BİR "DUR" DEMEMİZ LAZIM!

Akla-ziyan bir durum için!

Birileri çıkıyor…

Diyarbakır ahalisi adına recon kesiyor…

Ve sonra, kendine "sömürü" düzeni kuruyor…

Şehrin nüfusunun söz sahibi kesiliyor…

Tek yetkili…

Tek adam benim diyor…

Nara atıyor…

ki çeyrek asırdır "kara bulut" gibi şehrin üzerinde dolanıp-duruyor..

Merkezi yönetim de..

Yerel idare de; "tekelinde!.."

Varsa yoksa, o ne derse?…

Ve diyor ki…

"İradenizin tek temsilcisi benim…

Ben ne dersem o...

Aha da temsilciniz…

Aha da vekil adaylarınız…

Bunlar…

İtiraz yok…

Eleştiri yok…

Hepiniz biat edeceksiniz…

Onları seçeceksiniz…"

Yoksa..

Yoksa diyerek, tehdit ediyor…

Neymiş…

"Abiymiş!"

Bölgenin "ağabeyiymiş!"

Ne yazık ki düzine holdinglerin patronu…!

Dün neydi, bugün katrilyoner..

Örfi idare misali…

Ama devleti sömürüyor..

Sülük misali..

Ne var ki tüm buna rağmen sadra bir şifa verdiği yok..

Ezilen halk..

Soyulan halk..

Zenginleşen, palazlanan kendi meşrebi!!

İlginç olanda…

Ne bulunduğu siyasi kulvarı..

Ne savunduğu davayı..

Zerre-i miskal "benimsemediği" gibi; oy vermişliği bile yok…

Amaç değil, araç!?..

Yani ağacın içindeki; "kurt" misali!

Ama “rantın en leziz yerini yiyendir”…

***

Diğeri…

Yarım asrı geride bıraktı…

Elinde silahı…

Gere gere; "kan-gözyaşı" döktürtüyor…

Öldürüyor..

Öldürtüyor..

Ve ölüyor da..

Tehditleri..

Hakaretleri sıralıyor..

Zulmün en dik alasını yaşatıyor..

Ve diyor ki..

"Tek temsilciniz benim..

Başkası yok..

Ya silahın namlusu..

Ya da iradenin teslimiyeti…

Dininde..

İnancında..

Hayat felsefen de, benim kontrolümde!..

Ben ne dersem o.."

Sonra..

Yoksa diyor..

Tabi ki; yoksa ölümün korku tünelini gösteriyor..

Neymiş!

Kimliğinin de..

Dilinin de..

Coğrafyanın da "tek savunucusu benim"…

Yani; terör ve şiddet..

Ancak iç dünyada tamamen "kan üzerinde" pazarlık var?

Birileri ölüyor..

Birilerinin de işkembesi şişiyor..

Zenginleşiyor…

Palazlanıyor…

Ulusal ve küresel; "sermayeleri" büyütüyor..

Onlara alan kazandırıyor..

Oh ne ala..

Olan..

Bölge halkına oluyor..

Aşından..

İşinden.

Canından..

Çifte zulmün "ağında" debelenip duruyor..

***

Tabi..

Bakıyorsun ki!

O troyka..

Ve o silahlı yapı; birbirlerinin "arka bahçesinde" masa kurucusu..

Tıpkı; "Eşkıya" filmindeki gibi..

Dış görünüşte; "hasım.'

İç yaşamda; "ahbap-çavuş."

Taraflar her icraatlarıyla; "birbirlerinin" değirmenine su taşıyor..

Nasıl oluyorsa..

***

Hal böyle olunca..

Şizofrenin biri de çıkar, herkese meydan okur..

Asarım..

Keserim..

Ağaca asarım..

Cezaevi basarım..

Bilmem, daha neler?

Sonuç; "her herkes yaptığıyla" kalıyor.

***

Ama girdap…

Olup bitenin ağır faturası; vatandaşa kesiliyor..

Olan, ülkenin ve bölgenin yaşayan ahalisine oluyor..

Orman kanunu misali..

Kimin gücü kime yeterse...

Fakru zaruret..

