulakları.. Başa kakmak, bir pozla, bir etiketle, bir iyilik videosunu çekip, story’de paylaşmakla da olur. Gerçek sadaka, gölgede doğar. Gece yarısı kapıya bırakılan bir koli, kimsenin haberi olmadan uzatılan bir zarf, sadece Allah’ın bildiği bir gözyaşı…
***
Ümmet şiarında bu ve benzer dayanışma, fakirle zengini biz biriz, birbirimize muhtacız noktasındaki var olan sessiz köprüleri.. Burada, riya yoktur, adı anılmayan, şovsuz, alkışsız, sadece ve sadece insani, vicdani ve rahmani kalbin atışıyla kendini idame edendir.. Ne diyor usta, Ramazan’da elimizi uzatırken kalbimizi de gizleyelim. İncitmeden, onurlandırarak!..
Sadakamız gizli kalsın ki, sevabı da gizli kalsın; kat kat artsın, arş’a yükselsin insani dayanışmamız!. En güzel Ramazan, gizli gözyaşlarının aktığı, sessiz Elhamdülillahların yükseldiği, halkın bir damla gözyaşında, bir dua ile, bir gizli sadakada birleştiği aydır. Buradan, mübarek Ramazan-ı Şerif’in ilk günü münasebetiyle, çağrı var..
***
Diyorum ki, vicdanı, izanı, rahmeti bereketli ümmet aşığı kardeşlerim.. Ne olur, yetkili ve etkili makamların yöneticileri.. Ve siyasi abiler.. Malı, mülkü, yerinde olanlar.. Şu Ramazan-ı Şerif’i şovların değil, gözyaşlarının, kameraların değil, duaların, beğenilerin değil, gizli sadakaların ve bağışlanmanın merhametiyle, hemhal olalım.. Rabbim, sadakalarımızı gizli kılanlardan eylesin, duasıyla amin diyelim…
***
GÜNÜN SÖZÜ..
Ramazan’ımız, gizli gözyaşlarının, sessiz iyiliklerin, halkın birliğinin ayı olsun.