OKUR YAZAR BULUŞMASI
Geçtiğimiz Pazar günü Wêjegeh Amed edebiyat & kültür evinde gazeteci yazar Vecdi Erbay’ın ‘Sol Elin Hatırası’ isimli kitabının söyleşine katıldım.
Son yıllarda şehrimizde okur yazar buluşmalarının söyleşilerin, kültürel faaliyetlerin artması dimağımızın susuzluğunu gideriyor.
Bu buluşmaları eğer kültür sanat evleri, yayınevleri, şair yazar dernekleri yapıyorsa daha sahici daha lezzetli oluyor. Katılan kitle belki sayıca az ama özdür.
Gelenler yazarın roman ya da öykü yolculuğunu dedikodu dinler gibi pür dikkat inceliyor. Yani okur da yazarda gerçek.
Elbette ki büyük çaplı, kurum bazlı onlarca edebiyat etkinliği düzenleniyor. Ama çoğu zaman katılanların çoğu yazarı veya mevzubahis anması yapılan şahsiyetleri tanımıyor bile orada amaç genellikle dostlar alışverişte görsündür.
Vecdi Erbay aynı zamanda Amedspor basın danışmanı. Kuşkular Zamanı ve Yaz Sayıklamaları isimli iki şiir kitabı, Masalın Ölümü, İnatçı Bir Bahar (kürtçe ve Türkçe) öykü kitapları; Şiir Görülmüştür ve Türkiye Barışını Arıyor isimli derleme kitapların sahibi.
Wêjegeh Amed kültür evinde, yazar, şair Lal Laleş moderatörlüğün de gerçekleşen söyleşi de Sol Elin Hatırası’nın yazım yoluculuğuna okurlarla birlikte fener tutuldu.
Sol Elin Hatırası birbirini tamamlayan 7 öykü içeriyor. Yıllar önce köyleri yakıldıktan sonra şehre savrulanların hikâyesi, şehir kalabalığında yenilgiler yanılgılar, anlık gülüşler yakalayanların hikâyeleri özlü derin sözlerle işlenmiş satırlara bir bir.
Aşk tema olarak kitapta kendine yer bulmuş tüm sahiciliği ve yakıcılığıyla.
Yer yer şiveli anlatımlarla, kahramanlarını konuştururken kullandığı Kürtçe kelimelerle coğrafyamıza ait yapmış kitabını Erbay.
Kitabın kurgu olmakla beraber kendi yaşamından izler taşıdığını da dile getirdi.
Okurların sorularına kurrelikten uzak, içinden geçtiği gibi yanıtlar verdi. Yaşamından kesitler, çeşitli dergi ve gazetelerde editörlük serüvenlerini de okuyucu ile paylaştı.
“Roman yazmaya hiç bulaşmadım” dedi hakkını veremem diye. Bana sorarsanız bugün yazar diye geçinen üç beş romanı olan nice kalem tutandan daha çok hakkını verirdi de.
İnsanın aklı başında olunca çok pencereli düşününce potansiyelini geciktirebiliyor bazen.
Kitaptan bir pasaj bırakmak istiyorum:
“Marşlara sırt dönen
Kendine yabancı
Hayata sağır, aşka lal
Bir maskeyle yaşamak ağırdı.
Öyleydi, mevsim bahardı ve ağırdı her şey. Bellekten ve benlikten vücut bulmuş söz ağırdı ve bir hükmü vardı cümle hayat üstünde.
Kendi dilinde bağdaş kurmayan
Harami saltanatına eşkıya olmayan
Zamanın yüzüne ayna tutmayan sözün ve ömrün hükmü yoktu”.
Yorumlar