Yoksulluk..

İşsizlik…

Hırsızlık..

Yolsuzluk..

Rüşvet..

Yani enva-i ahlaksızlık, uçkur durum "sıradanlaşıyor!"

***

Eeee..

Kimse ses çıkarmayınca!

Vaziyete boyun eğince..

Meydan boş olunca…

Devlet idaresi de; "çarkın" dişlilerine zafiyetleşiyor…

İşte o zaman da iş zıvanadan çıkıyor..

Ki ortam sektörel mafya "bozuntularına!" kalıyor..

Nitekim, hal-i âlem ortada..

Ne yazık ki herkes kendisine has; "Ali kıran baş kesen" olmuş.

Ferman dinlemez hale gelindi!!!

Halimiz nice olur; "Dur" demedikçe.

***

SEN KİMSİN DİYEN VAR MI?

Yok…

Olsa idi adamın teki…

Meydanı boş bulup; "cirit" atar mıydı?

Hırsızlığı…

Üçkâğıtçılığı…

Dolandırıcılığı…

Uçkurculuğu, "dibinin dibinde" ki herkes vakıf!

Yani "rezil" bir karakter…

Ama ne yazık ki; dokunan yok..

Bir de, "sivil" oluşumun temsilcisi olarak kendisini arz ediyor.

O da ayrı bir garabet durum…

Ki kendinden başkası da yok…

Bakıyorum…

En tepe bürokratıyla…

Bakanıyla..

Vekiliyle..

Hatırı sayılır Devlet-i Âliye nüfusuyla; "aynı karede…"

Ki protokolün ön safında yer alıyor…

Koruması bile var…

***

İşin sırrına bakıyorsun!

Bukalemun "tek meziyeti" var…

O da; "sosyal medyadaki" paylaşılan resimler…

Yani devlet ricaliyle…

Siyasilerle…

Nüfuzlu kişilerle çektirdiği bir kaç kare resim..

Ve sosyal medyadaki paylaşım!?.

Ki o; "ortama da nasıl sızdığı" meçhul…

***

Vaziyet aleni olmasına rağmen..

Herkes suskun..

Ketum..

"Kimse bir dur bakalım..

Kimsin sen, neyin nesisin demiyor.

Eee…

"Koyunun olmadığı yerde keçiye boşuna Abdurahman Çelebi" demiyorlar…

Vakıa; "bürokrasideki korkaklığı" gösteriyor…

Zafiyet..

Ve aynı meşrepten olunma hali..

Eee…

Adam azmaz mı?

İşe almamı.. İşe yerleştirme mi?

İhale mi?

Racon kesme mi?

Kurum ataması mı, adam görevlendirmesi mi?

Millet, "ofisinde" kuyruğa giriyor…

Tabi parmak oynatma bile; "akçeyle!"

Ki illa ki dolar…

***

BİR DAKİKA DUR BAKALIM!

Bakıyorum…

Makam ve mevki sahibi olmuş adamın biri..

Yolsuzluk..

Usulsüzlük..

Adam vurma..

Yaralama..

FETÖ..

Ve daha sayılabilinecek birçok meziyeti var!

Dava dosyaları..

Mahkeme kararları..

Kamuoyuna yansıyan; "ne derseniz" vaki iken..

Ki geri de kalmıyor…

Lakin kimse; "bir dakika dur bakalım" demiyor…

Ne bakanlığı..

Ne mülki amiri..

Ne kentin temsiliyetindeki iktidar mensubu!

Ve ne de; diğer ilgili ve yetkili kurumlar!

Diyen yok..

Olmadığı için de; "azdıkça azıyor, şımardıkça şımarıyor!"

Baksanıza..

Öylesine cüretkarlaşıyor ki; "ulu orta yerde" adam dövüp, dövdürtüyor..

Eee..

Sesi çıkan olmayınca..

Vaziyet herkesin yaptığı; kendisine "kar kalır.."

Höyküren çok olur..

***

Biliyorum!

Diyorsunuz ki; bunlar gibi milyonlarcası var..

Aynen..

Eskiden şöyle denilirdi..

"Aman ha! 

Bu adama dikkat edin.

Hırsızın-namussuzun tekidir!"

Ama bugün… 

Parmakla işaret edilerek diyoruz ki..

"Bu adam var ya bu adam..

Adamın dibi..

Namuslu, şerefli, dürüst biri.."

Diyorum ki..

Kendimizi şöyle bir silkelesek!

Aha da seçim arifesindeyiz..

Nitekim..

Cumhurbaşkanı adayları da..

Vekil adayları da..

Herkes bilaistisna, "dem vuruyor?"

Demokrasiden..

Adaletten..

Özgürlükten..

Eşitlikten..

Hak, hukuk ve nizamdan; söz ediyor..

Yeni bir Türkiye..

Yeni bir yönetim anlayışı diyerek..

***

DİYARBAKIR AHALİSİ NE YAPMALI?

Şunu yapalım...

Hem ülke adına..

Hem Diyarbakır adına..

Bir ders-i ibret noktasında; "sesimizi" yükseltelim..

Kim olursa, olsun..

Parti gözetmeksiniz..

Her kim ki?

Şiddeti benimsiyorsa…

Ayrıştırmaya yöneliyorsa…

Dil üzerinden..

Din üzerinden..

İnanç üzerinden..

Yoksulluk..

Fakirlik..

Gibi etkenleri kullanarak devşirme politikası üreterek "hasımlık" yaratıyorsa "Dur" diyeceğiz…

***

Her kim ki?

Hırsızlığa..

Yolsuzluğa..

Rüşvete..

Suiistimale..

Paraya, pula yönelip, halkına ihanet ediyorsa…

Çıkarını…

Rantını…

Kentin yarınlarından üstün tutuyorsa…

Mafyavari bir üslubu benimseyip…

Her şey benim diyorsa; "Dur" diyeceğiz…

***

Her kim ki?

Makam ve mevkisini…

Koltuk gücünü…

Devlet yetkisini, "mafya" yöntemine eviriyorsa…

Koruma ordusuyla!

Çalışanına…

Emri altındaki zevata…

İş ve aş durumuna; "sindirme ve korkutma" eşkıyalığını yapıyorsa; "Dur" diyeceğiz…

***

Her kim ki?

"Devletin malı deniz" düşüncesindeyse!

Milyonluk ihaleleri..

Alımları..

Satımları..

Siyasi nüfuzlu..

Feodal nüfuzlu..

Akçeli nüfuzlu fikriyatla; "peşkeş çekiyorsa!"

Birilerine; "menfaat" temin ediyorsa…

Cebine milyonları, indiriyorsa "Dur" diyeceğiz..

***

Her kim ki!

Bu şehre rağmen..

Bu şehrin ahalisine rağmen..

Bu şehrin birlik ve bütünlüğüne rağmen..

Bu şehrin kadim kültürüne, inanına ve değerine rağmen!

Hainliklerine…

İhanetliklerine…

Mafya bozuntuluklarına devam ediyorsa!

Hadlerini; "bildirmemiz" boynumuzun borcudur..

Dur diyeceğiz…

Ve "keçilere" hadlerini bildireceğiz!

Bildirmeliyiz.

Artık yeter…

***

AYIP YA!

Yine mi Bismil ilçesi?

Yine mi AK Parti teşkilatı?…

Ne bu yahu…

Vukuat merkezine döndü…

Aday tanıtım…

Teravih namazı..

İftar…

Ki Parti yuhalanmasına varıncaya kadar..

Sürekli arıza-i durum..

Şimdi de; yeni bir iddia…

Detayına girmeyeceğim..

Nitekim görüntüler Sosyal medyada; dönüyor…

Elden ele…

Sözde Suriyelilere "gıda paketi" sözü verilmiş…

Ama verilmemiş…

Bunun için de..

Suriyeliler ve Parti üyeleri; "birbirine girmiş!"

Yaka-paça misali…

Bilemiyorum..

Birileri bilinçli olarak; "AK Parti'ye" kan kaybettiriyor..

Rakibe de "kan" kazandırıyor..

Hayırdır…

Galiba, içteki kurtlar haylı faal…